Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

GAZETECİ OLMAK KOLAY, GAZETECİLİK YAPMAK ZORDUR

Gazetecilik bir unvan değil, kamu adına taşınan sorumluluktur

Ekrem Örsoğlu
Genel Yayın Yönetmeni – Ege’den Medya Haber

Gazetecilik, yalnızca bir internet sitesi kurmak, sosyal medya hesabından haber paylaşmak, kameranın karşısına geçmek ya da kendisini “gazeteci” olarak tanımlamak değildir.

Gazetecilik; kamu adına soru sormak, araştırmak, doğrulamak ve ulaşılan gerçeği bozmadan kamuoyuna aktarmaktır.

Bugün dijital iletişim çağında bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolay. Ancak doğru bilgiye ulaşmak, bilgiyi doğrulamak ve onu bağlamından koparmadan kamuoyuna aktarmak aynı ölçüde kolay değil.

Tam da bu nedenle gazeteciliğin etik ilkeleri, geçmişte olduğundan daha fazla önem taşıyor.

Gazeteciliğin değişmeyen kuralları

Basın Konseyi’nin yayımladığı Basın Meslek İlkeleri’nin temel yaklaşımı açık: Gazeteciliğin işlevi, gerçekleri bulmak ve onları bozmadan, abartmadan kamuoyuna yansıtmaktır. İlkeler; haberin araştırılmasını ve doğrulanmasını, haberin taraflarının görüşlerine başvurulmasını, kaynakların korunmasını, özel haberlerin kaynağının belirtilmesini, cevap ve düzeltme hakkına saygı gösterilmesini ve gazetecinin kişisel ya da kurumsal çıkarlarını mesleğine alet etmemesini öngörüyor.

Üstelik bu ilkeler yalnızca geleneksel gazete ve televizyon haberciliği için değil.

Basın Konseyi’nin 19. maddesi açıkça, Basın Meslek İlkeleri’nin sosyal medyada paylaşılan haberleri de kapsadığını belirtiyor. Aynı metinde yapay zekâ tarafından oluşturulan veya desteklenen içeriklerin de diğer medya içerikleriyle aynı doğrulama, doğruluk ve etik standartlara tabi olduğu ifade ediliyor.

Yani mecra değişebilir.

Gazete olabilir, televizyon olabilir, internet sitesi olabilir, YouTube olabilir, sosyal medya olabilir.

Fakat gazetecinin gerçeğe karşı sorumluluğu değişmez.

Haber, kanaatin değil gerçeğin peşinden gitmelidir

Gazeteciliğin en önemli sınavlarından biri, gazetecinin kendi düşüncesiyle haber arasındaki sınırı koruyabilmesidir.

Bir gazeteci bir iddiayı araştırıyorsa yalnızca iddiayı ortaya atan kişinin söylediklerini aktarmakla yetinmemelidir.

İddianın muhatabına ulaşmalıdır.

Belge varsa belgeyi incelemelidir.

Karşı görüş varsa onu da kamuoyuna aktarmalıdır.

Basın Meslek İlkeleri’nin 6. maddesi de haberlerin araştırılmadan veya doğruluğundan emin olunmadan yayımlanmamasını ve habere konu olan tarafların görüşlerine başvurulmasını açıkça düzenliyor.

Çünkü gazetecilik, önceden verilmiş bir hükmü doğrulayacak malzeme aramak değildir.

Gazetecilik soru sormaktır.

Cevabı araştırmaktır.

Ve ulaşılan gerçek neyse onu kamuoyunun bilgisine sunmaktır.

Belge önemlidir; fakat belgenin kendisi kadar bağlamı da önemlidir

Dijital çağda bir belgeyi kamuoyuna sunmak son derece kolaylaştı.

Ancak bir belgenin yalnızca belirli bir bölümünü alarak farklı bir anlam yaratmak da mümkündür.

Bu nedenle gazetecinin sorumluluğu sadece “belgeyi bulmak” değildir.

Belgenin kaynağını, tarihini, içeriğini ve neyi gösterdiğini araştırmak; gerektiğinde belgenin muhataplarına ulaşmak ve kamuoyuna doğru bağlam içerisinde aktarmak gerekir.

Gerçek gazetecilik burada başlar.

Çünkü belgeli haber ile belgenin yönlendirilerek kullanılması arasında ciddi bir fark vardır.

Kopyalamak haber yapmak değildir

Yerel ve dijital medyanın önemli sorunlarından biri de özel emekle hazırlanmış haberlerin kaynağı belirtilmeden yeniden yayımlanmasıdır.

Bir gazeteci sahada araştırma yapar, belge toplar, muhataplarla görüşür ve özel bir haber ortaya çıkarır.

Ardından başka bir yayın organı bu haberi birkaç kelimesini değiştirerek kendi haberi gibi sunarsa burada yalnızca mesleki emek değil, gazeteciliğin temel etik kurallarından biri de ihlal edilmiş olur.

Basın Konseyi’nin 8. maddesi, özel çabayla gerçekleştirilen bir çalışmanın başka bir basın organınca kendi ürünüymüş gibi sunulamayacağını ve özel haber, yazı ve eserlerde kaynağın belirtilmesi gerektiğini açıkça ortaya koyuyor.

Kaynağa saygı, gazeteciliğin mesleki dürüstlüğünün bir parçasıdır.

Gazeteci bir tarafın sözcüsü değildir

Bugün medya dünyasında gazeteciler ve yayın organları çeşitli siyasi veya ekonomik kamplar üzerinden tanımlanabiliyor.

