Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

NEDİR BU SOSYALİZM-2
(SSCB NİN EKONOMİK BÜYÜME YILLARI)

1917’deki Sosyalist devriminden sonra, Bolşevikler Sovyetler Kongresi’ni topladı ve Lenin başkanlığında Halk Komiserleri Konseyi’ni (Sovnarkom) kurdu. Sonrasında ise bir önceki yazımda belirttiğim gibi tüm toplumun eşitlik ve özgürlüğünü sağlayacak mutlu edebilecek adımları atmaya başladı. Aynen Osmanlı gibi, Çarlık Rusya’sından kalan çökmüş bir devleti bu ilkelere göre kurmak, başta ise Ekonomik sorunları çözmek dünyanın en zor işlerindendi?
SSCB’nin 1922’de kurulmasından sonra, yüzölçümü açısından dünyanın en büyük ülkesi idi ve nüfus açısından ise, 1920’lerde yaklaşık 140 milyon bir nüfusa sahipti ve bu da onu dünyanın en kalabalık ülkelerinden biri yapıyordu.


Burada da temel sorun bu kadar büyük bir ülkede milyonlarca insanın ihtiyaçlarının demokratik merkeziyetçilikle doğru tespit edilebilmesi idi. Bugünkü teknolojisi gelişmiş kitle iletişim araçlarının olmadığı bu dönemde en büyük zorluğun büyük halk kitlesinin ihtiyaçlarının tespit edilip, üretimin buna göre planlanması olduğu açıkça ortadadır.
İşte böyle bir ortamda Sosyalistler, sabit rakamlarla, milli gelirde beş yıllık planlar, sanayileşme ve kolektivizasyon politikalarıyla birlikte 1927-38 yıları arasında ülkenin Gayri Safi Milli Hasılasını (GSMH) büyük yıllık %10-12 civarında artırmıştır. 1928-1980 yılları arasında ise SSCB’nin GSMH’si yaklaşık 10 kat artmıştır. ABD ise aynı dönemde 7 katlık bir artış sağlamıştır.
Sosyalist yönetim ülkede yoksulluğa son büyük ölçüde vermiştir. Tam bir feodal devlet olan Çarlık Rusya’sı, dünya üretiminin, sadece yüzde 2,5’ine sahipken, Devrim yönetimi, 2. Dünya Savaşı’nda en büyük tahribatı yaşamasına rağmen, sanayi üretim hacmi açısından ve daha da birçok konuda SSCB’yi, ABD’nin ardından dünyanın 2. haline getirmiştir. Eğitim ve sağlık tamamen bedava yapılıp, ülkede okuma yazma oranı yüzde 100’lere çıkmışken her 100 bin kişiye düşen doktor sayısı ABD’den yüzde 12 fazla hale gelmiştir. Birçok alanda dünya birincisi olduğu, spor ve kültür alanındaki başarıları da herkesin malumudur.

Tüm bu başarılar ise, kapitalizmin aksine, halkın tüketiminden kısarak sürdürmek zorunda kaldığı silahlanma ve uzay yarışına rağmen gerçekleştirilmiştir.
Ancak, 1937-1940 yılları arasında ülkenin büyüme ora n %2-3’e düştü1. Bu düşüş, II. Dünya Savaşı hazırlıkları ve Stalin’in siyasi tasfiyeleri gibi iç faktörlere bağlanmaktadır1.
Bilindiği gibi Nazi Almanya’sı Sovyetler Birliği’ne 22 Haziran 1941’de Barbarossa Harekâtı ile saldırmıştır. SSCB aynen 1812 de Napolyon ordusuna yaptığı gibi, Nazi ordusunu da üstelik kış şartlarında ve sürekli saldırılarla ülkenin içlerine kadar çekmiştir. Sonrasında ise 1943 yılının sonu itibarıyla saldırıya geçerek Alman birliklerini Ukrayna’nın büyük bir bölümünden, Rusya’dan ve Doğu Bel Arus’tan neredeyse tamamen çıkarmıştır. Sovyetler Birliği ve Batılı güçlerin 1945’te Almanya’yı istilasıyla Berlin’e sıkışan Hitler ve eşi Eva Braun’un 30 Nisan 1945’te intihar etmesi sonrasında 8 Mayıs 1945’te Nazilerin koşulsuz teslimiyeti kabul etmesiyle Avrupa’da savaş sona ermiştir. SSCB bu yaptıklarıyla Nazi Almanya’sının yenilmesinde büyük bir paya sahip olmuştur.
Ancak bu savaşta yaklaşık 20-27 milyon sivil-asker vatandaşını kaybetmiştir. Bu rakam 2.Dünya Savaşı insan kayıplarının yaklaşık üçte birini oluşturmaktadır. Ayrıca, Savaş sırasında SSCB’nin batı bölgelerinde büyük yıkım yaşanmış ve Sanayi tesisleri, tarım alanları ve altyapı büyük ölçüde tahrip olmuştur.
II. Dünya Savaşı’nın ardından Sovyetler Birliği, Doğu Avrupa’da etkisini artırdı ve komünist partilerin güç kazandığı Polonya, Doğu Almanya, Çekoslovakya, Macaristan, Romanya ve Bulgaristan gibi ülkelerde sosyalist hükümetlerin kurulmasına destek vermiştir.
Son olarak bizzat gittiğim Gürcistan’ın Göri beldesindeki Stalin Müzesinde resimleri çok miktarda bulunan ve görevlilerin hala ağlayarak anlattığı gibi Oğlu savaşta Almanlara esir düşen ,Stalin’in yapılan takas teklifini bir Feldmareşali sıradan bir askerle takas etmem demesi sonucu oğlunun öldürülmesini de bu bölümün sonuna eklemek isterim.