Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

KUŞADASI BELEDİYESİ’NDE 22 ARAÇ KAYIP DEĞİLSE NEREDE?

BELEDİYEDEN 22 ARACIN AKIBETİNE İLİŞKİN SOMUT CEVAP BEKLENİYOR!

SAYIŞTAY RAPORU 2025 YILINA AİT, HALA NEREDE OLDUĞU BELEDİYE MECLİSİ ÖNÜNDE BELGELENEMEMİŞ… 

“Kuşadası Belediyesi’nde hiçbir şey kaybolmaz” demekle kamuoyunun soruları yanıtlanmış olmuyor! Sayıştay’ın 2025 yılı denetim raporuna yansıyan 22 araç meselesi, belediye meclisinde yeniden gündeme geldi. Ancak araçların satıldığı veya hurdaya çıkarıldığı yönündeki sözlü açıklamalar, belgeye dayalı bir açıklamayla desteklenmedi. Peki bu araçlar nerede, hangi tarihte ve hangi işlemle elden çıkarıldı?

DURSUN UZUN/KUŞADASI – Kuşadası Belediye Meclisi’nin Kasım 2026 olağan toplantısında, belediyenin 2025 yılı Sayıştay denetim raporunda yer alan bulgular gündeme geldi. Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Atak, meclis üyelerine denetim sonuçları hakkında bilgi verirken, Meclis 1’inci Başkan Vekili Tümer Apaydın da kamuoyunda tartışma konusu olan 22 araçla ilgili açıklama yaptı.

Apaydın, söz konusu araçların geçmiş yıllarda satılmış veya hurdaya çıkarılmış olabileceğini, ancak trafikten düşürülmediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu araçların geçmiş yıllarda satışı yapılmış veya hurdaya çıkarılmış. Ancak trafikten düşürülmemiş. Kuşadası Belediyesi’nde 22 tane aracın kaybolması veya yok olması mümkün değil.”
Apaydın ayrıca, “Kuşadası Belediyesi’nde hiçbir şey kaybolmaz” dedi.

Güzel bir söz! Ancak kamu yönetiminde güzel sözlerden çok, somut bilgiye ve belgeye ihtiyaç vardır.

Çünkü ortada cevaplanması gereken son derece önemli bir soru duruyor: 22 araç kaybolmadıysa nerede?

SÖZ VAR, BELGE YOK! 22 ARACIN AKIBETİ NEDEN AÇIKLANMIYOR?

Bir süredir yazarımız Ergun Ok, Kuşadası Belediyesi’nin 2025 yılı Sayıştay denetim raporundaki bulguları köşesine taşıyor, kamu kaynaklarının kullanımı ve belediye yönetiminin sorumlulukları konusunda sorular yöneltiyor.

Bu sorulardan biri de belediyenin araç envanterinde bulunmadığı belirtilen 22 araçla ilgiliydi.

Nitekim bugün belediye meclisinde bu konuya ilişkin bir açıklama yapıldı. Ancak yapılan açıklama, kamuoyunun beklediği açıklama olmaktan oldukça uzak kaldı.

Çünkü yetkililer, araçların geçmiş yıllarda satıldığını veya hurdaya çıkarıldığını söylüyor. Fakat hangi aracın hangi tarihte satıldığını, kime devredildiğini, hangi bedelle elden çıkarıldığını veya hangi hurda tesisine teslim edildiğini açıklamıyor.

Satış yapıldıysa satış belgeleri nerede?

Hurdaya çıkarıldıysa hurda teslim tutanakları nerede?

Satış bedelleri belediyenin hesaplarına hangi tarihte ve hangi kayıtla işlendi?

Araçlar trafikten neden düşürülmedi?

Üstelik belediye envanterinde bulunmayan bu araçlarla ilgili işlemler geçmiş yıllarda gerçekleştirildiyse, bunların kayıtları neden zamanında düzeltilmedi?

İşte kamuoyunun beklediği cevaplar bunlar.

Bir belediye yöneticisinin kürsüye çıkıp 22 aracın kaybolmasının mümkün olmadığını söylemesi, o araçların akıbetini açıklamış sayılmaz. Kamu malının nerede olduğunu ortaya koymanın yolu, sözlü güvence vermek değil, kayıtları ve belgeleri kamuoyunun önüne koymaktır.

SAYIŞTAY 2025’TE TESPİT ETMİŞ! PEKİ BİR YILDIR NE YAPILDI?

Meselenin bir başka önemli boyutu daha var.

