Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

EFELER BELEDİYESİ’NDE LİYAKAT NEREDE? MAKAMLAR DEĞİŞİYOR, BAŞKANLAR DEĞİŞİYOR, AMA BAŞARISIZLIK DEĞİŞMİYOR!

Efeler Belediyesi’nde 12 yıldır değişen belediye başkanları ve yönetici kadrolarına rağmen ilçenin geleceğine yön verecek kalıcı projelerin ortaya konulamaması ve liyakat tartışmalarının devam etmesi, yerel yönetim anlayışının yeniden sorgulanmasını gerektiriyor.
VELİ YALÇIN YAZDI

2014 yılında kurulan Efeler Belediyesi’nde aradan geçen 12 yıla rağmen kent hafızasında yer edecek, ilçenin geleceğine yön verecek ve vatandaşın hayatına doğrudan dokunacak büyük bir proje ya da kalıcı bir belediyecilik uygulamasının ortaya konulamamış olması artık ciddi biçimde sorgulanmalıdır.

Efeler Belediyesi’nde bugün yaşanan yönetici atamaları ve liyakat tartışmaları, aslında çok daha büyük bir sorunun yalnızca görünen yüzüdür. Mesele sadece bir kişinin hangi göreve getirildiği değildir. Asıl mesele; bu belediyenin nasıl yönetildiği, yöneticilerin hangi kriterlere göre belirlendiği ve yıllardır neden elle tutulur bir belediyecilik başarısının ortaya konulamadığıdır.

2014 yılında Mesut Özakcan ile başlayan, ardından Fatih Atay ve bugün Anıl Yetişkin ile devam eden belediye yönetimlerine baktığımızda sorulması gereken temel soru şudur:

Efeler Belediyesi, 12 yılda Efeler halkına ne kazandırdı?

Hangi büyük projeyi hayata geçirdi? Hangi kalıcı uygulamayla örnek belediye oldu? Hangi yatırımla ilçenin ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimine yön verdi? Hangi vizyon projesiyle Efeler’in geleceğine damga vurdu?

Elbette belediyecilik yalnızca büyük projelerden ibaret değildir. Ancak günlük hizmetlerin ötesine geçemeyen, kentin geleceğine ilişkin güçlü bir vizyon ortaya koyamayan ve vatandaşın hayatında kalıcı bir değişim yaratamayan bir yönetim anlayışının başarılı olduğunu söylemek de mümkün değildir.

MAKAMLAR DEĞİŞİYOR, LİYAKAT SORUNU DEVAM EDİYOR!

Son günlerde Efeler Belediyesi’nde yapılan yönetici görevlendirmeleri üzerinden gündeme gelen tartışmalar, belediyedeki liyakat anlayışının yeniden sorgulanmasına neden olmuştur.

Geçmişte kamuoyuna yansıyan ciddi iddialar, görev değişiklikleri ve bugün yapılan yeni görevlendirmeler karşısında belediye yönetiminin kamuoyunu bilgilendirmesi gerekmektedir.

Burada hiç kimse hakkında kanıtlanmamış iddiaları gerçekmiş gibi kabul etmek doğru değildir. Ancak kamuoyuna yansıyan iddiaların, geçmiş görev değişikliklerinin ve yeni atamaların hangi kriterlere dayandığının açıklanmasını istemek de vatandaşın en doğal hakkıdır.

Belediyede yöneticiler hangi liyakat ölçütlerine göre belirleniyor? Eğitim, mesleki deneyim, yönetim becerisi ve başarı kriterleri gerçekten dikkate alınıyor mu? Yoksa belediye yönetiminde belirleyici olan başka ilişkiler ve tercihler mi?

Efeler halkı bu soruların cevabını bekliyor.

ÜÇ BELEDİYE BAŞKANI, 12 YIL VE ORTAYA KONULAMAYAN VİZYON!

Mesut Özakcan, Fatih Atay ve Anıl Yetişkin dönemleri farklı siyasi ve yönetimsel koşullarda yaşanmış olabilir. Ancak bugün gelinen noktada bu üç dönemi birlikte değerlendirmek ve ortak sorunları sorgulamak gerekiyor.

Efeler Belediyesi’nin kurulduğu 2014 yılından bu yana geçen süre, ilçenin gelişmesi ve kurumsal bir belediyecilik kültürünün oluşturulması için yeterince uzun bir zamandır.

Buna rağmen Efeler’in marka değerini yükselten, ilçeyi başka kentlere örnek gösteren, yıllarca konuşulacak ve vatandaşın doğrudan fayda sağlayacağı projelerin eksikliği dikkat çekmektedir.

Daha da önemlisi, belediyenin yönetim kadrosunun niteliği ve kurumsal kapasitesi konusunda ciddi soru işaretleri bulunmaktadır.