“Taraf gazeteci”, “muhalif gazeteci”, “iktidar yanlısı gazeteci”, “havuz medyası” gibi tanımlamalarla gazetecilik üzerinden yeni kamplaşmalar oluşturulabiliyor.

Oysa gazetecinin temel görevi bir tarafın sözcülüğünü yapmak değildir.

Gazetecinin görevi, kamu adına doğru soruyu sormaktır.

Gazeteci iktidarı da muhalefeti de sorgulayabilir.

Bir belediyeyi de bir bakanlığı da bir şirketi de bir siyasi partiyi de araştırabilir.

Ölçü, kimin hakkında haber yapıldığı değil; haber yapılırken hangi mesleki ilkelere uyulduğudur.

Yerel gazetecilikte sorumluluk daha görünürdür

Yerel gazetecilik ise bu açıdan çok daha özel bir alandır.

Çünkü yerel gazeteci haber yaptığı kişilerle aynı kentte yaşar.

Aynı sokakta karşılaşır.

Aynı kurumlarla, siyasetçilerle, bürokratlarla, esnafla ve sivil toplum temsilcileriyle tekrar tekrar karşılaşır.

Bu yakınlık, gazetecinin bağımsızlığını korumasını daha da önemli hale getirir.

Gazeteci herkesle iyi geçinmek zorunda değildir.

Gazeteci, kamu adına doğru soruyu sormak zorundadır.

Bazen o soru alkışlanır.

Bazen tepki çeker.

Bazen eleştirilir.

Ancak gazetecinin temel ölçüsü aldığı tepki değil, mesleki sorumluluğunu yerine getirip getirmediğidir.

Ben gazeteciliği neden bir sorumluluk olarak görüyorum?

Ben, 60 yaşından sonra ikinci üniversite olarak Anadolu Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde dört yıllık eğitimimi tamamladım.

Bunun yanında medya alanındaki çeşitli eğitim programlarında üç ayrı sertifika aldım ve toplam 18 farklı dersten eğitim gördüm.

Bugün Ege’den Medya Haber’in Genel Yayın Yönetmeni olarak dijital yayıncılık yapıyorum.

Ancak bütün bunlara rağmen gazeteciliği yalnızca bir unvan olarak görmüyorum.

Çünkü benim için gazetecilik, “Ben gazeteciyim” demekten çok daha büyük bir sorumluluktur.

Yanlış yaptıysam düzeltmek.

Eksik kaldıysam tamamlamak.

Hakkında haber yaptığım kişinin görüşünü almak.

Kaynağı belirtmek.

Belgeyi doğrulamak.

Reklamı haberden ayırmak.

Kişisel ilişkileri haberin önüne koymamak.

Ve gerektiğinde kendi yaptığım haberi dahi sorgulayabilmek.

İşte benim gazetecilik anlayışım budur.

Dijital çağda güvenin temeli: doğruluk ve şeffaflık

UNESCO’nun gazetecilik ve medya etiğine ilişkin çalışmalarında da dijital çağda doğruluk, bağımsızlık, sorumlu habercilik, şeffaflık ve hesap verebilirliğin önemini koruduğu vurgulanıyor. UNESCO, dijital ortamda yanlış ve yanıltıcı bilginin hızla yayılabildiği bir ortamda etik gazeteciliğin kamu güveni açısından önemini özellikle ortaya koyuyor.

Bugün teknolojinin hızına yetişmek mümkün.

Bir haberi saniyeler içerisinde milyonlara ulaştırmak da mümkün.

Yapay zekâdan yararlanmak da mümkün.

Fakat bütün bunların üzerinde değişmeyen bir gerçek var:

Gazeteciliğin nihai sorumluluğu insandadır.

Teknoloji haber üretimini hızlandırabilir.

Ama gazetecinin vicdanının, meslek etiğinin ve kamu sorumluluğunun yerini alamaz.

Ege’den Medya Haber’in duruşu

Ege’den Medya Haber olarak bizim yayın anlayışımızın temelinde de bu yaklaşım vardır.

Bizim işimiz bir kişiyi memnun etmek değildir.

Bir siyasi görüşün sözcülüğünü yapmak değildir.

Bir kurumun propaganda aracına dönüşmek değildir.

Bizim işimiz;

sormak, araştırmak, doğrulamak ve kamuoyuna aktarmaktır.

Bir iddia varsa muhatabına ulaşmak.

Bir belge varsa incelemek.

Bir özel haber varsa kaynağına hakkını vermek.

Bir hata varsa düzeltmek.

Bir eleştiri varsa dinlemek.

Ve bütün bunları yaparken kamu yararını kişisel çıkarın önünde tutmak.

Çünkü gazetecilik, yalnızca haber üretmek değildir.

Gazetecilik güven üretmektir.

İnsanların bize inanmasını istemek yerine, söylediklerimizin neden güvenilir olduğunu ortaya koyabilmektir.

Bu nedenle Ege’den Medya Haber’de temel ölçümüz şudur:

“Bize inanın” demek yerine,
“Belgeler burada, kaynaklar burada, muhatapların görüşleri burada; kararı siz verin” diyebilmek.

Çünkü gerçek gazetecilik, kamuoyunun yerine karar vermek değil;

kamuoyunun doğru bilgiye ulaşarak kendi kararını verebilmesini sağlamaktır.

Ekrem Örsoğlu
Genel Yayın Yönetmeni
Egeden Medya Haber