CHP Örgütü, Titreyin ve Kendinize Gelin!

Uzun zamandır belliydi. “Geliyor gelmekte olan” diyerek bağıra bağıra geldi; Ekrem İmamoğlu için gözaltı kararı çıktı. Bu sürecin sonunda siyasi yasak, kayyum atanması ve hatta tutuklama gibi sonuçlarla karşılaşabiliriz.
Salı günü İstanbul Üniversitesi’nin, Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptaline ilişkin kararı henüz İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na ulaşmadan, savcılık harekete geçti. Daha güneş doğmadan yüzlerce güvenlik görevlisiyle gözaltı işlemi uygulandı. Üstelik bu karar sonrası gözaltına alınan Ekrem İmamoğlu, sağlık kontrolünden geçirilmeden doğrudan Vatan Caddesi’ndeki emniyet binasına götürüldü. Ceza Muhakemesi Kanunu’na ve hukuka aykırı olan bu uygulama, ülkemizde insan haklarının ne kadar kötü bir durumda olduğunu gözler önüne serdi.
16 milyonluk nüfusuyla pek çok ülkeden büyük bir şehrin belediye başkanına böyle bir muamele yapılıyorsa, sıradan vatandaşlara nasıl davranıldığını tahmin etmek zor değil. Aklı başında olan, ülkesini seven ve gelecek nesillere demokratik bir sistem bırakmak isteyen herkesin bu sürece karşı çıkması gerekiyor. Başta CHP olmak üzere tüm muhalefet ve duyarlı yurttaşlar, Ekrem İmamoğlu’nun yanında durmalı ve demokrasiye sahip çıkmalıdır.
CHP Aydın Örgütü Sınıfta Kaldı
Gözaltı kararının ardından CHP Genel Merkezi, bir dizi eylem planı oluşturdu. Bunlardan biri, eş zamanlı olarak tüm teşkilatlarda basın açıklaması yapılmasıydı. CHP Aydın İl Başkanlığı da bu çerçevede parti binası önünde bir açıklama gerçekleştirdi. Ancak, “Bir basın açıklaması ne kadar kötü yapılabilir?” sorusunun cevabı bu organizasyon oldu.
Öncelikle basın açıklamasının yeri yanlıştı. Önce belirlenen, sonra değiştirilen kürsü yerleştirme hatalarıyla doluydu. Açıklama öncesi çalan müzikler iyiydi fakat herhangi bir anons yapılmadan İl Başkanı Hikmet Saatçi’nin konuşmaya başlaması garipti. Konuşma bittikten sonra da yine anons yapılmadan insanların dağılması, organizasyonun ne denli başarısız olduğunu gösterdi. Kısacası, CHP Aydın örgütü bu süreçte sınıfta kaldı ve büyük bir hayal kırıklığı yarattı.
Keşke toplumun harekete geçmesini sağlayacak etkili bir isim açıklamayı yapsaydı.
Keşke kalabalık bir grup Atatürk Kent Meydanı’na yürüyerek süreci daha görünür kılsaydı.
Keşke daha iyi organize olup daha geniş bir katılımla ses yükseltilebilseydi.
Keşke CHP’li Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ve ekibi bizzat katılım sağlasaydı.
Keşke basın bildirisini daha etkili bir isim okusaydı.
Keşke gençlik kolları sürece daha aktif bir şekilde dahil olsaydı.
Ama ne yazık ki bunların hiçbiri olmadı.

CHP Örgütü Titremeli ve Kendine Gelmeli!
Uzun zamandır bu konuyu dile getiriyoruz. Yerel örgütler demokratik yollarla belirlenmez, birileri örgütü dizayn ederek siyasi tahakküm kurarsa, teşkilatlar yetkinlikten uzak olur ve geniş halk kitlelerini harekete geçiremez. Artık CHP örgütlerinin silkelenip kendine gelme zamanı geldi.
CHP bu süreçten güçlenerek çıkacaktır. Ekrem İmamoğlu’na ve diğer mağdurlara karşı yürütülen yargı süreci, açıkça bir yargı darbesidir. Bu darbenin, 15 Temmuz kalkışmasından hiçbir farkı yoktur. Unutulmamalıdır ki adalet bir gün herkese gerekecektir. Tarihte benzer örnekler çoktur; bir zamanlar hukuku çiğneyen savcılar, şimdi başka ülkelerde sürgün hayatı yaşamaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti, bu tür badireleri atlatarak yoluna devam edecek, halkın birlik ve beraberliğiyle sonsuza kadar yaşayacaktır.
“Adalet güzeldir; fakat devlet büyüklerinde olursa daha güzeldir.”
— Hadis-i Şerif













































