Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

KUŞADASI TİCARET ODASI SEÇİMLERİ ÖNCESİ DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA: LATİF SANSÜR’DEN “SON KALE” VURGUSU

Kuşadası’nın hafıza gazetecilerinden Latif Sansür, 3 Ekim’de gerçekleştirilecek Kuşadası Ticaret Odası seçimleri öncesinde dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Sansür, mevcut Başkan Serdar Akdoğan ile Anıl Oto’nun yarışacağı seçimleri, mevcut oda yönetimi ile Ömer Günel’e yakın olduğu yönündeki değerlendirmelere konu olan ekip arasındaki mücadele olarak yorumladı.

Kuşadası Ticaret Odası’nda 3 Ekim’de yapılacak seçimler öncesinde yarışın iki aday ve ekipleri arasında geçmesi beklenirken, gazeteci Latif Sansür seçim sürecine ilişkin görüşlerini kamuoyuyla paylaştı.

Kuşadası’nın siyasi ve sosyal hafızasına ilişkin çalışmalarıyla tanınan Sansür, açıklamasında seçimlerin yalnızca iki aday arasındaki bir yarış olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.

Sansür, mevcut başkan Serdar Akdoğan ile Anıl Oto arasındaki yarışın, aynı zamanda Kuşadası’nda uzun süredir devam eden siyasi ve kurumsal mücadelelerin bir yansıması olduğunu ileri sürdü.

“SON KALE KUŞADASI TİCARET ODASI”

Latif Sansür, açıklamasında özellikle Ömer Günel’in Kuşadası’ndaki çeşitli oda, dernek ve meslek örgütlerindeki yönetimlere yönelik etkisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Sansür, geçmiş dönemlerde birçok kurumda Günel’e yakın isimlerin yönetimlerde yer aldığını iddia ederek, Kuşadası Ticaret Odası’nın ise bu süreçte bağımsızlığını koruyan önemli kurumlardan biri olduğunu savundu.

Sansür’ün açıklamasındaki en dikkat çekici ifadelerden biri ise “son kale” benzetmesi oldu.

Gazeteci Sansür, 3 Ekim seçimlerini bir tarafta mevcut oda yönetiminin, diğer tarafta ise Ömer Günel’e yakın olduğunu ileri sürdüğü ekibin yarıştığı bir seçim olarak değerlendirdi.

ANIL OTO İLE İLGİLİ DİKKAT ÇEKEN DEĞERLENDİRMELER

Sansür, Anıl Oto’nun geçmişteki görevleri ve ilişkileri üzerinden de çeşitli değerlendirmelerde bulundu.

Oto’nun Ömer Günel ile yakın bir ilişki içerisinde olduğunu, Günel’in oğlunun kirvesi olduğunu ve müteahhitler derneğinin başkanlığını yaptığı dönemde Günel yönetimiyle uyumlu bir çalışma yürüttüğünü ileri süren Sansür, bu nedenle seçim sürecinde yapılan “kim Ömerci?” tartışmasının gerçeği yansıtmadığını savundu.

Sansür ayrıca Oto’nun inşaat ve imar uygulamaları ile belediyenin geri dönüşüm ihalesine ilişkin de kamuoyunda tartışmalar bulunduğunu ifade etti.

Bu değerlendirmelerin Latif Sansür’ün kendi açıklamaları ve iddiaları olduğu, söz konusu iddialarla ilgili ilgili kişi ve kurumların görüşlerinin ayrıca alınmasının gerektiği önem taşıyor.

“MEVCUT YÖNETİMLE İLGİLİ AĞIR BİR İDDİA ORTAYA KONULAMADI”

Sansür açıklamasında mevcut Ticaret Odası yönetimine yönelik eleştirilerin de olabileceğini belirterek, yönetimin çalışmalarının beğenilmeyebileceğini veya uzun süredir görevde olmasının eleştirilebileceğini söyledi.

Ancak Sansür’e göre bu eleştiriler, mevcut yönetimin “hırsızlık, yolsuzluk veya şaibeli yönetim” içerisinde olduğu anlamına gelmiyor.

Bu noktadan hareketle Sansür, seçimde tercih yapacaklara şu mesajı verdi:

“Bu son kaleyi, Kuşadası’nı yaşanmaz hale getiren zihniyete teslim etme gerekçesi olmamalı.”

Kuşadası Ticaret Odası seçimleri yaklaşırken Latif Sansür’ün bu açıklaması, seçim yarışının yalnızca oda yönetimi üzerinden değil, Kuşadası’nın geleceği, kurumların bağımsızlığı ve kent yönetimindeki siyasi etkiler üzerinden de tartışılacağının işareti olarak değerlendiriliyor.

3 Ekim’de sandık başına gidecek oda üyelerinin vereceği karar, yalnızca yeni oda yönetimini değil, Kuşadası’ndaki ticaret ve meslek dünyasının önümüzdeki dönemdeki yönelimini de belirleyecek.