Ömer Günel’in “İftira ve Hakaret” Şikâyeti de Sonuçsuz Kaldı
Kuşadası Belediyesi’ne yönelik iddiaları yargıya taşıyan Ali İhsan Kılınçkaya hakkında açılan soruşturmada savcılık, “Kovuşturmaya Yer Olmadığına” karar verdi. Gerekçede Anayasa ile güvence altına alınan şikâyet hakkı ve Yargıtay’ın emsal içtihatlarına dikkat çekildi.

EGEDEN MEDYA HABER – ÖZEL
Rüşvet ve irtikap suçlamaları kapsamında tutuklandıktan sonra görevden uzaklaştırılan Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in, kendisi hakkında yaptığı açıklamalar nedeniyle Ali İhsan Kılınçkaya hakkında yaptığı “iftira” ve “hakaret” şikâyeti de yargıdan sonuç alamadı.
Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2025/13145 soruşturma ve 2026/3776 karar sayılı dosyasında, Cumhuriyet Savcısı Ali Yasin Akbaş tarafından verilen kararla, Ali İhsan Kılınçkaya hakkında “Kamu Adına Kovuşturmaya Yer Olmadığına” hükmedildi.
Savcılık: Suçun Yasal Unsurları Oluşmadı
Kararda, dosya kapsamındaki tüm bilgi, belge ve ifadelerin birlikte değerlendirildiği belirtilerek, Ali İhsan Kılınçkaya’ya isnat edilen iftira ve hakaret suçlarının yasal unsurlarının oluşmadığı ifade edildi.
Savcılık, Türk Ceza Kanunu’nun 267. maddesini ayrıntılı biçimde değerlendirerek, iftira suçunun oluşabilmesi için kişinin, suç isnat ettiği kişinin o fiili işlemediğini bilerek hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
Kararda ayrıca, Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin emsal kararına yer verilerek, Anayasa’nın 74. maddesiyle güvence altına alınan şikâyet hakkının kullanılmasının tek başına iftira suçunu oluşturmayacağı açıkça ifade edildi.
Kılınçkaya: “Yargı Ceza Sopası Olarak Kullanılıyor”
Ali İhsan Kılınçkaya, savcılık ifadesinde, Kuşadası Belediyesi’ne ilişkin hukuka aykırı olduğunu düşündüğü uygulamaları uzun süredir ilgili kurumlara bildirdiğini, kamu yararı gördüğü konularda suç duyurularında bulunduğunu ve tanık olarak ifade verdiğini belirtti.
Kılınçkaya ayrıca, hakkında art arda yapılan suç duyurularının kendisini sindirmeyi, gözdağı vermeyi ve yargıyı bir baskı aracı olarak kullanmayı amaçladığını savundu.
Savcılık ise yaptığı hukuki değerlendirme sonunda, bu dosyada iftira ve hakaret suçlarının oluştuğunu gösteren yeterli delile ulaşılamadığına karar vererek kamu davası açılmasına gerek görmedi.













