Bu konu, Sayıştay’ın 2025 yılı denetim raporunda yer alan bir bulguyla gündeme gelmiş durumda.

Peki, bu araçların envanter kayıtlarında bulunmadığı veya kayıtlarla fiilî durum arasında uyumsuzluk olduğu tespit edildiğinde belediye yönetimi ne yaptı?

Bir yıldır bu konuda hangi idari işlemler gerçekleştirildi?

Araçların tek tek akıbeti araştırıldı mı? Satış ve hurda belgeleri toplandı mı? Muhasebe kayıtları ile trafik tescil kayıtları karşılaştırıldı mı? Sorumlular hakkında herhangi bir inceleme başlatıldı mı?

Yoksa bu konu, bir gazetecinin köşesinde gündeme getirmesinden sonra mı belediye yönetiminin dikkatini çekti?

Eğer araçların geçmiş yıllarda satıldığı veya hurdaya çıkarıldığı biliniyorsa, bu bilgilerin ve belgelerin bugüne kadar neden ortaya konulmadığı da açıklanmalıdır.

Sayıştay denetiminde gündeme gelen bir kamu malı meselesinin çözümü, ancak kamuoyu sorunca açıklama yapmak mıdır?

“GEREKİRSE YARGI HESAP SORAR” PEKİ, BU İŞİ KİM YARGIYA TAŞIYACAK?

Meclis 1’inci Başkan Vekili Tümer Apaydın’ın açıklamasında dikkat çeken bir başka ifade de müfettişlerin belediyede bir aksaklık görmesi hâlinde yöneticilerin gerekli mahkemelerde hesabını vereceği yönündeki değerlendirmesiydi.

Elbette kamu idaresinde hukuka aykırılık veya suç şüphesi oluşturan bir durum varsa, bunun gereği ilgili mevzuat çerçevesinde yapılmalıdır.

Ancak burada kamuoyunun sorması gereken çok önemli bir soru var:

Ortada açıklığa kavuşturulması gereken 22 araç meselesi bulunuyorsa, bu konunun araştırılması, belgelerin ortaya çıkarılması ve gerekiyorsa ilgili mercilere bildirilmesi kimin sorumluluğundadır?

Yalnızca “Gerekirse yargı hesap sorar” demekle sorumluluk yerine getirilmiş olur mu?

Önce belediye yönetimi kendi envanterindeki 22 aracın akıbetini belgeleriyle ortaya koymalıdır. Ardından gerekli idari ve hukuki işlemlerin yapılıp yapılmadığı açıklanmalıdır.

Kamuoyunda oluşan soru işaretlerini gidermesi gerekenler, bu soruları soran gazeteciler değil, kamu malını yönetmekle görevli olanlardır.

“KUŞADASI BELEDİYESİ’NDE HİÇBİR ŞEY KAYBOLMAZ” PEKİ, O ZAMAN BELGELERİ GÖSTERİN!

Sayın Apaydın, Kuşadası Belediyesi’nde hiçbir şeyin kaybolmayacağını söylüyorsunuz.

Biz de diyoruz ki: Kaybolmadıysa bunu ispatlayacak belgeleri gösterin!

22 aracın listesini açıklayın. Her bir aracın satış, hurdaya ayırma veya devir tarihini ortaya koyun. İşlemlerin hangi kararla gerçekleştirildiğini, bedellerin belediye hesaplarına nasıl işlendiğini ve trafik kayıtlarının neden güncellenmediğini açıklayın.

Kuşadası halkının vergileriyle alınan araçlar, belediyenin şahsi malı değildir. Bu araçların akıbetini bilmek Kuşadası halkının hakkıdır.

Gazetecilik de tam bu noktada başlar. Yetkililerin açıklamalarını olduğu gibi aktarmakla yetinmez; eksik bırakılan soruları sorar, kamu adına hesap verebilirliği takip eder.

Yazarımız Ergun Ok’un köşesinde gündeme getirdiği 22 araç meselesi de bu nedenle kapanmış değildir.

Kuşadası Belediyesi’ne son sorumuz açık: 22 araç gerçekten satıldıysa satış belgeleri nerede, hurdaya çıkarıldıysa tutanakları nerede? Bu araçların akıbetini neden hâlâ tek tek açıklayamıyorsunuz?

Kuşadası halkı söz değil, belge bekliyor. Çünkü kamu malının hesabı, bir cümleyle kapatılamaz.

EGEDEN MEDYA HABER