Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

Biz Ne Diyoruz, Neyi Savunuyoruz?

Alevilik yalnızca bir inanç değildir; aynı zamanda insanı merkeze alan bir yaşam felsefesi, eşitliğin, özgürlüğün ve adaletin yoludur. Bu yol bize, zalimin karşısında dimdik durmayı, mazlumun yanında olmayı, insanı insan olduğu için sevmeyi öğretmiştir.

Bugün Alevi değerlerinden söz etmek, aynı zamanda laikliği, eşit yurttaşlığı, dayanışmayı, doğayı ve adaleti savunmaktır. Çünkü bu değerler birbirinden ayrı değil, aynı hakikat yolunun parçalarıdır.
Laiklik, Aleviler için bir tercih değil, özgürce var olabilmenin güvencesidir. Laik bir devlet; hiçbir inancı üstün görmeyen, hiçbir yurttaşı kimliğinden dolayı ayrımcılığa uğratmayan devlettir. Devletin görevi, tüm yurttaşlarına eşit davranmak, vicdan özgürlüğünü korumak ve hukukun üstünlüğünü sağlamaktır.
Eşit yurttaşlık ise sadece anayasal bir ilke değildir; insan onurunun gereğidir. Bir ülkede insanlar inançları, mezhepleri, kimlikleri ya da düşünceleri nedeniyle farklı muamele görüyorsa, orada gerçek demokrasiden ve gerçek adaletten söz etmek mümkün değildir. Biz, ayrıcalık değil eşitlik istiyoruz. Lütuf değil, hak istiyoruz.
Alevi öğretisi bize şunu söyler: “Haksızlık karşısında susan, haksızlığa ortak olur.” Bu nedenle nerede bir zulüm varsa, kim mağdur ediliyorsa, onun sesi olmak insanlık görevidir. Adalet, sadece bize gerektiğinde savunulacak bir değer değildir; herkes için, her zaman savunulması gereken ortak vicdandır.
Dayanışma, Alevi toplumunun yüzyıllardır ayakta kalmasını sağlayan en büyük güç olmuştur. Bir lokmayı paylaşan, dara düşenin elinden tutan, acıyı da umudu da birlikte büyüten bir kültürden geliyoruz. Çünkü biliyoruz ki bireysel kurtuluş yoktur; birlikte güçlüyüz, birlikte varız.
Alevilik aynı zamanda doğayla barış içinde yaşamaktır. Toprağa, suya, ağaca ve tüm canlılara saygı duymaktır. Doğayı sömürülecek bir kaynak değil, korunması gereken ortak yaşam alanı olarak görmektir. Doğayı korumak, insanı ve geleceği korumaktır.
Bugün bizlere düşen görev; korkunun değil cesaretin, ayrımcılığın değil eşitliğin, nefretin değil kardeşliğin yanında olmaktır. Adaletin olmadığı yerde barış olmaz. Eşit yurttaşlığın olmadığı yerde demokrasi olmaz. Laikliğin olmadığı yerde özgürlük olmaz.
Biz, hiçbir çocuğun kimliğinden dolayı ötekileştirilmediği, hiçbir yurttaşın inancından dolayı dışlanmadığı, hiçbir insanın düşüncesinden dolayı susturulmadığı bir ülke istiyoruz.
Çünkü biliyoruz ki adalet bir gün herkese lazım olur. Eşitlik, yalnızca bir talep değil, birlikte yaşamanın temelidir. Laiklik ise ortak geleceğimizin en güçlü güvencesidir.
Gelin; Hacı Bektaş Veli’nin “Bir olalım, iri olalım, diri olalım.” çağrısını yalnızca sözde değil, yaşamın içinde büyütelim. Gelin; haksızlığa karşı birlikte ses olalım, adaleti birlikte savunalım, doğayı birlikte koruyalım ve eşit yurttaşlığın egemen olduğu demokratik bir geleceği birlikte kuralım.

Yolumuz; insanlık, vicdan ve adalet yoludur.

Aşk ile…