Bu makaleyi dinlemek için tıklayınız.

MÜLAKATIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ

HÜSEYİN ASAR 

Dayanın, belediye başkanı adaylarının belirlenmesine az kaldı. Artık mülakatlar başladı, ülke çapında çok sayıda anket firması partiler için sahada dolaşıyor. Temayül yoklaması bazı partilerde yapılıyor. Her partinin heyetleri il il geziyor, kanaat önderleri ile, parti örgütleriyle, demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri ile görüşüyor. Yakın zamanda partilerin Merkez Yürütme Kurulları parça parça adayları açıklamaya başlar.
Bugünlerde CHP’de yoğun bir mülakat programı var. Aydın ilinde toplam 63 kişi Belediye başkanlığı için aday adayı olmuş. Bunlar geçtiğimiz günlerde apar topar mülakat için çağrıldı. Parti Meclisi Üyeleri ile Çanakkale Milletvekilinden oluşan komisyon hızlı bir tempo ile rüzgar gibi gelip rüzgar gibi geri döndü. Adaylar mülakata alınıp ilçelerine göre değişiklik sorular soruldu. Sonuçlarını Parti Meclisine ileteceklerdir. Elbette aday adayı olmadan, mülakata girmeden aday olma ihtimali olanlar da var.
Aslında, her ilçede sandıklar kurulup tüm üyelerin katılımı ile ön seçim yapılmış olsaydı daha sağlıklı sonuçlar alınabilirdi. Örgütlenmenin çok sağlıklı olmadığı bilinse de, ön seçim yaparak örgüte güven duymak gerekirdi. Değişim sürecine girmiş CHP’nin bir an önce örgüt kayıtlarını sağlıklaştırıp, fason üyelerin ayıklayıp, önümüzdeki süreçte sağlıklı bir örgüt yapısına kavuşmalıdır.

Bugünlerde popüler olan mülakat kavramını hepimiz biliriz. Okulda öğrenciyken, işe girerken, çalıştığımız kurumda yükselmek isterken, belirli okullara kayıt yaptırırken, siyasi olarak bir yere aday olurken, sporcu olmak isterken, hatta vize için başvuru yaparken bile mülakat kavramı ile karşı karşıya kalıyoruz.
Mülakat farklıdır, demokratik değildir. Mülakatta, sorulan sorunun yanıtını net anlatmanız gerekir. Mülakat sırasında sizi sınayan, satır aralarından mesajlar alabilir, size çeldirici sorular yöneltebilir. Mülakatı yapan kişi zaman zaman konu dışına çıkıp, yan sorularla karakterinizi, gerçek seviyenizi doğruya çok yakın şekilde belirleyebilir. Bu nedenle mülakatlar önemlidir. Ancak mülakat yapan duruma göre farklı düşüncelere girip adaylara dengesiz sorular yöneltebilir. Kimisine kolay, kimisine zor. Ali Cengiz oyunu gibi.
Artık mülakat kavramı siyasetimize iyice girdi.

Milletvekili mi, belediye başkanı mı, kadın kolları başkanı mı olacaksın, hemen mülakat. Uzun zamandır ön seçim yok, doğal olarak aday belirlemede kesinlikle demokrasi yok. Buna karşın, siyasetteki tüm partilerde mülakat çok.
Her neyse; mülakat bitince, bu sınavı yapanlar, mülakata aldıkları aday adaylarından belki çok daha bilgili değiller ama, hasbelkader o görevi üstlenmiş kişiler oldukları için görüşlerini not defterlerine yazdılar. Artık süreç bitti, karar onlardan çıkmış oldu.
Mülakatın başka bit boyutuna geçelim. Mülakat günü parti yetkililerinin önüne giderken hangi renk elbise giyseler, nasıl bir saç tıraşı olup, ne tür bir tavır takınsalar, çoğu bilemiyor. Mülakatın iki tarafı birbirine saygı göstermeli, gerek giyim kuşam ve gerekse davranış olarak uygun olmaları gerekir. Gerek mülakatı yapanlar, gerekse mülakata girenler bunlara dikkat etmeli, ama bu mülakatlarda görgü kurallarını hiçe sayanlar olduğu söyleniyor.
Bazı aday adayları, “Sen kimsin de beni sözlüye çekiyorsun. Senin onayınla değil, milletin onayı ile seçilmek isterim” diye içinden düşünüyor ama sistem onların düşüncelerini söylemesine izin vermiyor. Hangi partiden aday adayı olursa olsun, koca koca adamlara, zarif hanımefendilere yapılan bu mülakat konusu hoş değil. Bu sistemde, bu aday adaylığı çekilmez bir kahırdır. İnsanın kendi kendisine yaptığı işkencedir.
Artık bir şekilde mülakat süreci bitecek. Listeler açıklandığında ise çekilen bekleme işkencesi bitecek. Ondan sonra da seçilenler ile seçilemeyenler belli olacak. Eminim pek çok aday adayı, partisi tarafından aday gösterilmediği için üzülecek. Ama nerede kaybettiklerini, mülakatta mı, yoksa ankette mi, ya da örgütün kendisini istemediğinden mi, yoksa tiplerinin mi beğenilmediği için başarısız olduklarını bilemeyecekler. Haydi hayırlısı, umarım bir daha mülakat olmaz.
Geçtiğimiz günlerde aramızdan ayrılan Çine Belediye Başkanı Enver Salih Dinçer için çok üzüldüğümüzü belirtmek isteriz. Işıklar içinde uyusun sevgili başkanımız.

“Bir işe girişirken tedbiri elden bırakma, ama iş başlayınca var gücünle çalış.” (Prieneli Bias)

HÜSEYİN ASAR