Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

Balbay, CHP ve asıl soru: Yarın sıra Cumhuriyet’e mi gelecek?

Egeden Medya Haber Genel Yayın Yönetmeni
Ekrem Örsoğlu
Bay Balbay; Yeni Parti Gen. Başkanı Özgür Özel Kitaplarınızın satışına destek veriyor mu? Kuşadası Belediyesi kitap satışınıza destek verdi mi? Kuşadası’nda kaç liralık kitap sattınız? 

Dün CHP’nin çatısı altında milletvekili olacaksınız… Bugün çıkıp CHP’nin kapatılmasını savunacaksınız.

İnsan ister istemez soruyor:

Bu neyin hesabı?

Siyasi fikir değiştirmek elbette herkesin hakkıdır. Dün savunduğunuz bir düşünceden bugün vazgeçebilirsiniz. Bir partiyle yollarınızı ayırabilir, hatta o partinin en sert muhalifi bile olabilirsiniz.

Ama söz konusu olan, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu ve “Benim iki büyük eserim vardır; biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi’dir” dediği CHP ise, mesele artık sıradan bir siyasi hesaplaşma olmaktan çıkar.

Mustafa Balbay’ın son dönemde CHP’ye yönelik sözleri işte tam da bu nedenle tartışılmalıdır.

Çünkü “CHP’nin ekmeğini yediler, suyunu içtiler, şimdi başka bir parti kurup hainlik yapıyorlar” demek başka; bir siyasi partinin varlığını ortadan kaldırmayı savunmak bambaşka bir şeydir.

Elbette Balbay CHP’yi eleştirebilir.

CHP yönetimini beğenmeyebilir.

Politikalarını yanlış bulabilir.

Hatta CHP’ye karşı yeni bir siyasi hareketin içinde bile yer alabilir.

Bunların tamamı demokratik siyasetin içinde vardır.

Ama insanın aklına şu soru geliyor:

Atatürk’ün “büyük eserim” dediği CHP ile bu kadar büyük bir hesaplaşmanın sebebi nedir?

Ve daha önemlisi…

Bugün CHP’nin ortadan kaldırılmasını savunanlar, yarın Cumhuriyet’in kendisi tartışmaya açıldığında nerede duracak?

Atatürk’ün iki büyük eserinden birinin hedef alınması, ister istemez diğer büyük eser için de soru işaretleri doğuruyor.

Çünkü bugün “CHP olmasın” denildiğinde alkış tutan bir anlayış, yarın “Cumhuriyet de olmasın” denildiğinde ne diyecek?

“Eyvallah” mı?

İşte benim asıl itirazım burada.

Balbay geçmişte CHP çatısı altında milletvekilliği yaptı. Siyasi hayatında CHP’nin önemli bir yeri oldu. Dolayısıyla bugün CHP’ye yönelttiği ağır eleştirilerin kamuoyunda daha fazla karşılık bulması son derece doğal.

İnsan elbette fikir değiştirebilir.

Ama fikir değiştirmek başka, dün savunduğun değerlerin bugün düşmanı haline gelmek başka bir şeydir.

Üstelik Balbay’ın farklı dönemlerde farklı isimler ve çevrelerle kurduğu ilişkiler, yaptığı yayınlar ve verdiği destekler de zaman zaman kamuoyunda tartışıldı.

Kuşadası’nda da benzer soruların sorulduğu bir dönem yaşadık.

Ben burada kimseyi suçlu ilan etmiyorum. Hele yargı konusu olan meselelerde hüküm vermek bizim işimiz değil.

Fakat sormak gazetecinin işidir.

Bir insan neden bir dönem desteklediği bir anlayıştan bu kadar sert biçimde uzaklaşır?

Siyasi bir kırgınlık mı vardır?

Yeni bir siyasi hesap mı vardır?

Yoksa başka bir amaç mı?

Bunların cevabını kamuoyu bilmek ister.

Çünkü siyaset kişisel hesaplaşmalar üzerinden değil, ilkeler üzerinden yapılmalıdır.

CHP’yi eleştirmek serbesttir.

CHP’ye karşı siyaset yapmak da serbesttir.

Ama CHP’nin kapatılmasını savunmak başka bir noktadır.

Çünkü bugün CHP’nin kapatılmasını savunan bir anlayış, yarın başka bir siyasi partinin kapatılmasına karşı çıkarken hangi demokratik gerekçeyi kullanacaktır?

Demokrasi, sadece sevdiğimiz partilerin özgür olduğu bir sistem değildir.

Demokrasi, sevmediğimiz partiye de yaşama hakkı tanımaktır.

Partiler sandıkta yenilir.

Yönetimler değişir.

İktidarlar gelir, gider.

Ama Cumhuriyet’in temel değerleri günlük siyasi hesapların konusu yapılmamalıdır.

Bu nedenle Balbay’a açıkça soruyorum:

CHP ile derdiniz nedir?

Ve daha önemlisi:

Atatürk’ün iki büyük eserinden biri olan CHP’yi ortadan kaldırmak isteyen bir anlayış, yarın Cumhuriyet’in kendisini tartışmaya açtığında nerede duracaktır?

Cevabını merak ediyorum.

Çünkü mesele sadece CHP değildir.

Mesele, Atatürk’ün mirasına ve Cumhuriyet’in geleceğine nasıl baktığımız meselesidir.