YENİ BİR EĞİTİM – ÖĞRETİM YILINA BAŞLARKEN: LAİK VE BİLİMSEL EĞİTİMİN ÖNEMİ

Köşe Yazısı
Erdal KILINÇ
Kuşadası Cemevi Başkanı
Yeni bir eğitim-öğretim yılına girerken hepimizin ortak bir kaygısı var: Çocuklarımızın geleceği.
Okullar açılırken yalnızca ders kitapları, kırtasiye ve okul ihtiyaçları konuşulmuyor. Artan hayat pahalılığı, yükselen kira ve ulaşım giderleri, beslenme ve eğitim masrafları birçok aileyi zor durumda bırakıyor. Bir çocuğun eğitim hakkı, ailesinin ekonomik gücüne bağlı olmamalıdır.
Çünkü eğitim bir ayrıcalık değil, temel bir haktır.
Biz çocuklarımızın yalnızca sınavlara hazırlanan bireyler olmasını istemiyoruz. Sorgulayan, düşünen, araştıran, özgürce soru sorabilen ve doğru bilgiye ulaşabilen insanlar olarak yetişmelerini istiyoruz.
Bunun yolu da laik ve bilimsel eğitimden geçmektedir.
Laik eğitim, herhangi bir inanca karşı olmak değildir. Tam tersine laiklik, herkesin inancını özgürce yaşayabilmesinin güvencesidir. İnananın da inanmayanın da, farklı din ve mezheplere mensup olanın da aynı sınıfta eşit yurttaşlar olarak kendini güvende hissetmesini sağlar.
Çünkü devletin görevi çocuklara bir inancı dayatmak değil; onların özgürce düşünebilen, farklılıklara saygı duyan ve kendi vicdanlarıyla karar verebilen bireyler olarak yetişmesini sağlamaktır.
Bilimsel eğitim de bunun temelidir.
Bilim; bize hazır cevaplar vermekten önce soru sormayı öğretir. Kanıta bakmayı, araştırmayı, yanlışımızı kabul etmeyi ve yeni bilgiler ışığında düşüncemizi geliştirmeyi öğretir.
Biz çocuklarımızın bilimin ışığından mahrum bırakılmasını istemiyoruz.
Laik eğitimden, bilimsel eğitimden ve ana dilde eğitim hakkından vazgeçmeyeceğiz.
Ana dilde eğitim, çocuğun kendisini en iyi ifade edebilmesinin, öğrendiğini anlamlandırabilmesinin ve eğitim sürecine eşit biçimde katılabilmesinin en önemli unsurlarından biridir. Çocuğun diliyle, kültürüyle ve kimliğiyle barışık biçimde eğitim alması; ayrışmanın değil, eşitliğin ve toplumsal dayanışmanın güçlenmesine katkı sağlar.
Demokrasi yalnızca sandığa gitmek değildir.
Demokrasi; farklı düşüncelerin bir arada yaşayabilmesi, insanların inançları ve kimlikleri nedeniyle ayrımcılığa uğramaması, çocukların eşit eğitim hakkına sahip olması ve bireyin aklını özgürce kullanabilmesidir.
İşte laik, bilimsel ve nitelikli eğitim bu demokratik toplumun temel taşlarından biridir.
Bugün ekonomik zorluklarla karşı karşıya olan hiçbir aile kendisini yalnız hissetmemelidir. Çocuklarımızın eğitim hakkını savunmak hepimizin sorumluluğudur.
Öğretmenlerimizin emeğine sahip çıkacağız.
Çocuklarımızın eşit ve nitelikli eğitim hakkını savunacağız.
Bilimin ve aklın rehberliğinden vazgeçmeyeceğiz.
Laikliği, farklı inançların ve inançsızlığın özgürce yaşayabilmesinin güvencesi olarak savunacağız.
Ana dilde eğitim hakkını ve çocuklarımızın kendilerini özgürce ifade edebilmesini savunacağız.
Çünkü bizim istediğimiz eğitim; korkan, susan ve ezberleyen çocuklar yetiştirmek değil; soran, araştıran, üreten, özgür düşünen ve birbirine saygı duyan nesiller yetiştirmektir.
Ve biliyoruz ki eğitim hakkı için verilen mücadele, aslında çocuklarımızın geleceği için verilen mücadeledir.
Yeni eğitim yılında dileğimiz; hiçbir çocuğun ekonomik nedenlerle eğitimden geri kalmaması, hiçbir öğretmenin emeğinin değersizleştirilmemesi ve her çocuğun özgür, eşit, laik ve bilimsel bir eğitim ortamında yetişmesidir.
Laik eğitimden vazgeçmeyeceğiz.
Bilimsel eğitimden vazgeçmeyeceğiz.
Eşit eğitim hakkından vazgeçmeyeceğiz.
Çocuklarımızın özgür ve demokratik bir geleceğe sahip olma hakkından vazgeçmeyeceğiz.
Çünkü çocuklarımızın geleceği, hepimizin ortak geleceğidir.
Aşk ile…
Erdal KILINÇ
Kuşadası Cemevi Başkanı
Egeden Medya Haber















































