Hizmet Çağı: Kuşadası’nda Bir Distopya Hikâyesi

Kuşadası’nda yaşamak büyük bir ayrıcalık… Tabii, inşaat seslerini sabahın köründe hemde tatil gününde uyanma alarmı olarak kabul ediyorsanız! Çünkü burası modern çağın ötesinde, hizmet çağının engin derinliklerinde bir şehir.

Gazetecilik zor zanaat… Hele bir de gerçeğin peşinden gitmeye çalışıyorsanız! Sabahın erken saatlerinde Kuşadası’ndan çıkış, İzmir’i geç, Manisa’ya var. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in programını takip etmek için yol alıyoruz. Kalabalığın içinde notlar tutuluyor, kareler çekiliyor, mesleğin hakkı veriliyor. Yorulduk ama içimiz rahat, çünkü yarın pazar. Dinleniriz değil mi?

Saat sabahın en sessiz anı… Kuşadası’na dönüş. Gecenin zifirinde yeni yapılan binaların önündeki asfalt konforunu hissediyoruz. “Ne güzel yollar yapılmış!” diye düşünürken bir bakıyoruz ki, Efes Evleri’nin bozuk yollarına dalmışız. Bir anda servetten sefaletin içine düşen bir roman kahramanı gibi…

Ama asıl şok birazdan gelecekmiş. Henüz uykunun derinliklerine dalamadan çivi çekiç keser sesleriyle uyanıyoruz! Evet, inşaatlar tam gaz devam ediyor. Hem’de tatil gününde Ama ne tabela var ne de izin belgesini göreceğimiz levha. Şikayet etmek istesek kimi kime şikayet edeceğiz belli değil.

“Tamam,” diyoruz, “en azından bir duş alıp kendimize gelelim.” Ama büyük bir hata yapıyoruz. Çünkü burası Kuşadası Karaova mahallesi! Burada belediye su şebekesi diye bir lüksümüz yok. Özgür Özel’in Manisa ziyaretini takip ederken su taşıma görevimizi ihmal etmişiz!
Ve sahnenin finali: Yorgunluktan bitap düşmüş bir gazeteci, arabasına takılı romörkla su taşırken… İşte Kuşadası’nda hizmet çağında yaşamak tam da böyle bir şey!

Bu moral bozukluğunda Sayın Özgür Özel’in Manisa ziyaretini ancak haberleştirebildik. Malum, gazetecilik hizmet çağında ayakta kalma mücadelesi vermekle eşdeğer. Kusura bakmayın Egeden Medya Haber okurları, biz su taşıyıp inşaat çivileriyle senfonik sabahlara uyanırken, haber takibine biraz ara vermek zorunda kalıyoruz!















































