Kuşadası’nda Aşure Bereketi: 12 Kazanda Kaynayan Birlik ve Dayanışma

Kuşadası Cemevi, Muharrem ayının kutsiyetini ve Alevi-Bektaşi geleneğinin bin yıllık kardeşlik çağrısını, bu yıl da 12 kazan aşureyle taçlandırdı. İsmail Cem Meydanı’nda gerçekleştirilen etkinlikte yaklaşık 6.500 kişiye aşure ikram edildi. Aşurenin hazırlanmasından dağıtımına kadar her aşaması, Kuşadası Cemevi Kadın Kolları’nın özverili emeğiyle şekillendi.
Sabahın erken saatlerinde kazanlar dualarla kaynamaya başladı. Her bir kazanda sadece buğday, nohut, kuru fasulye ya da şeker değil; inanç, sabır ve paylaşmanın derin manası pişti. Ortaya çıkan aşure, sadece bir tatlı değil; tarihsel bir belleğin, toplumsal dayanışmanın ve inançla yoğrulmuş sevginin simgesi oldu.

Kuşadası Cemevi Başkanı Erdal Kılınç, yaptığı açıklamada aşure geleneğinin sadece bir ikram değil, aynı zamanda insanları birleştiren, ötekileştirmeyen bir kültürel miras olduğuna dikkat çekti. Kılınç, katkı sunan herkese teşekkür ederek, “Bu sofrada inanç var, emek var, birlik var. Aşuremiz bir tat değil; birliğimizin, dirliğimizin nişanesidir,” ifadelerini kullandı.

İsmail Cem Meydanı’nda kazanlardan yükselen buhurlar, geçmişten bugüne uzanan kardeşlik duygusunu Kuşadası semalarına taşıdı. Aşure kazanlarında kaynayan her lokma, ortak acıların ve umutların mayasıyla pişmişti.

Bu etkinlik, bir kez daha gösterdi ki; ne zaman bir araya gelsek, bir tas aşurede bile çok şeyi paylaşabiliyoruz. Ve Kuşadası, bu paylaşımın en güzel örneklerinden birini sergileyerek, birlik sofralarını herkese açtı.














































