SUYUN YETİŞEMEDİĞİ YER

Ben bir Alevi kadınıyım. İnancımla, yolumla, sevgimle ve bilerek seçtiğim kimliğimle yaşıyorum. Bu kimlik benim sadece doğduğumdan getirdiğim bir aidiyet değil; emekle, bilinçle, sevgiyle yoğurduğum bir yaşam biçimi.
Muharrem ayındayız. Biz Aleviler için bu, yalnızca oruç tutmak, yalnızca matem değil. Kerbela’da susuz bırakılan Hüseyin’i ve yoldaşlarını anlamak demek. Zulme karşı direnmek, adaletsizliğe boyun eğmemek demek. O yüzden bu günlerde oruç tutmak, lokma paylaşmak, suyun kıymetini yürekte hissetmek… Bunların hepsi benim için bir ibadet olduğu kadar, bir insanlık sınavıdır.

Kuşadası Cemevi’nde, kadın kollarında olup, hizmet etmek bana tarifsiz bir mutluluk veriyor. Çünkü burası, sadece inancımı yaşadığım yer değil; dostluğun, paylaşmanın, dayanışmanın ve insan olmanın gerçek anlamını bulduğum yer. Lokmaların pay edildiği, gönüllerin birleştiği, duaların semaha karıştığı bir yer.

Ama bu günlerde başka bir acı daha taşırım yüreğimde. Çünkü bilirim ki bizim yasımız sadece Kerbela ile sınırlı değildir. Memleketim Sivas’ta, Madımak’ta yanan canlarımızın acısı da bu matem günlerinde yeniden kanar içimizde.

2 Temmuz 1993… İnsanın insanı nasıl yakabileceğine aklım ermez. Düşünene, yazana, söyleyene, türkü yakana, ozana, kadına, erkeğe, çocuğa… İnsanlara… Ateşin nasıl reva görüldüğünü hâlâ anlamıyorum, anlamak da istemiyorum. Ama unutmuyorum. Unutmak, yeniden yanmak demektir.
Kerbela’da su verilmedi. Sivas’ta ateşle üstümüze kapılar kapatıldı. Ama ne Kerbela bizi susuz bırakabildi, ne Madımak bizi kül edebildi. Çünkü biz; inancımızdan, sevgimizden, insanlığımızdan vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz.

Ben bugün Cemevinde lokma dağıtırken, su ikram ederken, bir taraftan da şunu haykırıyorum içimden: Bu yol insanlık yoludur. Biz bu yolu, aşk ile, sevgi ile, hak ile yürürüz. Zulmünüz karşısında eğilmeyiz, korkmayız ve susmayız.
Çünkü biz biliriz:
“Bir olalım, iri olalım, diri olalım.”
Suyun yetişemediği yerde, biz birbirimize umut oluruz. Birlik oluruz. Ve bu umut, bu sevgi, bu inanç… Asla yanmaz, asla tükenmez.
















































