Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

AKBELEN’DE GÖRDÜĞÜM MANZARA: DOĞAYI KİM KORUYOR?

Ekrem Örsoğlu | Ege’den Medya Haber Genel Yayın Yönetmeni

Yıllar önce ağaçları korumak için mücadele ettiğimiz Akbelen’e yeniden gittim. Gördüklerim içimi acıttı. Genişleyen maden sahası, çıplaklaşan yamaçlar ve tel örgülerle çevrili alanlar… Beni en çok düşündüren ise şu oldu: Maden sahası korunuyor, peki doğayı kim koruyor?

18 Ekim Pazar günü Ege’den Medya Haber ekibi olarak Milas Akbelen’deydik. Amacımız, yıllardır çevre mücadelesinin simgelerinden biri hâline gelen bölgede bugün neler yaşandığını yerinde görmekti.

2019 yılında başlayan, 2023’te daha da büyüyen mücadeleyi hatırlıyorum. Biz de gazeteciler olarak o günlerde sahadaydık. Kent konseylerinden arkadaşlarımızla, yurttaşlarla ve doğa savunucularıyla aynı kaygıyı paylaşıyorduk: Bu topraklar, bu ağaçlar ve bu yaşam alanları nasıl korunacaktı?

Aradan yıllar geçti. Akbelen’e yeniden baktığımızda gördüğümüz manzara, insanı ister istemez geçmişte verilen mücadeleyi sorgulamaya yöneltiyor.

Bir zamanlar orman olan alanlarda…

Ekizler Köyü tarafına ilerledik. Tel örgülerle çevrili alanları geçerek yol boyunca gözlem yaptık. Geçmişte eylemlerin gerçekleştirildiği bölgede prefabrik yapılar ve konteynerler bulunduğunu, Milas Jandarma Karakoluna bağlı ekiplerin burada görev yaptığını gördük.

Yukarıya doğru ilerlediğimizde ise asıl manzarayla karşılaştık.

Gözlemlediğimiz kesimlerde kilometreler boyunca ağaçların kesildiğini, arazinin geniş ölçekte değiştiğini gördük. Maden faaliyetleri ve sondaj çalışmaları devam ediyordu. Ören yönüne inerken yolun sol tarafında uzanan alanlar, katman katman açılmış toprakları ve çıplak yamaçlarıyla adeta başka bir coğrafyaya dönüşmüştü.

Yol kenarındaki ağaçlı görünümün gerisinde ise bambaşka bir manzara vardı.

Aracımızı durdurduk, kameralarımızla görüntüler aldık. Aynı bölgeden canlı yayın yaptım ve gördüklerimizi okurlarımızla paylaştım.

Bir gazeteci olarak görevim, gördüğümü kayda geçirmekti. Ancak o manzarayı izlerken hissettiğim üzüntüyü görmezden gelmek de mümkün değildi.

Maden sahası korunuyor, ya doğa?

Beni en çok düşündüren, genişleyen maden sahasının tel örgülerle çevrilmesi ve güvenlik önlemleri altında tutulmasıydı.

Elbette güvenliğin sağlanması devletin sorumluluğudur. Ancak karşınızda doğal yapısı değişmiş, ağaçları kesilmiş geniş bir arazi dururken şu soruyu sormadan edemiyorsunuz:

Maden sahasının güvenliği sağlanırken doğanın güvenliği nasıl sağlanıyor?

Bu soruyu sorarken kimseyi hedef almak değil, kamuoyunun yanıt bekleyen bir meseleye dikkatini çekmek istiyorum.

Maden faaliyetlerinin çevre üzerindeki etkileri nasıl değerlendiriliyor? Doğal yaşamı korumak için hangi önlemler alınıyor? Bölgenin geleceğine ilişkin kararlar, çevresel sonuçlarıyla birlikte ne ölçüde kamuoyuyla paylaşılıyor?

Bunlar yalnızca çevrecilerin değil, hepimizin soruları olmalı.

Çünkü bir ağacın kesilmesi, yalnızca bir ağacın eksilmesi değildir. O ağacın bulunduğu ekosistemin de bir parçası zarar görür. Üstelik toprağın ve doğal yaşamın eski hâline dönmesi, çoğu zaman yıllar alır.

Akbelen’in bize hatırlattığı

Ören’e doğru inerken aklımda geçmişte yaşadığımız mücadele vardı. O günlerde yükselen seslerin, yapılan eylemlerin ve verilen emeğin ardından bugün karşılaştığımız manzara, doğayı koruma meselesinin ne kadar ciddi olduğunu bir kez daha gösteriyordu.

Ekonomik faaliyetler elbette tartışılabilir. Ancak kalkınmayı, doğal varlıkların korunmasını önemsizleştiren bir anlayışla ele alamayız. Asıl mesele, bugünün ihtiyaçları karşılanırken yarının yaşam hakkının nasıl korunacağıdır.

Ben Ekrem Örsoğlu. Bu kez Akbelen’e bir eylemi izlemek için değil, yıllar sonra bölgenin hangi noktaya geldiğini görmek için gittim. Gördüklerimi kayda aldım ve kamuoyuyla paylaştım.

Şimdi yetkililere ve karar vericilere düşen, bu bölgede yaşanan değişimin çevresel sonuçları konusunda kamuoyunu açıkça bilgilendirmek ve doğanın korunmasına ilişkin sorumlulukları yerine getirmektir.

Benim için mesele çok açık:

Toprağımızın altındaki zenginlikler bir gün tükenebilir. Ama kaybettiğimiz doğanın bedelini gelecek kuşaklar ödemek zorunda kalmamalı.

Akbelen’de gördüklerimden sonra geriye tek bir soru kalıyor:

Biz bu toprakları çocuklarımıza nasıl bırakacağız?

🎥 AKBELEN ÇEKİMLERİ İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNGİ AÇIN 👇👇👇👇👇👇👇👇👇👇👇👇👇👇👇👇👇👇👇👇👇👇👇👇👇👇