Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

CHP’de Yeni Parti hamlesine karşı disiplin duvarı: 51 isim kesin ihraç istemiyle YDK’ya sevk edildi

CHP’de parti içi disiplin tartışmalarında yeni ve kritik bir aşamaya gelindi. Kemal Kılıçdaroğlu yönetimindeki Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi, parti üyelikleri devam ettiği halde “Yeni Parti ile hareket ettikleri ve başka bir siyasi parti için çalışma yürüttükleri” gerekçesiyle 51 kişi hakkında kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu sürecini başlattı. Karar, CHP’nin kurumsal kimliğinin ve parti disiplininin korunması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Kılıçdaroğlu yönetiminden net mesaj: Bir partiye üye olup başka parti için çalışılamaz

CHP Sözcüsü Müslim Sarı tarafından açıklanan kararda temel gerekçenin, CHP üyeliği devam eden bazı isimlerin başka bir siyasi yapı lehine faaliyet yürüttüğü iddiası olduğu belirtildi.

Sarı, CHP’nin önemli kademelerinde görev yapmış, ancak hâlen CHP üyesi oldukları halde başka bir siyasi parti için çalıştıkları değerlendirilen isimlerin tedbirli olarak disipline sevk edildiğini açıkladı.

Bu yaklaşım, Kılıçdaroğlu yönetiminin meseleyi yalnızca bir “parti içi siyasi görüş ayrılığı” olarak değil, CHP’nin kurumsal bütünlüğü ve üyelik sorumluluğu açısından ele aldığını gösteriyor.

Çünkü siyasi partilerde farklı görüşlerin bulunması demokratik siyasetin doğal parçası olabilir. Ancak bir siyasi partinin üyesi olarak kalırken başka bir parti lehine aktif siyasi çalışma yürütüldüğü yönündeki iddialar, parti yönetiminin disiplin mekanizmalarını işletmesine neden olabilecek bir konu olarak değerlendiriliyor.

Tartışmanın merkezinde Yeni Parti iddiası var

Son dönemde CHP’den ayrılan kadroların öncülüğünde kurulan Yeni Parti, CHP içindeki tartışmanın da merkezine oturdu.

Kılıçdaroğlu yönetiminin iddiasına göre bazı isimler CHP üyeliğini sürdürürken yeni siyasi oluşumla birlikte hareket etti. Dolayısıyla bugün alınan kararın temelinde, “CHP’de kalıp başka bir siyasi yapı için çalışıldığı” değerlendirmesi bulunuyor.

Burada özellikle dikkat çeken nokta, disiplin sürecine gönderilen isimlerin önemli bölümünün geçmişte CHP’nin çeşitli kademelerinde görev yapmış olması.

Listede eski CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, eski Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, eski MYK üyeleri Meryem Gül Çiftçi Binici, Yalçın Karatepe, Zeliha Aksaz Şahbaz ve Yankı Bağcıoğlu gibi kamuoyunca tanınan isimlerin bulunması dikkat çekti.

“CHP içerisinde olup aklı başka yerde olamaz” mesajı

Kılıçdaroğlu yönetiminin aldığı kararın siyasi açıdan en önemli mesajlarından biri de şu:

CHP üyeliği devam ederken başka bir siyasi partinin örgütlenmesine veya siyasi faaliyetlerine katkı sunulması kabul edilmeyecek.

Bu yaklaşım, CHP’nin yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanan bir siyasi yapı olmadığını, üyeliğin beraberinde sorumluluk da getirdiğini savunan bir anlayışın yansıması olarak okunabilir.

Kılıçdaroğlu cephesinden bakıldığında mesele, kişisel hesaplaşmadan ziyade partinin tüzel kişiliğinin korunması olarak ortaya konuluyor.

Nitekim CHP Sözcüsü Sarı’nın açıklamasında da özellikle “partinin tüzel kimliği içinde bulunup başka siyasal partilere dönük çalışma yapılması” konusunun hem etik hem de parti disiplin hükümleri açısından değerlendirildiği vurgulandı.

