Bazı ayrılıklar vardır; insanın yalnızca gözlerini değil, yüreğini de yaşartır. Erken ölümler ise bu ayrılıkların en ağırıdır. Çünkü onlar, yarım kalan hayalleri, tamamlanamamış cümleleri, yazılamamış şiirleri ve daha dokunulmayı bekleyen nice insan hayatını da beraberinde götürür. Böyle zamanlarda kelimeler anlamını yitirir; suskunluk, en uzun cümleye dönüşür.
Bugün, yalnızca bir insanı değil; bir şairi, bir yazarı, bir tiyatro emekçisini, idealist bir eğitimciyi ve en önemlisi büyük bir gönül insanını uğurluyoruz.
Öğretmen Murat Bozkurt, henüz elli yaşındaydı. İnsan ömrünün en üretken, en olgun ve en bereketli döneminde aramızdan ayrıldı. Geride ise yalnızca eserlerini değil; yetiştirdiği öğrencileri, dokunduğu hayatları, paylaştığı dostlukları ve örnek alınacak bir yaşamı bıraktı.
O, kalemiyle yalnızca şiirler ve yazılar yazmadı; insanların yüreklerine umut, vicdan ve cesaret de işledi. Sahne onun için yalnızca sanat yapılan bir yer değil, insanı ve toplumu anlatmanın en güçlü kürsüsüydü. Eğitimi ise bir meslek olarak değil, insan yetiştirme sorumluluğu olarak gördü. Öğrencilerine bilgi vermenin ötesinde, düşünmeyi, sorgulamayı, estetiği, vicdanı ve insan olmanın değerini öğretmeye çalıştı.
Sanatın sorunlarına duyarlıydı; eğitimin eksiklerine kayıtsız kalmadı. Yaşadığı kente, ülkesine ve insanlığa karşı sorumluluk hisseden ender aydınlardan biriydi. Haksızlık karşısında sessiz kalmayan, doğruları söylemekten çekinmeyen, umudunu hiçbir zaman kaybetmeyen üretken bir mücadele insanıydı. Onun hayatı, yalnızca kendi yaşam öyküsü değil; aynı zamanda sanatın, emeğin ve insan sevgisinin de öyküsüydü.
Bazı insanlar yaşadıkları yıllarla değil, bıraktıkları izlerle ölçülür. Murat Bozkurt da ardında silinmeyecek izler bırakan insanlardandı. Dostluğu samimiydi, gülümsemesi içtendi, sözü kıymetliydi. Onu tanıyan herkes, hayatına dokunan zarif bir insanı ve güzel bir yüreği hatırlayacaktır.
Böylesine değerli insanların ardından söylenecek her söz eksik kalır. Çünkü bazı kayıpların telafisi yoktur. Onlar gittiklerinde yalnızca aileleri ve dostları değil; eğitim dünyası, sanat çevresi ve toplum da yoksullaşır.
Sevgili Murat Bozkurt…
Şiirlerin yaşayacak, yazdıkların okunacak, sahneye kattığın emek unutulmayacak; yetiştirdiğin öğrenciler ve kazandırdığın değerler seni gelecek kuşaklara taşımaya devam edecek. Gerçek eğitimciler ve gerçek sanatçılar, bedenleri toprağa emanet edilse de fikirleriyle yaşamayı sürdürürler.
Ruhun şad olsun güzel insan…
Mekanın cennet, toprağın incitmesin seni. Işıklar yoldaşın, anıların ise daima gönüllerimizde olsun.
Hoşça kal değerli dost… Seni daima sevgiyle, saygıyla ve özlemle hatırlayacağız.