AYDIN ŞEHİR HASTANESİ GÜNLÜĞÜ (2)

Artıları ve Eksileri
Mehmet Gültekin
Kardeşimizin ani rahatsızlığı nedeniyle 19 Haziran’da başlayan hastane günlerim devam ediyor. Yaklaşık 23 gündür bir hasta yakını ve refakatçi olarak hem Kuşadası Devlet Hastanesi’nde hem de Aydın Şehir Hastanesi’nde yaşadıklarımı dikkatle gözlemleme fırsatı buldum.
İlk yazımda olumlu yönlere değinmiştim. Bu kez ise, iyileştirilmesi gerektiğini düşündüğüm bazı konuları kamuoyunun ve yetkililerin dikkatine sunmak istiyorum. Amacım eleştirmek değil; daha güvenli, daha sağlıklı ve daha erişilebilir bir sağlık hizmetine katkı sağlayabilmek.
Güvenlik zafiyeti göz ardı edilmemeli
Hem Kuşadası Devlet Hastanesi’nde hem de Aydın Şehir Hastanesi’nde dikkatimi çeken ortak sorunlardan biri güvenlik uygulamaları oldu.
Her gün binlerce insan el çantası, sırt çantası ve çeşitli poşetlerle hastanelere giriş yapıyor. Üstelik bu eşyalar hasta odalarına kadar çıkarılıyor. Ancak girişlerde ne dedektörle ne de elle herhangi bir kontrol yapıldığını göremedim.
Hastaneler, en güvenli olması gereken alanlardır. Kötü niyetli kişilerin kontrolsüz biçimde her türlü malzemeyi içeri sokabilme ihtimali bile üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir konudur.
Hijyen konusunda farklı uygulamalar düşündürüyor
19 Haziran’da Kuşadası Devlet Hastanesi’nde yoğun bakımda yatan kardeşimi yalnızca tek kullanımlık önlük, maske ve eldiven kullanarak kısa süreli ziyaret edebildim. Sağlık çalışanlarının da aynı hijyen kurallarına uyduğunu gördüm.
Aynı gün gece saatlerinde Aydın Şehir Hastanesi’nde anjiyo sonrası odasına birkaç kez girdim. Ancak bu kez bana herhangi bir koruyucu ekipman verilmedi. Görevli personelde de benzer bir uygulama göremedim.
Elbette her servisin kuralları farklı olabilir. Ancak hasta güvenliği söz konusu olduğunda hijyen standartlarının mümkün olduğunca yüksek tutulması gerektiğine inanıyorum. Hastane enfeksiyonlarının önlenmesi açısından bu konu önem taşıyor.
En büyük soru: Olası bir afette tahliye nasıl yapılacak?
Beni en fazla düşündüren konu ise deprem veya yangın gibi olağanüstü durumlarda hastanenin nasıl tahliye edileceği oldu.
Aydın Şehir Hastanesi, 1300 yatak kapasiteli ve 34 ameliyathanesi bulunan dev bir sağlık kompleksi. Gün içinde hastalar, refakatçiler, ziyaretçiler, sağlık çalışanları ve teknik personelle birlikte binlerce insan aynı anda binada bulunuyor.
Ancak katlar arasında normal şartlarda asansörler kullanılıyor. Hepimiz biliyoruz ki deprem ve yangın sırasında asansörler devre dışı kalacaktır.
Katlar arasında bulunan yangın merdivenlerinin böylesine büyük bir insan yoğunluğunu ne kadar kısa sürede tahliye edebileceği ise akıllarda soru işareti oluşturuyor.
Bu konuda yetkililerin zaman zaman kamuoyunu bilgilendirmesi, tatbikatların artırılması ve vatandaşların da olası acil durum planları hakkında bilinçlendirilmesi yararlı olacaktır.
Ulaşım ve ödeme sistemi de gözden geçirilmeli
Şehir merkezinin dışında bulunan hastaneye ulaşımın büyük ölçüde toplu taşımaya bağlı olması zaman zaman sıkıntı oluşturuyor.
Öte yandan hastane içerisindeki otomatlar ve kafeteryalarda yalnızca kartla ödeme yapılabilmesi de özellikle yanında kart bulunmayan vatandaşlar açısından önemli bir engel oluşturuyor.
Hastane dışında bulunan Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin Sağlık Kafe’sinde ve çevredeki marketlerde ise hem nakit hem de kart kullanılabiliyor.
Uzun süredir gündemde olan raylı sistem projesinin hayata geçirilmesi durumunda şehir ile hastane arasındaki ulaşımın önemli ölçüde rahatlayacağına inanıyorum.
Son söz…
Sağlık çalışanlarımız büyük bir özveriyle görev yapıyor. Bu yazıda dile getirdiğim hususlar onların emeğini gölgelemek için değil; sistemin daha güçlü hale gelmesine küçük de olsa katkı sunabilmek içindir.
Her zaman söylediğim gibi…
Ruh ve beden sağlığımızı koruyalım.
Çünkü en büyük zenginlik sağlıktır.
Hasta olmamak ve hastaneye düşmemek için elimizden gelen gayreti gösterelim.
Benden söylemesi…
















































