Sahi Butlan kim, Sırtlan kim, Hain Kim ???

Merhabalar, Yeni dönemde İlk yazıma gündeme dair sorgulamalarla başlamak istedim, İleriki süreçlerde hepsini ayrı, ayrı tartışacağımız, üzerinde fikir yürüteceğimiz muhakkaktır elbet..
Ülke öylesine bir kavram kargaşasına sürükleniyor ki, artık algı çalışmaları da sözde “İleri Çağa” göre, ama gerçekte fiziken ve zihnen “Afganistan’laştırılan” toplumda, öyle üstün mühendislik gibi çabalar gerektirmiyor..
Önce, Kavramların içini kolayca boşaltmak, ardından onlara istediğiniz çağrışımı yapacak anlamlar yüklemek, etkilemek istediğiniz toplumun algı eşiği, sorgulama alışkanlıklarının olmamasından dolayı da oldukça düşükse, çok kolaydır yönetmek ve dahası Yöneltmek, çok basit hale geldi..
Alın size bir örnek ; Chp’yi bölme, parçalama operasyonun yürütenlerin bu kitlenin zihnine soktuğu ve sürekli tekrarlarla adeta çaktığı “Butlan Kemal” tekerlemesi….
“Mutlak Butlan”, Mahkemenin verdiği bir karar.. Yani, “Kesin Yokluk”, “Olmadı, yeniden yapılması gereken, kabul edilmediği için de yok sayılan” demek…
Bakalım şimdi, “Butlan” sayılan, Yani, “Yok sayılan” kim?!?
Kılıçdaroğlu mu ? Ö. ÖZEL mi ??
38 Kurultay yokluk hükmüyle yok sayıldığından , oradaki seçimlerden oluşan tüm organlar da yok sayıldığından aslında G. Başkan olarak “Yok Sayılan” kimdir ?? Ö. ÖZEL…
Peki, Butlan olan kim bu durumda ?
Ö. ÖZEL.
Aksine, Kılıçdaroğlu’na , yani 37. Kurultay heyetine iade edilen, yani “Var ve Görevde” denilen kim ?? Kılıçdaroğlu ve ekibi, önceki yönetim..
Sahiden, Kim miş Butlan ??
ÖÖ.!
Eee, sizde akıl yok mu da ikide bir “Butlan Kemal” diyorsunuz, aklınız bunun yanlış olduğunu anlamayacak kadar kıt mı be kardeşim… Her ağzınıza verileni sorgulamadan tekrar edip, çİğner misiniz siz yahu ??
“Mahkemenin Mutlak Butlan kararından dolayı yetkilerin iade edildiği G. Başkan” demeniz gerekmiyor mu?? Yani G. Başkan Kılıçdaroğlu. Gerekiyor.. Neden demiyorsunuz ?!?
“Öyle öğrettiler, kin, nefretle doldurdular, biz de onlara uyduk” vs vs. dersiniz artık..
“Yetkisiz Mahkeme” kavalı….
Beğenmeseniz de, uymak zorunda olduğunuz ve nihayet uyduğunuz Yerel Mahkeme, bu kararı hangi yasaya, kanuna göre ele almış ??
SPK ile mi ? Hayır…
Dernekler Kanunu ile… Yetkisi var mı ? Var.. Eee, neden “Yetkisiz mahkeme” diyorsunuz ??
“Öyle öğrettiler, bizi gaza getirip, Kılıçdaroğlu’na küfrettirmek için” dersiniz, ne olacak ki ?
“Her şeyi yapmaya yetkisi var, ama Kurultay yapmaya yok he mi, biz de yedik” Kavalı….
Evet, Mahkeme kararı ortada, her şeye yetkileri var ama Kurultay yapamazlar, Neden mi??
Çünkü delegelerin bir kısmında Tebdir kararı var, bu karar sonuçlanmadan Kurultay yapamazsın, yaparsan yine yok sayılır, çünkü Kadük kalır, “İrade yansımaması, Seçme, Seçilme hakkının engellenmesi, Anayasa, temel kanunlar, Eşitlik İlkesi” vs gibi nedenlerden..
Yani “Kılıçdaroğlu Kurultay yapmıyor, ondan başka parti” denilmesi tam bir yalan, sahtekarlık, bu Projeye mazeret üretme çabasıdır.
“Chp’de kalmak, Kılıçdaroğlu’na hizmet etmek, Akp ile beraber olmaktır” iftirası, sahtekarlığı Kavalı..
Hayır, ÖÖ. Chp G. Başkanıyken de Partiye oy verdik, o zaman ÖÖ’e değil, Partiye çalıştık, Kılıçdaroğlu varken de Oy verdik, o zamanda Kılıçdaroğlu’na değil, Partiye çalıştık”
Siyaseti kişiler değil, Parti, Kurum, onun İlke ve İdeolojisine olan bağlılığımızdan dolayı yaptık, yapıyoruz, Merak etmeyin, Yarın yine ÖÖ geri gelse, Mahkeme buna karar verse sizin gibi Chp’yi yıkma, parçalama projesine hizmet etmeyiz, eleştiririz, değiştirmeye çalışırız ama yine bu Partiye sahip çıkarız, Çünkü bizim , sizlerden farkımız şudur ;
Chp’yi savunmak bu Cumhuriyeti, onun taşıyıcı kolonu savunmaktır,
Yani Vatan Savunmasının, Chp’yi, onun yüklendiği bu tarihi misyonu tüm “Harici ve Dahili Bedhahlara” karşı en güçlü, en sağlam, en köklü bu Cepheyi, bu kaleyi savunmakla mümkün olabileceğini biliyoruz, Bunun kişilere, onların koltuk veya kendilerine iç veya dış odaklarca yüklenen misyonlardaki değişimlere göre konumlanarak değil….
