1 MAYIS’TA SADECE EMEK DEĞİL, GERÇEK MUHALEFET DE MEYDANLARDAYDI!

İzmir ve Aydın’da Sol’un Gövde Gösterisi, Ana Muhalefetin Sessizliği

Türkiye 1 Mayıs 2025’te yalnızca bir bayramı değil, aynı zamanda siyasal pozisyonların sınavını yaşadı. Emekçilerin birlik ve dayanışma gününde meydanlara inen binlerce insan, kimin gerçekten halktan yana olduğunu; kimin ise ekranlardan muhalefet yapıp alanlarda görünmediğini açıkça ortaya koydu. Özellikle İzmir ve Aydın gibi ilerici gelenekleri güçlü iki şehirde Türk solunun sahadaki hakimiyeti, göz ardı edilemeyecek kadar netti.

İzmir’de Gündoğdu Alanı doldu taştı. Sosyalist partiler, emek örgütleri ve bağımsız oluşumlar sabahın erken saatlerinden itibaren kortejlerini oluşturdu. TKP, TİP, EMEP, SOL Parti, DİSK, KESK, Halkevleri ve gençlik örgütleri yalnızca slogan atmadı; krize, yoksulluğa, güvencesizliğe ve baskıcı düzene karşı politik duruşlarını meydanlara kazıdı. Kalabalığın çokluğu değil, örgütlülüğün disiplini dikkat çekiciydi. Ve evet, bu kalabalığın arasında CHP neredeyse yoktu.

Aydın’da da benzer bir tablo vardı. Kuşkusuz ki bu yılki 1 Mayıs, Aydın için de alışılmışın dışında bir dinamizm taşıyordu. Kent merkezinde yapılan yürüyüşün dışında, sosyalist partilerin ve sendikaların ayrı bir kutlama etkinliği yapıp, sınırlı kitlesel katılımı dikkat çekerken, CHP yine arka plandaydı. Oysa Aydın, sosyal demokrat gelenekle özdeşleşmiş bir şehir. Ancak ne il örgütü ne de yerel yöneticiler bu alanda kendini hissettirebildi. Bu durum, Aydın’daki CHP tabanı içinde de sorgulamalara yol açmış durumda.

Meydanların fotoğrafı, siyasetin röntgenidir. Ve bu 1 Mayıs, o röntgende bir kırılmayı gösterdi. Ana muhalefet partisi CHP, seçmenin zihninde giderek “seyirci” konumuna yerleşiyor. Meydanlara inmeyen, halkın nabzını tutamayan, emekçinin yanında görünmeyen bir yapı; iktidara talip olamaz. Aksine bu boşluğu dolduran sol güçler, artık sadece eleştiren değil, alternatif kuran bir çizgiye doğru ilerliyor.

Bu 1 Mayıs’ta ne oldu?

– Sol, parçalı görüntüsüne rağmen örgütlü refleks gösterdi.
– Meydanlarda somut, net ve sınıfsal talepler dile getirildi.
– Gençler, kadınlar, işçiler ve emekliler birlikte yürüdü.
– İzmir ve Aydın gibi kentlerde solun kökleri yeniden suyla buluştu.

Ve ne olmadı?

– Ana muhalefet o köklere dokunamadı.
– CHP’nin alanlarda bir liderlik, sahiplenme, yönlendirme iddiası görünmedi.
– Sosyal demokrasi, sermaye ile emek arasında sıkıştığı yerde sustu.

Sonuç?

1 Mayıs 2025, yalnızca bir emek kutlaması değil; muhalefetin gerçek gücünün kimde olduğunu gösteren tarihsel bir gündü. Türkiye’de sol, meydanlara yalnızca pankart değil; siyasal irade ve gelecek vizyonu da taşıdı. Ve bu vizyon, krizlerle boğulan ülke için artık sadece seçenek değil, zorunluluk haline gelmeye başladı.