Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

Kuşadası Belediyesi’nde Çifte Standart İddiası: Kamu Alanındaki Kaçak Yapılar Yerinde, Özel Mülkteki Hidrofor Deposuna Yıkım Israrı

Kamuya ait kıyı alanında bulunduğu belirtilen ve hakkında yıkım kararları bulunan Lucky Beach’e ait iskele ve güneşlenme terasları yıllardır kaldırılmazken, Kuşadası Belediyesi’nin özel mülkiyet içerisindeki yaklaşık 40 yıllık hidrofor koruma deposunun yıkımı için gösterdiği kararlılık, “hukuk herkese eşit mi uygulanıyor?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Gazetemiz yazarı Rahmi Dilligil ise uygulamanın, eleştirel yazıları nedeniyle kendisini baskı altına almaya yönelik olduğu kanaatini dile getirdi.

Kuşadası Belediyesi’nin uygulamaları bir kez daha kamu vicdanını yaralayan bir tartışmanın merkezine oturdu.
Bir tarafta…
Unique Otel bünyesinde faaliyet gösteren Lucky Beach Bar’a ait iskeleler, güneşlenme terasları ve kıyı yapıları…

Haklarında yıkım kararları bulunduğu biliniyor.
Üstelik bu kararların uygulanmaması nedeniyle dönemin, Rüşvet ve İrtikap suçlamasıyla tutuklu bulunan belediye başkanı Ömer Günel ve yönetimi hakkında “görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla yargı süreci yaşanmakta. Aradan geçen yıllara rağmen söz konusu yapıların hâlâ yerinde olduğu yönündeki iddialar kamuoyunun hafızasında tazeliğini koruyor.

Diğer tarafta ise…
Kamu malı üzerinde değil…
Deniz kıyısında değil…
Ticari amaç taşımayan…
Özel mülkiyet sınırları içerisinde bulunan yaklaşık 40 yıllık bir hidrofor koruma deposu…
Kuşadası Belediyesi bütün idari gücünü bu yapının yıkılması için seferber ediyor.

İşte kamuoyunun cevabını aradığı soru da burada başlıyor:

Kamu malı üzerindeki yıkım kararlarını uygulamayan Kuşadası belediyesi, özel mülkteki bir hidrofor deposu için olağanüstü bir hassasiyet gösteriliyor? AVM meydanlarında kaçak çelik kondulara işlem yapılmazken neden bir hidrofor deposu yıkılmak için adeta mücadele veriliyor? 

Rahmi Dilligil: “Bu uygulamayı iyi niyetle açıklayamıyorum.”

Emekli Devlet Tiyatroları Genel Müdürü, sanatçı-yazar ve Egeden Medya Haber köşe yazarı Rahmi Dilligil, Kuşadası belediyesinin eşinin babasından kalan 40 yıllık evinin hidrofor deposu için gösterilen tavrının hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını söyledi.
Dilligil, “Yaklaşık 80 bin lira’nınüzerinde para cezasını davalar sonuçlanmadan tahsil ettiler. Davalar hâlâ devam ediyor. Şimdi de yıkım için süre veriyorlar. Oysa aynı bölgede yüzlerce benzer yapılar bulunmasına rağmen sadece bana işlem uygulanıyor. Bunun hukukla açıklanabilecek bir tarafı yok.” dedi.
Dilligil, ayrıca kendisine yönelik işlemlerin yalnızca imar uygulaması olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, Egeden Medya Haber’de kaleme aldığı eleştirel yazılar nedeniyle belediye tarafından baskı altına alınmak ve susturulmak istendiğini düşündüğünü ifade etti.

Çifte standart mı, seçici uygulama mı?

Kuşadası Belediyesi’nin bir yandan kamuya ait olduğu belirtilen kıyı alanlarındaki yıkım kararlarını yıllardır uygulayamaması, diğer yandan özel mülkiyet içindeki ticari niteliği bulunmayan bir hidrofor koruma depo yapısı için olağanüstü bir kararlılık göstermesi, kamuoyunda “çifte standart” eleştirilerini güçlendiriyor.
Belgeleri ve devam eden yargı dosyaları bulunan bu süreçte artık yanıt bekleyen soru şudur:
Kanunlar Kuşadası’nda herkese eşit mi uygulanıyor, yoksa kişilere göre mi?
Kuşadası kamuoyu bu sorunun cevabını bekliyor.