MENDERES’TE KAYBEDENİN SUÇU CHP’NİN Mİ?

Sosyal medyada bir algı operasyonu yürütülüyor: “Menderes’i CHP yüzünden kaybettik!”
Peki, gerçekten öyle mi?
Menderes’te bugün yaşanan başkanvekilliği seçiminin ardından sosyal medyada ilginç bir kampanya başladı.
Bir taraftan “Kılıçdaroğlu’nun eseri” deniliyor, diğer taraftan “Menderes’i CHP yüzünden kaybettik” söylemi dolaşıma sokuluyor.
Sonra da CHP hedef gösteriliyor.
Ama biraz durup meclis aritmetiğine bakmak gerekiyor.
Çünkü siyasette rakamların duygusu olmaz.
Kim kaç meclis üyesine sahip?
CHP’nin sandalye sayısı belli.
Yeni Parti’nin sandalye sayısı belli.
İYİ Parti’nin belli.
AK Parti’nin belli.
MHP’nin belli.
O halde bir başkanvekilliği seçimine girerken yapılacak ilk iş, bu aritmetiği doğru okumaktır.
Kim kiminle anlaşacak?
Kaç oy gerekiyor?
Hangi adayın kazanma ihtimali var?
Bunları hesaplamak siyasetçinin görevidir.
Hesap yapılamadıysa, bunun kabahati neden CHP oluyor?
AYRILDINIZ KARDEŞİM!
Burada unutulan çok basit bir gerçek var:
Yeni Parti artık CHP değil.
CHP de Yeni Parti değil.
Ayrıldınız.
Yeni bir siyasi yapı kurdunuz.
Kendi siyasi geleceğinizi kendiniz belirleyeceksiniz.
Kendi adayınızı çıkaracaksınız.
Kendi grubunuzu yöneteceksiniz.
Kendi ittifakınızı kuracaksınız.
CHP ile anlaşmak istiyorsanız oturur konuşursunuz.
Asgari müştereklerde buluşursunuz.
İttifak yaparsınız.
Anlaşamıyorsanız da kendi yolunuza gidersiniz.
Ama seçim kaybedildiğinde dönüp:
“CHP bize destek vermedi.”
demek ne kadar doğru?
O zaman yarın İYİ Parti’ye de sorun:
“Niye bizi desteklemediniz?”
MHP’ye de sorun:
“Niye bizimle anlaşmadınız?”
AK Parti’ye zaten sormayın; karşınızdaki rakip parti o!
Siyaset böyle bir şey değildir.
CHP’DEN NE GELDİ?
Üstelik ortada CHP tarafından yürütülen bir saldırı kampanyası da yok.
CHP cephesinden çıkan temel yaklaşım son derece açık:
“Ayrıldınız. Artık başka bir partisiniz.”
Hatta “Ayrılmasaydınız, kaybetmeseydiniz” şeklinde sitemler de geldi.
Peki bunu neden görmezden gelip sosyal medyada bütün faturayı CHP’ye kesiyorsunuz?
Asıl mesele burada.
Çünkü sosyal medyada bazı Yeni Parti taraftarları tarafından sürekli aynı söylem tekrarlanıyor:
“CHP yüzünden kaybettik.”
“Kılıçdaroğlu yüzünden oldu.”
“CHP destek vermedi.”
Bu söylemler tekrarlandıkça sanki Menderes’teki seçim CHP ile Yeni Parti arasında yapılmış gibi bir algı oluşturuluyor.
Oysa ortada bir belediye meclisi var.
Üyeler var.
Sandalye sayıları var.
Oylar var.
Ve bunların tamamı herkesin önünde.
RAKAMLAR YALAN SÖYLEMEZ
Siyasette sosyal medya gürültüsünden önce matematiğe bakılır.
Elinizdeki sandalye sayısı belliyse, kazanmak için hangi desteğe ihtiyacınız olduğunu da bilirsiniz.
Dolayısıyla siyasi bir parti, başkanvekilliği seçimine hazırlanırken bütün ihtimalleri hesaplamak zorundadır.
Anlaşma yapamıyorsanız bunun siyasi sonucunu da göze alırsınız.
Ama anlaşamamanın faturasını, sizinle aynı partide olmayan bir başka siyasi yapıya kesemezsiniz.
Hele hele bunu sosyal medya üzerinden bir algı kampanyasına dönüştürmek hiç doğru değildir.
Yeni Parti kendi yolunu seçmiştir.
Saygı duyalım.
Ama o yolun siyasi sorumluluğunu da kendisi taşısın.
CHP’nin de kendi siyasi sorumluluğu var.
AK Parti’nin de var.
MHP’nin de var.
İYİ Parti’nin de var.
Yeni Parti’nin de var.
Herkes kendi kararının hesabını vermeli.
NEYİN HOPLAMASI BU?
Sosyal medyada bazı taraftarların hoplayıp zıplamasına da gerçekten anlam vermek zor.
Neyin hoplaması?
Neyin karalaması?
Siz başka bir partisiniz.
Kendi siyasi geleceğinizi kendiniz kuracaksınız.
CHP sizin eski partiniz olabilir.
Ama bugün artık ayrı bir siyasi partidir.
O halde CHP’nin her başarısızlığınızın, her anlaşmazlığınızın, her kaybınızın sorumlusu ilan edilmesinin mantığı nedir?
Yarın başka bir belediyede kaybederseniz yine CHP mi suçlanacak?
Bir sonraki seçimde oyunuz düşerse yine Kılıçdaroğlu mu sorumlu olacak?
Bu siyaset değil.
Bu, sorumluluktan kaçma alışkanlığıdır.
Menderes’te bugün yaşanan olaydan çıkarılması gereken ders çok daha basit:
Siyasette ayrılabilirsiniz. Yeni parti kurabilirsiniz. Kendi yolunuzu çizebilirsiniz.
Ama kendi yolunuza çıktıktan sonra, attığınız her adımın hesabını da kendiniz vereceksiniz.
CHP’yi suçlayarak siyasi gelecek kurulmaz.
Kılıçdaroğlu’nu hedef göstererek sandalye sayınız artmaz.
Sosyal medyada algı oluşturarak meclis aritmetiği değişmez.
Rakamlar ortada.
Kim kaç kişi?
Kim kiminle anlaşamadı?
Kim hangi adımı attı?
Kim hangi ittifakı kuramadı?
Bunların cevabı belli.
O halde artık sosyal medyada suçlu aramak yerine, aynaya bakma zamanı.
Çünkü Menderes’i bugün CHP kaybetmedi.
Bir siyasi yarışta hangi taraf ne kadar oy aldıysa, sonuç da ona göre çıktı.
Yeni bir siyasi partiyseniz, yeni bir siyasi sorumluluğunuz da vardır.
Bunu kabul etmek, siyasi olgunluğun ilk şartıdır.
















































