Kuşadası’nda İkinci Kruvaziyer Limanı İçin ÇED Toplantısı Gerilimle Sonuçlandı

Mehmet Gültekin | Kuşadası
Kuşadası’nda yapılması planlanan Kruvaziyer Limanı Kapasite Artışı ve Dip Tarama Projesi kapsamında Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) toplantısı bugün gerçekleştirildi. Toplantıya sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra siyasi parti temsilcileri, Kent Konseyi temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Toplantıda projenin Kuşadası’nın geleceği, kent altyapısı, trafik yoğunluğu, deniz ekosistemi ve ekonomik yaşam üzerindeki olası etkileri konusunda görüş ve itirazlar dile getirildi.
“Kuşadası’nın altyapısı bu yükü kaldırabilecek mi?”
Toplantıda siyasi parti temsilcileri adına söz alan Komünist Parti temsilcisi Veli Tosuner, projenin kent açısından oluşturabileceği sakıncalara dikkat çekti.
Tosuner, özellikle artacak kruvaziyer trafiğinin şehir içi ulaşım, trafik yoğunluğu, su kaynakları ve altyapı üzerindeki etkilerinin dikkate alınması gerektiğini belirterek, projenin yalnızca liman kapasitesinin artırılması şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.
CHP’den esnaf vurgusu
ÇED toplantısında daha sonra Cumhuriyet Halk Partisi Kuşadası İlçe Başkanı Hasan Sargın söz aldı.
Sargın, Kuşadası esnafının yanında olduklarını belirterek, ilçenin ekonomik hayatını ve esnafın çıkarlarını gözetmeyen hiçbir projeye onay vermeyeceklerini ifade etti.
Sargın’ın konuşmasında, kruvaziyer turizminin Kuşadası ekonomisi açısından önemine dikkat çekilirken, yapılacak yatırımların Kuşadası esnafının ve kent halkının menfaatleriyle örtüşmesi gerektiği vurgulandı.

Kent Konseyi 10 maddelik soru yöneltti
Toplantının dikkat çeken konuşmalarından biri de Kuşadası Kent Konseyi Başkan Yardımcısı Bülent Ay tarafından gerçekleştirildi.
Ay, proje kapsamında daha önceden hazırlanan ve ÇED sürecinde yanıtlanması istenen 10 maddelik soru ve itiraz başlığını gündeme getirdi.
Sorular arasında;
- Mevcut liman kapasitesinin neden yetersiz kaldığı,
- İlave kapasitenin hangi gemi ve yolcu projeksiyonuna dayandığı,
- Yaklaşık 113 bin metreküp dip tarama malzemesinin nasıl değerlendirileceği,
- Tarama sırasında deniz ekosisteminin nasıl korunacağı,
- Sediment analizlerinin hangi kirleticiler açısından yapıldığı,
- Mega kruvaziyer gemilerinin oluşturacağı trafik yükünün nasıl hesaplandığı,
- Yaklaşık 19 bin 700 metrekarelik geri sahanın genişletilmeden artacak yolcu ve araç trafiğinin nasıl yönetileceği,
- Su, kanalizasyon ve atık altyapısının artan kapasiteyi karşılayıp karşılamadığı,
- Balıkçılık ve deniz canlıları üzerindeki kümülatif etkilerin nasıl hesaplandığı,
- Projenin Kuşadası’nın toplam taşıma kapasitesine etkisinin neden bağımsız bir çalışma olarak ortaya konulmadığı
soruları yer aldı.
Proje kapsamında üçüncü iskele ve dip taraması planlanıyor
ÇED dosyasına ilişkin hazırlanan karşı görüş metninde, projenin mevcut iki iskeleye ek olarak 300 metre uzunluğunda ve 14 metre genişliğinde üçüncü bir iskele, ayrıca 200 metre uzunluğunda ulaşım iskelesi, yeni dolfenler, kediyolları ve atık kabul platformu gibi düzenlemeleri kapsadığı belirtiliyor.
Proje sonrasında aynı anda 2 orta, 2 büyük ve 2 mega kruvaziyer gemisine hizmet verilmesinin hedeflendiği ifade ediliyor.
Projenin bir diğer önemli ayağını ise yaklaşık 51 bin 500 metrekarelik alanda yapılması planlanan dip taraması oluşturuyor. Bu çalışma kapsamında yaklaşık 113 bin metreküp tarama malzemesinin çıkarılması öngörülüyor.
Toplantıda özellikle bu malzemenin nereye taşınacağı, ne kadarının karada değerlendirileceği ve bertaraf yönteminin ne olacağı konusunda açıklama yapılması gerektiği vurgulandı.

“Dolgu yapılmaması, çevresel etkinin olmadığı anlamına gelmez”
Projeye yönelik karşı görüşlerde, ÇED dosyasında dolgu faaliyetinin bulunmadığı belirtilse de yeni kıyı yapılarında kazıklı sistem kullanılmasının, dip taramasının ve inşaat faaliyetlerinin deniz tabanı ve canlı yaşamı açısından ayrıca değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Artacak gemi trafiğinin de mevcut çevresel etkilerle birlikte ele alınması gerektiği savunuldu.
Asıl tartışma: Kuşadası’nın taşıma kapasitesi
Toplantıda öne çıkan temel başlıklardan biri, deniz tarafında kapasite artırılırken kara tarafındaki altyapının aynı oranda geliştirilip geliştirilmediği oldu.
Proje kapsamında limanın yaklaşık 19 bin 700 metrekarelik geri sahasının genişletilmeyeceği belirtilirken, daha fazla gemi ve yolcunun beraberinde getireceği otobüs, taksi, yaya, atık, su ve kanalizasyon yükünün kent merkezine yansımasının nasıl yönetileceği konusunda soru işaretleri dile getirildi.
Katılımcılar, kruvaziyer turizmine karşı çıkılmasından ziyade, Kuşadası’nın toplam taşıma kapasitesi belirlenmeden sınırsız kapasite artışına gidilmemesi gerektiği görüşünü dile getirdi.
Toplantıda gerginlik yaşandı
Konuşmaların ardından vatandaşlar da söz alarak proje hakkındaki görüşlerini dile getirdi. Şirket temsilcileri de yöneltilen eleştiri ve sorulara ilişkin konuşmalar yaptı.
Toplantının ilerleyen bölümünde yaşanan bir gerginliğin ardından salonda hareketlilik yaşandı. Gerginlik sonrasında çok sayıda kişinin toplantıyı terk ettiği görüldü.
Toplantının yeniden değerlendirilmesi ve görüşmelerin sürdürülmesi gündeme gelirken, toplantı için bir araya gelen Kuşadalılar daha sonra dağıldı.
Kuşadası’nda gözler ÇED sürecinde
Bugünkü toplantı, Kuşadası’nda planlanan liman kapasite artışı projesinin yalnızca bir liman yatırımı olarak değil; trafik, altyapı, su, kanalizasyon, atık yönetimi, deniz ekosistemi, balıkçılık, kent yaşamı ve yerel ekonomi açısından da tartışıldığını ortaya koydu.
Kuşadası kamuoyunun temel beklentisi ise projenin olası etkilerinin somut verilerle ortaya konulması ve özellikle dip taraması, mega gemilerin yaratacağı trafik yükü ile kentin altyapısının kapasite artışını karşılayıp karşılayamayacağına ilişkin soruların açık ve tatmin edici biçimde yanıtlanması.
ÇED sürecinin bundan sonraki aşamalarında yapılacak değerlendirmeler, Kuşadası’nda projenin geleceği açısından belirleyici olacak.
















































