Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

Susuzluğun Siyasi Keşfi

Kuşadası’nda yeni bir doğal afet keşfedildi.

Adı: Meclis Üyesinin Mahallesine Uğrayan Susuzluk.

Meğer su kesintisi yıllardır yaşanmıyormuş…
Meğer altyapı yetersiz değilmiş…
Meğer plansız kentleşme diye bir sorun yokmuş…
Bütün bunları anlayabilmemiz için tek bir şey gerekiyormuş:
Bir belediye meclis üyesinin musluğunu açıp suyun akmadığını görmesi…
İşte o zaman mesele bir anda kamu meselesine dönüşüyor.
Sayın Meclis Üyesi sosyal medyada sesleniyor:

“Sayın Büyükşehir Belediye Başkanı… Sayın ASKİ Genel Müdürlüğü… On gündür susuzuz.”

Ne güzel…
Demek ki artık belediyecilik, meclis kürsüsünden değil, Facebook hikâyelerinden yürütülüyor.
Yakında bütçe de canlı yayında kabul edilir, imar planları da yorumlara bırakılırsa kimse şaşırmasın.
Oysa insan ister istemez düşünüyor…
Bir belediye meclis üyesinin ilk refleksi neden çözüm üretmek değil de çağrı yapmak olur?
Çağrı yapmak vatandaşın hakkıdır.
Çözüm üretmek ise seçilmişlerin görevidir.
Görevini vatandaşa, sorumluluğunu sosyal medyaya devreden siyaset, yeni çağın en ilginç yönetim modeli olsa gerek.
Ben ise bu videoyu izlerken istemsizce gülümsedim.
Çünkü Karaova’da on gündür değil…
Yaklaşık on beş yıldır şebeke suyu bekleyen insanlar var.
Bizim evde musluk, dekoratif bir eşya gibidir.
Misafir soruyor:
“Bu çalışıyor mu?”
“Hayır,” diyoruz.
“Ama duvara çok yakışıyor.”
Su ise römorkla geliyor.
Teknoloji çağında biz hâlâ suyu musluklardan değil, adeta tarih derslerinden fırlamış yöntemlerle taşıyoruz.
Demek ki bazı susuzluklar haber değeri taşımıyor.
Çünkü onların videosunu çeken bir meclis üyesi yok.
Yıllardır söyledik.
Kuşadası’nın altyapısı bu yükü taşımaz dedik.
İnşaat ruhsatları bu hızla verilirse musluklar değil, umutlar kurur dedik.
Yazın iki milyona yaklaşan nüfusun hesabını yapan olmadı.
Betonun metrekare hesabı yapıldı…
Suyun metreküp hesabı yapılmadı.
Şimdi sonuç ortada.
Bir yanda inşaat yasağına rağmen durmayan mikserler…
Diğer yanda damlamayan musluklar…
Galiba Kuşadası’nda tek kesintisiz akan şey beton.
Suyun akışı ise siyasetin ilgi alanına göre değişiyor.
İşin en ironik yanı şu…
Bugün çözüm bekleyenler, dün çözüm üretmesi beklenenlerdi.
Ve insan ister istemez şu soruyu soruyor:
Acaba susuz kalan mahalle İkiçeşmelik değil de Karaova olsaydı…
Yine bir video gelir miydi?
Yoksa susuzluk da Kuşadası’nda adresine göre mi değer kazanıyor?
Anlaşılan o ki Kuşadası’nda yalnızca suyun değil, siyasi duyarlılığın da basıncı oldukça düşük.
Musluklar elbet bir gün akar.
Asıl merak ettiğim, sorumluluk duygusunun hangi vanadan geleceği…
Not: Kuşadası Karaova mahallesinin tamamında Belediye şebeke suyu yoktur. Bölgede kaçak yapılan sağlıksız kuyu sularıyla su ihtiyacı giderilmektedir. Sondaj ile su çıkarmayan vatandaşlar, taşıma sularla su ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Özellikle 4602 sokak ve cıvarındaki vatandaşların sondaj kuyuları’da yoktur. Su ihtiyaçlarını halen taşıyarak gidermektedirler. Bu konuyla ilgili onlarca haber yaparak durumu duyurmaya çalıştık, ancak hiçbir siyasi sesimize ses vermedi.