Kuşadası Belediyesi’nde bir atama meselesi: Sayıştay’ın işaret ettiği açık hata!

Ergun Ok Yazdı
Kamu yönetiminde hata yapılabilir. Asıl mesele, yapılan hatanın fark edilmesi, sorumluluğunun üstlenilmesi ve kamu yararı doğrultusunda gereğinin yerine getirilmesidir. Ancak söz konusu hata, kanunun açıkça ortaya koyduğu şartlara rağmen yapılan personel atamalarını ilgilendiriyorsa, artık ortada yalnızca bir idari işlem değil, kamu yönetiminin hukuka bağlılığı meselesi vardır.
Kuşadası Belediyesi’nin 2025 yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu’nda yer alan 9 numaralı bulgu, tam da bu soruyu gündeme getiriyor: Belediyede yapılan bazı memur atamaları, mevzuatın aradığı şartlara uygun muydu?
Sayıştay’ın tespiti oldukça açık. Uzman erbaşlıktan ayrılarak devlet memurluğuna atanmak isteyen kişilerin, 10 Şubat 2016 tarihinden itibaren en az yedi yıllık hizmet süresini tamamlamış olması gerekiyor. Bu şartı taşımayan kişilerin söz konusu tarihten sonra açıktan memur kadrolarına atanması ise mevzuata aykırı bulunuyor.
Raporda yer alan örnekler, meselenin teorik bir tartışmadan ibaret olmadığını gösteriyor.
İki yıl iki gün değil, iki yıl iki ay bir gün uzman erbaşlık hizmeti bulunan bir kişinin 2019 yılında açıktan memur kadrosuna atandığı, ardından farklı belediyelere geçerek Kuşadası Belediyesi bünyesinde zabıta memuru olarak görev yaptığı belirtiliyor.
Bir başka personelin altı yıl dokuz ay yirmi günlük hizmet süresiyle 2021 yılında Kuşadası Belediyesi kadrosuna açıktan atandığı, bir diğerinin ise beş yıl üç aylık hizmet süresine rağmen memur kadrosuna atandığı rapora yansıyor.
Buradaki temel mesele, bu kişilerin bugün hangi görevde bulunduğundan çok, ilk atamalarının yapıldığı tarihte kanunun aradığı şartları taşıyıp taşımadığıdır.
Çünkü kamu kurumlarında kadro dağıtımı, personel istihdamı ve atama işlemleri kişisel değerlendirmelerle değil, yürürlükteki mevzuatla belirlenir. Bir kişinin kamu görevini yıllarca sürdürmüş olması da başlangıçta mevzuata aykırı olduğu tespit edilen bir atamayı kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez.
Elbette bu konuda belediyenin de bir savunması var.
Kuşadası Belediyesi, ilgili personelin uzman erbaşlık görevinden ayrıldığı dönemde iki yıllık hizmet şartının geçerli olduğunu, yedi yıllık koşulun daha sonra getirildiğini savunuyor. Sonradan yapılan kanun değişikliğinin geçmişe etkili uygulanamayacağına ve personelin uzun süredir kamu hizmetinde bulunmasının dikkate alınması gerektiğine işaret ediyor.
Ancak Sayıştay’ın değerlendirmesi farklı.
6663 sayılı Kanun’la getirilen yedi yıllık hizmet şartının 10 Şubat 2016 tarihinde yürürlüğe girdiğini belirten denetim raporu, bu tarihten sonra yapılan atamalarda söz konusu koşulun aranması gerektiğini vurguluyor. Raporda, kanun değişikliğinden önce ayrılmış olmanın tek başına eski şartlardan yararlanmak için yeterli olmadığı; atamanın daha önce tamamlanmış olması ya da somut olayda hukuken korunabilecek bir haklı beklentinin bulunması gibi hususların ayrıca değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Nitekim raporda, kanunun yürürlüğe girmesinden önce ataması tamamlanmış kişilerle, bu tarihten sonra başvuran veya ataması yapılan kişilerin aynı hukuki durumda değerlendirilemeyeceği de ortaya konuluyor.
Bu noktada tartışmanın kişiselleştirilmeden, hukuk çerçevesinde yürütülmesi gerekiyor. Personelin uzun yıllardır kamu hizmetinde bulunması elbette göz ardı edilemeyecek bir konu. Ancak kamu hizmetinin devamlılığı ile kanuni atama şartlarına uyulması birbirinin alternatifi değil. İdarenin görevi, hem hukuki güvenliği gözetmek hem de personel işlemlerini mevzuata uygun yürütmektir.
Asıl dikkat çekici olan ise Sayıştay’ın yalnızca bir eksikliğe işaret etmekle kalmaması.
Raporda, yedi yıllık hizmet şartını taşımadıkları hâlde kanun değişikliğinden sonra atamaları yapılan kişilerle ilgili gerekli işlemlerin yapılması isteniyor. Yani konu, geçmişte kalmış bir evrak eksikliği olarak görülmüyor; idarenin önüne çözülmesi gereken somut bir sorumluluk olarak konuluyor.
Peki, Kuşadası Belediyesi bu tespitin ardından ne yapacak?
İlgili atamalar yeniden ve hukuki dayanaklarıyla incelenecek mi? Mevzuata aykırı olduğu belirtilen işlemler hakkında hangi adımlar atılacak? Sayıştay’ın istediği işlemlerin yerine getirilmesi konusunda belediyenin yaklaşımı ne olacak? Kaldıki bu usulsüzlük 2025 yılı Sayıştay raporlarına yansdığına göre aslında “ne yapıldı” diye sormak gerekiyor.
Bunlar yanıt bekleyen sorular.
Burada mesele, çalışanları hedef göstermek ya da kişilerin yıllardır yürüttüğü kamu hizmetini yok saymak değildir. Mesele, kamu kurumlarının kanun karşısındaki sorumluluğudur. Atama işlemlerini gerçekleştiren idarenin, yürürlükteki mevzuata uygun hareket etmesi ve tespit edilen aykırılıkları gidermek için gerekli adımları atması gerekir.
Kuşadası Belediyesi’nin önünde şimdi önemli bir sınav var: Sayıştay’ın ortaya koyduğu bulguyu yalnızca bir rapor maddesi olarak mı görecek, yoksa gereğini yerine getirerek kamu yönetiminde hukuka bağlılığını mı gösterecek?
Çünkü belediyecilik yalnızca yol yapmak, park düzenlemek ve hizmet üretmek değildir. Kamu kaynaklarını doğru kullanmak, personel işlemlerini kanuna uygun yürütmek ve denetim raporlarında ortaya konulan eksiklikleri gidermek de belediyeciliğin ayrılmaz bir parçasıdır.
Sayıştay’ın 2025 yılı raporundaki bu bulgu, Kuşadası Belediyesi açısından görmezden gelinebilecek bir ayrıntı değil. Şimdi beklenen, açıklama yapmanın ötesine geçilmesi ve hukukun gerektirdiği işlemlerin nasıl yerine getirileceğinin ortaya konulmasıdır.
















