Bir belediyenin başarısı yalnızca belediye başkanının siyasi söylemleriyle ölçülmez. Başkanın çevresinde oluşturduğu yönetim kadrosunun bilgi, birikim, deneyim ve çözüm üretme yeteneği de en az başkanın kendisi kadar önemlidir.

Yetersiz yönetici kadrolarıyla güçlü belediyecilik yapılamaz. Liyakatin olmadığı yerde verimlilik, uzmanlık ve kurumsal başarı beklemek mümkün değildir.

CHP VE YENİ SİYASİ YAPILANMA: BELEDİYELER ÜZERİNDE SİYASİ DENETİM NEREDE?

Bu tablonun siyasi sorumluluğu da göz ardı edilemez.

Efeler Belediyesi’nin CHP dönemindeki ve bugün içinde bulunduğu yeni siyasi yapılanmadaki yönetim anlayışı değerlendirilirken şu soruların da sorulması gerekiyor:

Partiler, kendi belediye başkanlarının yönetim performansını gerçekten denetliyor mu? Belediye başkanlarının yönetici atamalarında liyakat ilkelerine uyup uymadığını takip ediyor mu? Başarısızlıklar karşısında neden etkili bir siyasi değerlendirme ve hesap verme mekanizması işletilmiyor?

Bir siyasi parti, belediye başkanını aday gösterdikten sonra sorumluluğunun sona erdiğini mi düşünüyor?

Oysa siyasi sorumluluk yalnızca seçim kazanmakla sınırlı değildir. Seçmene verilen sözlerin yerine getirilip getirilmediğini takip etmek, kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığını denetlemek ve başarısız yönetimlere karşı tavır almak da siyasi sorumluluğun bir parçasıdır.

Aydın Büyükşehir Belediyesi’nde Özlem Çerçioğlu örneği üzerinden yaşanan siyasi gelişmeler de yerel yönetimlerde parti ile belediye yönetimi arasındaki ilişkinin ne kadar önemli olduğunu göstermiştir.

Partilerin etkisiz kaldığı, belediye başkanlarının yeterince denetlenmediği ve yönetici kadrolarının başarı yerine farklı ölçütlerle oluşturulduğu bir düzende kaybeden, siyasi partilerden önce vatandaş olmaktadır.

SONUÇ: AYDIN DA EFELER DE YÖNETİM ANLAYIŞINI SORGULAMAK ZORUNDA!

Bugün Aydın’da ve Efeler’de yaşanan sorunları yalnızca bir belediye başkanına, bir yöneticiye veya tek bir siyasi döneme bağlamak meseleyi eksik değerlendirmek olur.

Asıl sorun, yıllardır devam eden yönetim anlayışıdır.

Partiler değişiyor, belediye başkanları değişiyor, yönetici koltukları el değiştiriyor. Ancak liyakat, kurumsal yeterlilik, proje üretme ve hesap verebilirlik konularındaki tartışmalar bir türlü sona ermiyor.

Aydın’ın da Efeler’in de ihtiyacı yeni makam dağıtımları, siyasi yakınlıklar ve koltuk değişiklikleri değildir.

İhtiyaç duyulan şey; işini bilen, liyakat sahibi, kent sorunlarına hâkim, proje üretebilen, kamu kaynaklarını doğru kullanan ve vatandaşın karşısında hesap verebilen bir belediye yönetimidir.

Efeler Belediyesi’nin 12 yıllık geçmişi artık mazeretlerle değil, ortaya koyduğu eserlerle değerlendirilmelidir.

Mesut Özakcan döneminden Fatih Atay dönemine, oradan Anıl Yetişkin dönemine kadar geçen sürede Efeler halkının beklediği değişim neden gerçekleşmedi?

CHP ve bugün belediye yönetimiyle ilişkili siyasi yapı bu tablonun neresinde duruyor?

Belediye başkanları, kendilerine bağlı yönetici kadrolarının yeterliliğini hangi ölçütlerle değerlendiriyor?

Ve en önemlisi:

Efeler Belediyesi gerçekten Efeler halkı için mi yönetiliyor, yoksa belediyenin makamları ve yönetim kadroları kendi içindeki siyasi ve idari dengeleri korumak için mi kullanılıyor?

Bu soruların cevabı verilmeden Efeler’de başarılı belediyecilikten söz etmek mümkün değildir.

Çünkü bir kenti yönetmek, koltuk sahibi olmak değil, o kente değer katmaktır.

Efeler halkı artık söz değil proje, mazeret değil hizmet, sadakat değil liyakat, makam değil başarı görmek istiyor!

EGEDEN MEDYA HABER