ÜNİVERSİTE ENFLASYONU VE NİTELİK SORUNU

Türkiye’de şu an devlet ve vakıf üniversiteleri olmak üzere toplam 213 üniversite olduğu gibi, ayrıca neredeyse Anadolu’nun tüm ilçelerine yayılmış, içleri büyük ölçüde boş sayılabilecek; adeta adı var ama içi doldurulmamış fakülte ve yüksekokullar da bulunmaktadır.
Örnek vermek gerekirse; Türkiye’deki bazı üniversitelerde eğitim verilen fakülteler şunlardır:
Bayburt Üniversitesi’nde bulunan bazı fakülteler:
-
İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi
-
Mühendislik Fakültesi
-
Sağlık Bilimleri Fakültesi
-
Sanat ve Tasarım Fakültesi
-
Uygulamalı Bilimler Fakültesi
-
Spor Bilimleri Fakültesi
Şırnak Üniversitesi:
-
Sağlık Bilimleri Fakültesi: Hemşirelik, Ebelik, Sosyal Hizmet, Sağlık Yönetimi
-
İlahiyat Fakültesi
-
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
-
Mühendislik Fakültesi
-
Ziraat Fakültesi
-
Güzel Sanatlar Fakültesi
Hakkari Üniversitesi:
-
Eğitim Fakültesi
-
Güzel Sanatlar Fakültesi
-
Mühendislik Fakültesi
-
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
-
İlahiyat Fakültesi
-
Sağlık Bilimleri Fakültesi
-
Spor Bilimleri Fakültesi
Bingöl Üniversitesi:
-
Diş Hekimliği Fakültesi
-
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Fakültesi
-
İslami İlimler Fakültesi
-
Mühendislik Fakültesi
-
Sağlık Bilimleri Fakültesi
-
Spor Bilimleri Fakültesi
Kastamonu Üniversitesi’ndeki bazı fakülteler:
-
İlahiyat Fakültesi
-
İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi
-
Sağlık Bilimleri Fakültesi
-
Spor Bilimleri Fakültesi
-
Su Ürünleri Fakültesi
-
Tıp Fakültesi
-
Turizm Fakültesi
Gümüşhane Üniversitesi:
-
İletişim Fakültesi
-
İlahiyat Fakültesi
-
Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi
-
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
-
Sağlık Bilimleri Fakültesi
Bu üniversitelerde eğitim verilen ana bilim dallarına sondaj usulü baktığımızda, fakültelerin büyük bölümünün yörelerin üretim yapıları, altyapıları ve doğal özellikleriyle doğrudan ilişkili olmadığı görülmektedir. Neredeyse her ile eğitim ve ilahiyat fakülteleri açılması, eğitime ne kadar gayriciddi yaklaşıldığını göstermektedir.
Siz bir iş insanı olsanız; iş yerinizde mühendis, tasarımcı ya da mimar çalıştırmak istediğinizde, , , , ya da mezunu öğrencilerle mi çalışmak istersiniz? Yoksa taşradaki bir üniversiteden aynı bölümden mezun olmuş, donanımı sorgulanacak sıradan bir öğrenciyi mi tercih edersiniz?
Türkiye’de nüfus azalırken, pıtrak gibi her üniversitede eğitim fakülteleri açılmış durumdadır. İşin daha ilginç yanı ise; eğitim iktidarlar tarafından doğru ve sağlıklı planlanmadığı için bugün ülkemizde yaklaşık 1 milyon atanamayan öğretmen bulunmaktadır.
Peki neden niteliksiz eğitim fakülteleri yıllar önce kapatılıp ihtiyaçlara göre bir eğitim planlaması yapılmadı?
Benzer durum iktisat, işletme ve ekonomi fakülteleri için de geçerlidir. Türkiye acilen üniversite sayısını 70-80 bandına indirmeli; Anadolu’ya plansız biçimde yayılmış üniversitelerin bir kısmını kapatarak, bu alanları sanayiye ara eleman yetiştiren ve hizmet sektörüne yönelik mesleki eğitim merkezlerine dönüştürmelidir.
Belki aykırı gelebilir ama ben eğitimde yetkili bir kişi olsam; sosyal zekâ gerektiren bölümlerin sayısını azaltır, üniversiteleri matematik zekâsının ve uygulamalı eğitimin öne çıktığı programlarla yeniden yapılandırırdım.
















































