Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

Yusuf Ziya Yayan’dan FETÖ iddialarına belgeli yanıt: “İftira değil, belge konuşsun!”

Aydın’da gazetecilik yapan Yusuf Ziya Yayan, kendisini hedef alan trollere yargı kararıyla yanıt verdi: “Araştırmadan suçladınız, şimdi belgeyi okuyun!”

Dursun Uzun/AYDIN — Aydın’da yaptığı haberlerle özellikle kamuoyunun gündemindeki bazı isim ve konuları mercek altına alan gazeteci Yusuf Ziya Yayan, bir süredir sosyal medya üzerinden kendisini hedef alan ve geçmişte geçirdiği FETÖ/PDY soruşturmasını gerekçe göstererek hakkında “FETÖ’cü” algısı oluşturmaya çalışan çevrelere adeta ders niteliğinde bir açıklamayla cevap verdi.

Yayan’ın açıklaması, sıradan bir sosyal medya polemiğinin çok ötesinde.

Çünkü mesele yalnızca bir gazetecinin kendisine yöneltilen bir iddiaya cevap vermesi değil; bir insanın geçmişte geçirdiği ve sonucunda hakkında takipsizlik kararı verilen bir soruşturmanın, yıllar sonra gazetecilik faaliyetleri nedeniyle kendisini susturmak ve itibarsızlaştırmak amacıyla yeniden gündeme taşınması.

Yayan, bu kez tartışmaya sözle değil, yargı kararı ve resmi kayıtlarla karşılık verdi.

Önce soruşturma, sonra “FETÖ’cü” etiketi

Yusuf Ziya Yayan, geçmişte Aydın Adliyesi’nde görev yaptığı dönemde FETÖ/PDY soruşturması geçirdi.

Ancak Yayan’ın kamuoyuna açıkladığı bilgiye göre süreç, hakkında herhangi bir örgütsel bağlantı tespit edilmemesi ve suç unsuru bulunmaması nedeniyle 28 Mart 2019 tarihinde verilen takipsizlik kararıyla sonuçlandı.

Başka bir ifadeyle;

Soruşturma vardı, ancak suçlama kesinleşmedi.
İddia vardı, ancak bağlantı ortaya konulmadı.
Ve dosya takipsizlikle sonuçlandı.

Buna rağmen Yayan, bugün Aydın’da gazetecilik yaparken kaleme aldığı haber ve yazılar nedeniyle bazı sosyal medya gruplarının hedefi haline geldiğini ve geçmişteki soruşturmanın kendisine karşı bir itibarsızlaştırma silahına dönüştürüldüğünü savunuyor.

İşte Yayan’ın açıklamasının asıl sertleştiği nokta da burası.

“Gazetecilik yaptığım için geçmiş dosyamı önüme koydular”

Yayan, açıklamasında kendisini hedef alan çevrelerin, yaptığı haberlerden rahatsız olan bazı kişi ve grupların etkisiyle hareket ettiğini ileri sürdü.

Kendisini “FETÖ’cü” olarak yaftalamaya çalışanlara ise oldukça net bir çağrı yaptı:

Önce dosyayı araştırın.
Sonra mahkeme kararını okuyun.
Ardından konuşun.

Yayan’ın ortaya koyduğu belgeler üzerinden verdiği mesajın özü şu:

Bir insan hakkında soruşturma açılmış olması, o insanı otomatik olarak suçlu ya da örgüt mensubu yapmaz. Hele ki soruşturma takipsizlikle sonuçlanmışsa, yıllar sonra bu dosyayı alıp kişiyi “FETÖ’cü” ilan etmeye kalkmak hukuki bir gerçek değil, algı operasyonudur.

Yayan’dan trollere: “Bu kez belge konuşacak”

Yayan, açıklamasında 15 Temmuz sonrası FETÖ soruşturmalarının yürütüldüğü dönemin koşullarını da ayrıntılı biçimde anlattı.

Özellikle Aydın Adliyesi’nde görev yaptığı dönemde FETÖ soruşturmalarının en yoğun olduğu yıllarda önemli görevler üstlendiğini belirten Yayan, buna rağmen kendisinin gözaltına alınmadığını, evinde veya görev yaptığı yerde arama yapılmadığını, telefonuna el konulmadığını ve FETÖ soruşturması kapsamında ifadesinin dahi alınmadığını ifade etti.

Üstelik, açıklamasına göre süreç sonunda savcılık tarafından takipsizlik kararı verildi.

Yayan bununla da yetinmedi.

İşe dönüş davası kapsamında mahkeme tarafından talep edilen ve çeşitli devlet kayıtlarının incelenmesiyle hazırlanan resmi sorgu raporunda da kendisi hakkında FETÖ yapılanmasıyla ilgili herhangi bir bağlantı kriterinin bulunmadığını belirtti.

“Beni FETÖ’cü ilan etmek gazetecilik değil, itibarsızlaştırma çabasıdır”

Yayan’ın açıklaması boyunca dikkat çeken temel nokta ise şu:

Kendisinin geçmişteki soruşturma dosyasının, bugün yaptığı gazetecilik faaliyetlerinin karşılığında bir baskı ve sindirme aracına dönüştürüldüğünü düşünüyor.

Aydın’da bazı kişi ve gruplar hakkında yaptığı haberlerin ardından hedef haline getirildiğini belirten Yayan, kendisini “FETÖ’cü” olarak göstermeye çalışan çevrelere karşı açıkça rest çekti.

Ve adeta şunu söyledi:

“İddianız varsa belgeyi ortaya koyun. Yoksa iftira atmayın.”

Bu kez soru başka: Kim, neden rahatsız oluyor?

Yayan’ın açıklamasıyla birlikte tartışmanın yönü de değişiyor.

Çünkü artık mesele yalnızca “Yusuf Ziya Yayan geçmişte soruşturma geçirdi mi?” sorusu değil.

Soruşturmanın sonucu ne oldu?

Mahkeme ne dedi?

Devletin kayıtlarında ne var?

Ve en önemlisi:

Yıllar önce takipsizlikle sonuçlanan bir dosya, bugün neden yeniden servis ediliyor?

İşte Yayan’ın “ders niteliğinde” açıklaması, tam olarak bu soruları gündeme getiriyor.

Egeden Medya Haber olarak notumuz

Biz bu meseleyi kişisel bir polemik olarak görmüyoruz.

Ortada bir gazeteci var.

Geçmişte hakkında bir soruşturma yürütülmüş.

Süreç takipsizlik kararıyla sonuçlanmış.

Bugün ise aynı kişi, yaptığı gazetecilik faaliyetleri nedeniyle bazı çevrelerin hedefinde olduğunu söylüyor ve elindeki yargı kararını kamuoyunun önüne koyuyor.

O halde yapılması gereken bellidir:

Etiketlemek değil, belgeye bakmak.

Algı oluşturmak değil, dosyayı okumak.

“FETÖ’cü” demek kolaydır.

Ama bunun hukuki ve vicdani sorumluluğunu taşımak başka bir meseledir.

Yusuf Ziya Yayan’ın açıklaması bu nedenle yalnızca kendisine yönelik suçlamalara verilmiş bir cevap değil;

“Sosyal medyada istediğiniz kişiye istediğiniz etiketi yapıştırabilirsiniz ama devletin verdiği kararı değiştiremezsiniz.”

mesajı olarak da okunmalıdır.

Ve belki de bu tartışmanın en önemli cümlesi şudur:

İftira değil, belge konuşsun!