Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

Değişim, Hemen, Şimdi

Kuşadası’nda Ömer Günel’in gözaltına alınması, CHP örgütünde süreç içinde yapılan hataların konuşulmasına neden oldu.

Uzun yıllardır yapılmayan ön seçimler, parti içi demokraside yaşanan aksaklıklar, parti örgütünü birkaç kişinin dizayn etmesi, örgüt içinde alınabilecek yönetsel kararların birilerine danışılmadan alınamaması, örgüt tabanının fikirlerinin göz ardı edilmesi, yapılan seçimlerde baskıcı tavırların etkili olması gibi nedenler olumsuz sonuçlar doğurmuştur.

Uzun yıllardır milletvekili seçilen Bülent Tezcan ile geçtiğimiz yaz partisinden istifa ederek AKP’ye geçen Özlem Çerçioğlu, Aydın’da CHP örgütünün kan kaybına neden olan isimler olarak görülmektedir. Ancak Çerçioğlu’nun partiden kopması ve son seçimlerde birçok ilçe örgütüne etki yapması, tepkinin doğrudan Bülent Tezcan’a yönelmesini sağlamıştır.

Özellikle sosyal medya ortamında başlayan tartışmalar, artık yalnızca sosyal medya paylaşımlarının ötesine geçerek açık ve sert bir hesaplaşmaya dönüşmüş durumdadır. Tartışmaların merkezinde ise doğal olarak Bülent Tezcan yer almaktadır. Bu tartışmalar, parti içindeki gerilimi iyice alevlendirmiş durumda. Özellikle vurgulanan konuların başında liyakat yer alıyor. Partiye yıllarca emek veren kadroların sistemli şekilde geri plana itilerek tasfiye edilmesi ve sadece kendi çevrelerine ayrıcalık tanınması konuşuluyor.

Konu ile ilgili olarak sosyal medyada yapılan yorumlar etkili oluyor. Özellikle “ön seçim–kontenjan” tartışması yeniden gündeme oturmuş durumda. Parti tabanında bazı isimler, geçmiş seçimlerde ön seçim yapılmasına rağmen Tezcan’ın sürekli aday gösterilmesini eleştiriyor.

Başta Bülent Tezcan olmak üzere mevcut vekillerin ve il yönetiminin ön seçim konusunda tavır değiştirmesi bekleniyor. Ömer Günel görevden alınmasaydı, Büyükşehir Belediye Başkan adayı olacaktı. Bu durumda örgüt üzerinde etkili olan Tezcan ve Günel ikilisi ön seçimde etkili olacak ve böylece istedikleri kişiler, istedikleri yerde olacaktı.

Ancak işler değişti. Şimdi ön seçim olursa sonuçlarının ne olacağını herkes biliyor.
Parti kulislerinde en çok konuşulan konulardan biri de Bülent Tezcan’ın 5 dönemdir milletvekilliği yapması ve seçim dönemlerinde bile ortalıkta pek görünmemesi. Eleştiriler, uzun yıllardır aynı ismin aday gösterilmesinin parti içi dinamizmi zayıflattığını, üyelerin parti için çalışma aşkının kırıldığına işaret ediyor.
İşin ilginç yanı, bu eleştiriler karşısında ilgililer tarafından herhangi bir yanıt verilmemiş olması. Geçtiğimiz örgüt seçimlerinde kürsülerden ön seçim sözü verenleri kimse unutmadı. Zamanı geldiğinde ön seçim olmazsa neler olacağını hep birlikte göreceğiz.
Atatürk’ün mirası olan Cumhuriyet Halk Partisi içinde kendi çıkarları için yuvalanmış olan, yeterince araştırılmadan doldurulmuş kadroların sonuçlarını acı bir şekilde görüyoruz. Bu şekilde giderse iktidar söylemi havada kalır.
“Halkını dinlemeyen yöneticiler, sonunda yalnızca kendilerini dinler.”
(Niccolò Machiavelli)