Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

MADIMAK’IN KÜLLERİNDEN YÜKSELEN VİCDAN: KUŞADASI’NDA UNUTMAYANLAR BULUŞTU

Kuşadası’nda 2 Temmuz Madımak Katliamı’nın 33. yıl dönümünde düzenlenen anma etkinliği, duygu dolu anlara sahne oldu. İsmail Cem Meydanı’ndan başlayan etkinlik, Cem Evi’ne gerçekleştirilen yürüyüş programıyla son bulurken, “Unutmadık, unutturmayacağız” mesajı bir kez daha güçlü şekilde dile getirildi.

Türkiye’nin yakın tarihine kara bir leke olarak kazınan Madımak Katliamı’nın 33. yıl dönümünde Kuşadası’nda anlamlı bir anma programı düzenlendi. Kuşadası Cem Evi’nin öncülüğünde gerçekleştirilen etkinlik, farklı siyasi görüşlerden yurttaşları, sivil toplum kuruluşlarını ve demokratik kitle örgütlerini ortak bir vicdanda buluşturdu.
İsmail Cem Meydanı’nda başlayan programda, 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta yaşamını yitiren canların fotoğraflarını taşıyan katılımcılar, ellerindeki karanfiller ve dillerindeki deyişlerle Kuşadası Cem Evi’ne yürüdü. Sessizliğin zaman zaman sloganlarla, zaman zaman türkülerle ve alkışlarla yer değiştirdiği yürüyüşte, yıllar geçse de dinmeyen acı bir kez daha yüreklerde hissedildi.
Anma programına siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri, demokratik kitle örgütleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Farklı kesimlerden insanların aynı acının etrafında buluşması, Madımak’ın yalnızca belirli bir kesimin değil, insanlık vicdanının ortak yarası olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

İsmail Cem meydanında gerçekleştirilen programda konuşan Kuşadası Cem Evi Başkanı Erdal Kılınç, Madımak’ta yaşamını yitiren canları saygı ve özlemle andıklarını belirterek, toplumsal hafızanın diri tutulmasının önemine dikkat çekti. Kılınç, geçmişin acılarından ders çıkarılarak, sevginin, hoşgörünün, laikliğin ve eşit yurttaşlık anlayışının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Program boyunca okunan deyişler, yakılan ağıtlar ve yapılan dualar salonda duygu dolu anların yaşanmasına neden oldu. Katılımcılar, anma sonunda hep bir ağızdan “Unutmadık, unutturmayacağız” mesajını yineleyerek, Madımak’ta yitirilen canların anısını yaşatma kararlılıklarını dile getirdi.

Kuşadası’nda yükselen bu sessiz ama güçlü çağrı, yalnızca geçmişe duyulan saygının değil; gelecekte benzer acıların bir daha yaşanmaması adına toplumsal hafızayı canlı tutma iradesinin de ifadesi oldu. Çünkü bazı acılar yalnızca hatırlanmaz; adalet, demokrasi ve insanlık adına nesilden nesile taşınması gereken ortak bir sorumluluğa dönüşür.