KUŞADASI’NDA MADIMAK’IN KÜLLERİNDEN YÜKSELEN ÇIĞLIK

33 Can, 33 Fotoğraf, 33 Işık… Unutmadık, Unutturmayacağız!
Ekrem Örsoğlu/KUŞADASI – Takvimler bir kez daha 2 Temmuz’u gösterirken, bundan tam 33 yıl önce Sivas’ta ateşe verilen insanlığın acısı Kuşadası Cemevi’nde yeniden yüreklere düştü. Madımak Oteli’nde diri diri yakılan 33 aydın, sanatçı, ozan ve düşünce insanı için düzenlenen anma programı, yalnızca bir hatırlama değil; unutmaya, unutturmaya ve karanlığa karşı yükselen güçlü bir vicdan çağrısına dönüştü.
Türkiye genelindeki Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Cemevleri ile eş zamanlı gerçekleştirilen anma etkinliğinde salona önce sessizlik hâkim oldu. Ardından o sessizliği tarihin en ağır yüklerinden biri bozdu.
Madımak’ta yaşamdan koparılan 33 canın büyük boy siyah-beyaz fotoğrafları tek tek salona taşındı. Her fotoğrafın girişinde bir isim, bir yaşam öyküsü, yarım bırakılmış bir türkü, söylenememiş bir şiir ve susturulmak istenen bir düşünce yeniden hayat buldu.
Katılımcılar, alkışlarla karşıladıkları fotoğrafların önünde ayağa kalkarken, salonda yalnızca insanlar değil, hafıza da ayağa kalktı.
Şövalelerde yerlerini alan fotoğrafların ardından yakılan mumlar, bundan 33 yıl önce karanlığın teslim almak istediği aydınlığın bugün hâlâ yaşadığını gösteriyordu.
“MADIMAK YALNIZCA BİR OTEL DEĞİL, BU ÜLKENİN VİCDAN SINAVIDIR”
Programda konuşan Kuşadası Cemevi Başkanı Erdal Kılınç, Madımak Katliamı’nın yalnızca geçmişte yaşanmış bir olay olmadığını, bugün de sürmekte olan eşitsizliklerin ve ayrımcılığın sembolü olduğunu ifade etti.
Kılınç, katliam sanıklarının tamamının serbest kaldığını hatırlatarak, adalet duygusunun toplum vicdanında hâlâ yara olarak durduğunu söyledi.
Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerinin yıllardır karşılıksız bırakıldığını belirten Kılınç, zorunlu din derslerinden inanç özgürlüğüne kadar birçok konuda devam eden sorunlara dikkat çekti.
Konuşması sık sık alkışlarla kesilirken salondan yükselen ortak duygu açıktı:
“Madımak yanmadı, insanlık yakıldı.”


TÜRKÜLERDE DİRENİŞ, AĞITLARDA HAFIZA
Anma programının ilerleyen bölümlerinde yakılan mumların ışığı türkülere karıştı.
Ağıtlar söylendi.
Yitirilen canların isimleri tek tek anıldı.
Kimi gözyaşlarını saklayamadı, kimi yumruğunu sıkarak dinledi.
Ancak salondaki herkes aynı duyguda birleşiyordu:
Aradan geçen yıllar acıyı eksiltmediği gibi, adalet özlemini de büyütüyordu.
Etkinliğe siyasi parti temsilcileri, demokratik kitle örgütleri, sendikalar, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda yurttaş katıldı.
Katılımcılar, Madımak Katliamı’nın yalnızca Alevilerin değil, demokrasiye, laikliğe, düşünce özgürlüğüne ve birlikte yaşama kültürüne yönelmiş organize bir saldırı olduğunu vurguladı.


KÜLLER SOĞUDU, ACISI SOĞUMADI
Sivas’ta yakılan ateş yıllar önce söndü.
Ancak o ateşin bıraktığı acı, bu ülkenin vicdanında hâlâ yanmaya devam ediyor.
Madımak’ta yaşamını yitiren 33 can, Kuşadası Cemevi’nde bir kez daha sevgiyle, özlemle ve mücadele sözüyle anıldı.
Çünkü bazı acılar yalnızca hatırlanmaz.
Bazı acılar, adalet yerini buluncaya kadar yaşatılır.
Ve bazı isimler vardır ki;
onları anmak geçmişi değil, geleceği savunmaktır.
Unutmadık. Affetmedik. Unutturmayacağız.
📺 Kuşadası Cemevi’ndeki anma programının tamamını ve etkinlik görüntülerini haberimizde yer alan bağlantıdan, ayrıca Egeden Medya Haber YouTube kanalından izleyebilir, paylaşarak daha fazla yurttaşa ulaşmasına katkı sunabilirsiniz.












































