Adliyede Gördüm: Karar Var… Yıkım Yok!

Rahmi Dilligil yazdı: Kuşadası’nda yıkım kararı alınan Unique Otel içindeki Lucky Beach için, işgal edip, Deniz’e iskele ve güneşlenme terası yaptığı yarlerin yıkım kararı olduğu halde 5 yıldır yıkım yapılmadı. “Soruyorum: Bu gecikmenin sorumlusu kim?” Bu işyerinin perde arkasında kimler var?
Ben …
Sahnede çok oyun gördüm. Ama bazı oyunlar var ki, perde arkasında oynanıyor… Ve sahnesi adliyeler oluyor.
Geçtiğimiz gün Kuşadası Adliyesi’ndeydim.
Kuşadası’nın görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Ömer Günel’in görevini kötüye kullanmaktan yargılandığı davayı izlemek, ama aslında bir sistemin nasıl işlediğini görmek için.
Dosya açık.
Suçlama net: “Görevi kötüye kullanma.”
Sanık kim?
Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel.
Konu ne?
Unigue otel içerisinde faaliyet gösteren Lucky Beach adlı işletmeye ait güneşlenme terası ve iskele…
Bu yer hakkında yıkım kararı alınmış.
Altını çiziyorum:
Yıkım kararı VAR.

Ama ne yok biliyor musunuz?
Yıkım yok!
Yıllar geçmiş…
Bir, iki değil…
Tam beş yıl!
Peki bu süreçte ne olmuş?
O dönemin Fen İşleri Müdürü Fatma Çanakçı çıkmış demiş ki:
“Ben denizden girer, yıkarım.”

Çünkü yer öyle bir yerde ki…
Karadan değil, denizden müdahale gerekiyor.
Ne olmuş sonra? “Ben burayı Denizden girer yıkarım” diyen, vekil Fenişleri müdürü ilk haftada
Görevden alınmış…
Yerine gelen Fen işleri müdürü’de, yıkım kararını uygulamak yerine
“yazı yazmış.” nereye, kime neden?
Evet… yanlış duymadınız.
Beş yıl boyunca yazışma yapılmış.
Yıkım kararı olan bir yer…
Beş yıl boyunca sadece yazıyla idare edilmiş.
Ve o yer hâlâ duruyor.
Faaliyetine devam ediyor ve Fatma hanımdan sonra burayı yıkmaya kimse yanaşmamış…

Şimdi ben adliyede oturmuş bunları dinlerken kendime şunu sordum:
Bir kamu kararı uygulanmıyorsa…
Ve bu yıllarca sürüyorsa…
Sorumluluk kimde?
Kararı alan mı?
Uygulamayan mı?
Yoksa sadece o dönemde görev yapan bir kişi mi?
Mahkemeyi dikkatle izledim…
Dosyada anlatılanlar açık:
Yıkım kararı var.
Uygulama yok.
Bu kadar net.
Yeni bilirkişi isteniyor…
Dosya uzuyor…
Zaman geçiyor…
Ama o kaçak kamu yerine yapılan yapı hâlâ yerinde duruyor. Apaçık kamu yeri şahsi mal haline getirilmiş akarı’da birilerinin cebine giriyor.
Ben sanatçıyım…
Hayatım boyunca metin okudum.
Ama böylesine sade, böylesine sert bir metni az gördüm:
“Karar var. Uygulama yok.”
Şimdi soruyorum:
Beş yıl boyunca yıkılmayan bir yerin hesabı nasıl sorulacak?
Ve en önemlisi…
Bu gecikmenin sorumlusu kim?
Adliyeden çıktım…
Ama kafamdaki soru hâlâ içeride:
Yıkım kararı var…
Ama yıkım yok!

Görevi kötüye kullanmak suçundan yargılanan Belediye Başkanı Günel, başka bir dosyadan Rüşvet ve İrtikap suçlamasıyla halen cezaevinde tutuklu olduğu için, İçişleri bakanlığı kararıyla görevden uzaklaştırıldı.
Yeni Belediye Başkan vekili Tahsin Demirtaş bu duruma ilgi gösterirmi? Ön yargılı olmak istemiyorum ama bir söz vardır; “BANA ARKADAŞINI SÖYLE SANA KİM OLDUĞUNU SÖYLEYEYİM”
















































