Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

“İhanetin en acı tarafı, hiçbir zaman düşmanlardan değil, güvendiklerinizden gelmesidir.”
William Shakespeare

Gazeteci Hüseyin Asar yazısında bu sözü kullanmış. Galiba haklı.

Aydın ve ilçelerindeki bazı eğitim yöneticilerinin sanat alanındaki girişimlere yeterince destek verememesi, ne yazık ki önemli bir eksiklik olarak karşımıza çıkıyor.
İki yıl önce, Aydı’ndaki Mimar Sinan Okulu’nun değerli yöneticileri beni ve asistanlarımı öğrencilerle sanat çalışmaları yapmak üzere okullarına davet etti. Üç gün süren workshop boyunca yüzlerce öğrenciyle buluştuk. Ancak bu süreçte Milli Eğitim’den herhangi bir yöneticinin çalışmaları yerinde gözlemlememiş olması, bu tür etkinliklere verilen kurumsal desteğin artırılması gerektiğini düşündürdü.
Ardından, büyük şehirlerde başarıyla uyguladığımız bir projeyi Aydın’da da hayata geçirmek istedik. Okullar arası tiyatro gösterimleri düzenlenmesini ve edebiyat öğretmenlerinin de sürece dahil edilmesini önerdik. Bunun için resmi dilekçeler verdik. Ancak iki yıl boyunca herhangi bir geri dönüş alamadık.
Bu yıl da farklı bir girişimde bulunduk. Çocuklarımız için müfredata uygun, Türkçe hazırlanmış, temizlik ve obezite gibi toplumsal konuları işleyen iki tiyatro oyunu sahnelemek istedik. Bunun için Kuşadası Kaymakamlığı ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile görüştük. Talebimiz son derece mütevazıydı: Sadece oyunları sergileyebileceğimiz bir salon.
Ne yazık ki sonuç yine beklentilerimizi karşılamadı.
Yaklaşık bir buçuk ay sonra gelen cevapta, kamuya ait salonları kullanabilmek için ihale sürecine girip kiralama yapmamız gerektiği bildirildi.
Bu noktada şu soruları sormadan edemiyoruz:
Biz bir ticari işletme miyiz, yoksa çocuklara kültür ve sanat ulaştırmaya çalışan eğitim gönüllüleri mi?
Eğitim kurumlarının önceliği, çocukların kültürel gelişimine katkı sağlayacak çalışmaları desteklemek değil midir?
Türkiye’de çocukların tiyatro ile tanışmasını istemek, sanatın eğitim içindeki yerini güçlendirmeye çalışmak bu kadar zor olmamalı.
Yetkililerin bu tür girişimlere daha açık ve destekleyici yaklaşmasının, hem öğrencilerimiz hem de eğitim hayatımız adına önemli kazanımlar sağlayacağına inanıyorum. Hüseyin Asar’ın dikkat çektiği sorunlara ben de bu vesileyle küçük bir katkı sunmak istedim. Çünkü sanatın olmadığı yerde sadece sahneler değil, çocukların hayal güçleri de kararmaya başlar.