Parti, Yani Örgüt, Örgütlenme, İdeolojiye bağlılık, sadakat, o partiyi yönetenlerin kişisel tercihleri üzerine inşa edilemez, bunlara göre omurga, ideoloji, ilkeler belirlenemez, tutumlar da bunlarla değişmez…
Kişiler gelir, gider, Kurumlar İlkeleriyle yaşar, büyür, iyi yönetilmesi için çalışılır, bu şekilde Kitleselleşir, İktidar olur, vs. vs.
Kişiler burada asla vazgeçilmez, ”olmazsa, olmaz”lar değildir, çünkü kişilere göre yürüyen bir siyasetin ömrü de o kişiyle sınırlıdır zaten, Eh Ülkelerin, Milletlerin böyle bir sınırı, ömrü düşünülemez değil mi..
Şimdi, Yürütülen dış destekli olduğunu bildiğimiz, Karşı Devrimin önündeki kalan son ve en güçlü engel, Chp’yi , onu tüm dinamikleri ile parçalama, dağıtma Operasyonuna da bu pencereden bakarsak gördüğümüz çok komplike olmayan, sadece Halkın Mevcut İktidara karşı olan derin kin nefretini yöneltecekleri başka bir nesne, obje yaratmak, bu nefreti buraya kanalize ederek Chp’den kurtulmak olduğunu kolayca görebiliriz..
“13 Seçim boyunca yenilen adam” denildi,
Sanki bugün “Yenici” kadroların tamamı bu yenilgilerde yoktu, Yanında, beraber, ortaklaşa yapmadılar bunu, hiç günahları yok ?
Şimdi bu ekip “Butlan Kemal, 13 Seçim kaybetti” diyor, Oysa Gerçekte Butlan olan KK değil, 13 seçimde tek başın ayenilen de değil, ÖÖ’in ta kendisi ve bu ekip,,
“Görevi kabul etti, etmeseydi” deniliyor, Sanki kabul etmeseydi, Mahkeme kararı yok olacak, Butlan olmayacak, ÖÖ Butlan ilan edilmeyecekti,, Partiye başka birileri atanmayacaktı, vs
“İstese Kurultay yapar, ama yapmıyor” deniliyor, Oysaki gerçekte istese de yapamaz, bunu 50 kez izah ettik, Tebdirli delegeler, mahkeme süreci, aksine Yenici ekibin itirazlarıyla karar sürecinin uzaması vs yalanı,
“Kurultay yapsa bile erken seçim olur, yetişmez” deniliyor, Oysa Yeni Parti de en erken Mart, Nisan aylarında Seçime hazır olabiliyor, Chp’ de en geç Mart ayında Kurultaya gidileceğini söylemişti zatan, bu da bir yalan, aynı tarihlerde kurultay yapılabiliniyor, bu da gerekçe olamaz,
“3 Yıl üst, üste Kurultay yapmadığından Parti kapanır” deniliyor, bu da bir yalan, çünkü Kurultayın toplanamama sebebi keyfiyetten değil,
Zaten toplanması için çağrı yapılmış, toplanmış ama mahkeme iptal etmiş, Ve Mahkeme kararı ile alınan tedbir durumundan da yapamıyor, Yani yapılması önündeki engelin Mahkeme kararı, Mücbir sebeplerin olması durumu…
Bunlar gibi, bu Operasyonda kullanılan argümanların hiçbiri doğru değildir, tamamı algıya yöenlik, Projenin yürümesini sağlayacak çalışmalar, üretilmiş, tekrarlarla beyinlere kazınmış yalanlardır.
Aslında olan, İktidardan, Kılıçdaroğlu’na yönlendirilmiş kin, nefretin, yaratılmış bir nefret objesinin kurbanı edildi Parti,
Kendi Partililerine yıktırılıyor, kendi partililerine “Oh, yıkılıyor işte” diye de sevinç çığlıkları attırılıyor bu kitleye.. Çünkü Okumuyorlar, sormuyor, sorgulamıyorlar, İki tane TV Kanalı ile bu hale getirdiler Sözde “Okuyan” ama eminm ki %99’u Yerel Mahkeme kararını bile okuma zahmetine girmemiş bu kitleye..
Sonuç ; Chp’nin parçalanması, Karşı Devrim sürecinin bunu başarması,
30-40 Yıllık Siyaset tüccarı, Parti Rantçısı, ilkesiz, gırtlaklarına kadar Parti, Siyaset ve Ahlaki suçlar işlemiş kirli kadroların, eski partilerinde devam ettiremeyecekleri için, tekrardan bu dümenlerini çevirebilmeleri için gerekli olan “Yeni” parti…
Hayırlı olsun !
















































