Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

Meis ve Aşk

VELİ YALÇIN (AŞK ÇOCUĞU) YAZDI

Ünlü Fransız şair Aragon’un çok bilinen sözü “Mutlu Aşk Yoktur”, bence yanlış anlaşılmıştır ve bu yanlış yıllardır tekrarlanmaktadır. Mutsuz aşkın yazılı tarihi çok olmasına karşın yazar Denis de Rougemont, Aragon’un bu ünlü sözünü “Mutlu aşkın yazılı tarihi yoktur.” diye tamamlamak istemiştir sanırım. Bununla anlatılmak istenen, “Mutlu aşkın anlatılmaya değer bir yanının bulunmaması.” düşüncesidir. Yazarlar, şairler ve filozoflar böyle şeyler söylese de aşksız, sevgisiz bir yaşam; insanı olduğu kadar toplumu da mutsuz kılıyor. Kim ne derse desin, aşkın sonucu olan sevgi benim vazgeçilmezimdir.

Egeden Medya Haber’in Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Örsoğlu ve sevgili eşi Serap Başel, her gezimizden sonra kaleme aldığım özel yazılar nedeniyle bana “Aşk Çocuğu” adını taktı. İlk başlarda bu tanımlama beni mahcup etse de zamanla benimsedim, hatta sevdim. Bugün bu sıfatı gülümseyerek taşıyorum. Ekrem Örsoğlu ve Serap Başel’e aşk olsun!

O günden sonra her yolculuğun ardından aşka dair birkaç satır yazmayı kendime görev edindim. Kimileri bunu abartılı bulabilir; ben ise her yeni yolculuğun, sevdiğim insanla paylaşıldığında yeni bir aşk hikâyesine dönüştüğüne inanıyorum. Yunus Emre’nin, “Aşk gelince cümle eksikler biter.” sözüne yürekten inanıyorum. Çünkü sevgi, insanın eksik kalan yanlarını tamamlayan en güçlü duygudur.

Benim için en güzel yolculuklar kilometrelerle değil, duygularla anlam bulur. Bazı yerler vardır; büyüklüğüyle değil, ruhunuza dokunuşuyla unutulmaz olur. Akdeniz’in ortasında, Kaş’ın hemen karşısında yer alan Meis Adası da tam olarak böyle bir yer. Turkuaz denizi, pastel renkli evleri, sakin limanı ve huzur veren atmosferiyle insanı daha ilk adımda kendine hayran bırakıyor.

Sevgilimle birlikte çıktığımız bu kısa kaçamak, sadece yeni bir yer görmekten çok daha fazlasıydı. Sabahın erken saatlerinde Kaş Limanı’ndan tekneye bindik. Pasaport işlemlerinin ardından başlayan kısa deniz yolculuğu, bizi birkaç deniz mili ötede bambaşka bir dünyaya taşıdı. Öyle yakındı ki sanki seslenseniz Kaş’tan duyulacak gibiydi. İki ülke birbirine bu kadar yakınken, kültürleriyle iki ayrı dünya gibi hissettiriyordu.

Meis’e adım attığımız anda liman boyunca sıralanan rengârenk evler bizi karşıladı. Pastel tonlardaki cumbalı yapılar, masmavi denizle kusursuz bir uyum içindeydi. Dar taş sokaklarda yürürken zaman yavaşlıyor, günlük hayatın telaşı geride kalıyordu. Her köşe ayrı bir fotoğraf karesi, her manzara yeni bir anıya dönüşüyordu.

Adanın tarihi dokusu da en az doğal güzellikleri kadar etkileyiciydi. Eski taş yapılar arasında dolaşırken geçmişin izlerini hissedebiliyor, Meis Kalesi’nden Akdeniz’in büyüleyici manzarasına hayran kalıyordunuz. Adanın yüksek noktalarındaki Aziz Yorgi Manastırı ise hem eşsiz manzarası hem de huzur dolu atmosferiyle görülmeye değerdi.

Meis’in berrak koyları ve cam gibi denizi, adanın en büyük hazinelerinden biri. Deniz öylesine temiz ve şeffaf ki mavinin her tonunu aynı anda görmek mümkün. Şanslıysanız caretta carettaları doğal yaşam alanlarında izleyebilir, doğanın bu eşsiz güzelliğine tanıklık edebilirsiniz.

Meis’in simgelerinden biri olan Mavi Mağara’yı ziyaret etmeyi de çok istemiştik. Ancak adaya gittiğimiz gün deniz seviyesinin yükselmesi nedeniyle tekneler mağaranın içine giremiyordu. Bu yüzden Mavi Mağara’yı keşfetme hayalimizi bir sonraki Meis yolculuğumuza bıraktık. Bazen her güzelliği tek seferde görmek yerine, geri dönmek için güzel bir sebep bırakmak da yolculuğun en keyifli yanlarından biri oluyor.

Ama bu yolculuğu asıl unutulmaz yapan, bütün bu güzellikleri sevdiğim insanla paylaşmaktı. Aynı denize bakıp aynı güzelliği hissetmek, dar sokaklarda el ele yürümek, küçük bir kafede kahve içerken hiçbir yere yetişme telaşı yaşamamak ve gün batımını sessizce birlikte izlemek… Seyahatler yeni yerler gösterir; aşk ise o yerleri ömür boyu hatırlanacak anılara dönüştürür.

Meis bize bir kez daha gösterdi ki sınırlar yalnızca haritalarda vardır. Aşkın ise ne pasaporta ihtiyacı vardır ne de dile. İki ülke, iki ayrı dünya… Ama her yerde geçerli tek bir duygu vardır: Aşk.

Bazen mutluluk, sadece kısa bir tekne yolculuğunun diğer kıyısında sizi bekliyordur. Ve bazen en güzel yolculuklar, en kısa mesafelerde saklıdır. Meis Adası, sadece büyüleyici manzaralarıyla değil, kalbinizde bıraktığı duygularla da uzun yıllar unutulmayacak bir anıya dönüşür.