Listede dikkat çeken isimler

Kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilenler arasında şu isimler bulunuyor:

Ali Abbas Ertürk, Asiye Ergül, Aylin Nazlı Aka, Bahattin Bahadır Erdem, Barış Övgün, Bedirhan Berk Doğru, Berk Kılıç, Burcu Mazıcıoğlu, Canan Taşer, Cansel Çiftçi, Ecevit Keleş, Elif Leyla Gümüş, Emine Uçak Erdoğan, Güldem Atabay, Hikmet Erbilgin, İlhan Cihaner, Kerim Rota, Kübra Gökdemir, Mahir Yüksel, Melisa Uğraş, Meryem Gül Çiftçi Binici, Nazan Güneysu, Ozan Işık, Önder Kurnaz, Polat Şaroğlu, Selin Sayek Böke, Sercan Çığgın, Serkan Özcan, Sevgi Kılıç, Sinem Kırçiçek, Tolga Sağ, Turgay Özcan, Uğurcan İrak, Uygar Parçal, Yalçın Karatepe, Zeliha Aksaz Şahbaz, Tuğçe Hilal Özkan, Yankı Bağcıoğlu, Baran Seyhan, Emre Kartaloğlu, Ozan Varal, Emre Yılmaz, Pınar Uzun Okakın, Oya Ünlü Kızıl, Deniz Çakır, Remzi Kazmaz, Oğuzhan Cenan, Aysemin Gülmez ve Mesut Kırşanlı.

Disiplin süreci henüz ihraç anlamına gelmiyor

Önemli bir hukuki ve siyasi ayrıntının altını çizmek gerekiyor: YDK’ya kesin ihraç talebiyle sevk edilmek, kişilerin kesin olarak partiden ihraç edildiği anlamına gelmiyor.

Bu aşamadan sonra ilgili isimlerin savunmaları alınacak ve Yüksek Disiplin Kurulu kendi değerlendirmesini yapacak.

Dolayısıyla bugünkü karar, nihai ihraç kararı değil; CHP yönetiminin disiplin mekanizmasını işletmesi anlamına geliyor.

CHP’nin kurumsal kimliği tartışması

Yaşanan gelişmeyi yalnızca “51 kişinin disipline verilmesi” şeklinde okumak eksik kalabilir.

Asıl tartışma, CHP’nin siyasi kimliğinin ve örgütsel bütünlüğünün kim tarafından temsil edileceği noktasında düğümleniyor.

Kılıçdaroğlu yönetiminin yaklaşımı, CHP üyeliğinin başka bir siyasi oluşumla aynı anda siyasi faaliyet yürütmek için kullanılmasına karşı çıkıyor.

Bu açıdan bakıldığında 51 kişilik disiplin hamlesi, Kılıçdaroğlu yönetiminin CHP içerisinde “çifte siyasi aidiyet” görüntüsüne son verme iradesi olarak da değerlendirilebilir.

Özellikle CHP’den ayrılarak Yeni Parti çatısı altında siyaset yapmaya başlayan kadroların ardından, CHP içerisinde kalan bazı isimlerin de yeni siyasi yapıyla temaslarını sürdürdüğü yönündeki iddiaların gündeme gelmesi, Kılıçdaroğlu yönetiminin harekete geçmesinde belirleyici oldu.

Son söz: CHP’de artık sınırlar daha net çiziliyor

CHP açısından bakıldığında bugün verilen mesaj oldukça açık:

Eleştiri serbest, farklı görüş serbest; ancak CHP üyeliğini sürdürürken başka bir siyasi yapı adına çalışıldığı tespit edilirse parti disiplin mekanizması işletilecek.

Kılıçdaroğlu yönetiminin 51 isim hakkında başlattığı süreç, CHP’nin kendi kurumsal yapısını koruma ve parti üyeliğinin sorumluluklarını yeniden hatırlatma hamlesi olarak öne çıkıyor.

Bundan sonraki kritik aşama ise Yüksek Disiplin Kurulu’nun yapacağı değerlendirme olacak.

CHP’de siyasi mücadele kadar, artık “hangi parti için siyaset yapıldığı” sorusu da belirleyici hale gelmiş durumda.