Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

Bu Eller Boşuna Nasır Tutmadı

1 Mayıs, yalnızca bir gün değil… Çatlamış avuçların, susturulmuş seslerin ve bastırılmış öfkenin yeniden dile geldiği gündür.

Bugün .

Ama benim için takvimde kırmızıyla işaretlenmiş bir gün değil sadece.
Benim için çocukluğumun sabah ayazıdır 1 Mayıs…
Babamın gün doğmadan evden çıkarken yüzüme bakıp “uyu kızım” dediği o yorgun sestir.
Ben emeği kitaplardan öğrenmedim.
Emeği, annemin çatlayan ellerinde gördüm.
Emeği, akşam eve gelen yorgunlukta, sofraya konan eksik tabakta, “idare ederiz” denilen hayatlarda öğrendim.
O yüzden 1 Mayıs benim için bir “kutlama” değil.
Bir hesaplaşma.
Bugün meydanlarda yükselen her sloganın içinde biraz çocukluk var.
Biraz yarım kalmış hayaller, biraz bastırılmış öfke…
Çünkü bu ülkede çalışmak yetmiyor.
Çalışmak artık sadece yorulmak demek.
Sabahın köründe yola çıkanlar, akşam karanlığında dönenler…
Ay sonunu değil, ay ortasını bile getiremeyenler…
Çalıştıkça fakirleşen bir düzenin içinde nefes almaya çalışanlar…
Söyleyin bana, bu hangi adalet?
Birileri “ekonomi büyüyor” diyor.
Ben o büyümeyi pazarda göremiyorum.
Ben o büyümeyi faturada göremiyorum.
Ben o büyümeyi, cebimdeki paranın her gün biraz daha eksilmesinde görüyorum.
Ve en acısı ne biliyor musunuz?
İnsanın emeğine yabancılaşması.
Yaptığın işin seni yaşatmaması…
Ürettiğin şeyin sana dönmemesi…
Ve en sonunda insanın kendi hayatına seyirci kalması…
İşte 1 Mayıs tam burada başlıyor.
Bir günlüğüne değil…
Bir bilinç olarak.
Çünkü biz bu hayatı “idare etmek” için gelmedik.
Biz bu hayatı yaşamak için buradayız.
Ve kimse kusura bakmasın…
Bu düzen, bize susmayı öğretti belki ama unutmayı öğretemedi.
Biz unutmadık.
O madenlerde göçük altında kalanları…
O şantiyelerde düşüp gidenleri…
Sigortasız, güvencesiz, isimsiz çalışanları…
Biz unutmadık.
Çünkü biz de o hikâyenin içindeyiz.
Ben Serap Başel…
Emeğin içinden gelen bir kadınım.
Yazdığım her kelimenin arkasında bir alın teri, bir tanıklık var.
O yüzden bugün sadece yazmıyorum…
İçimden geçenleri haykırıyorum:
Bu eller boşuna nasır tutmadı!
Bu hayat bu kadar ucuz değil!
Ve eğer bir gün gerçekten “bayram” olacaksa 1 Mayıs…
O gün, kimsenin emeği sömürülmediğinde olacak.
O gün, çocuklar “idare ederiz” cümlesini öğrenmeden büyüdüğünde olacak.
O güne kadar…
1 Mayıs, bizim için kutlama değil…
Mücadeledir.

Serap Başel