Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

 

Arya Cumhuriyeti ve de örnekler!


Sabah sokaktaki kedilerimi besleyip, doğruca kadınlar denizinde deniz dümdüzken yüzmeye iniyorum; 4. sokak iniş halinde, önce bir metal boru asfaltın tam ortasında ve kavşak izlenimi veren yerde. Sağımda çöp yığınları solumda çöpten küçük bir dağ. Burada milli parktaki gibi anlaşmamızda yok ki; Belediye çöplerimizi almasın..

Aşağıda ayağım kayıyor ama toparlıyorum yolda kendimi, yokuş yine kum dolu. Merdivene geldim, azami dikkat gerek sakatlık çıkmasın diye, hem kumdan basamaklar gözükmüyor hemde, kırık basamaklar çok sezon başından beri. Bir sezon öncede aynı basamak kırık ve yamuktu bu örnek bile yerel yönetimin insanlara verdiği değeri, kadınlar denizine bakışını belirliyor.

İndim kazasız belasız merdivenden, anında ortaya çıkan birçok köpekten zor kurtuldum, hepsi tasmasız. Orada bir yazı vardı, hayvan getirmemekle ilgili. Ama bunların evi olmuş kadınlar denizi.

Denizden bir koku geliyor, lağım kokmakta.
Zaten normal bir tek tuvalet yok burada ama bu koku genel bir koku.. Tam bu sırada başka bir koku hissediyorum, yukarıda yürürken sadece çöp kokusu diyordum ki merdiven alt başı , kumsala ayak bastığınızda leş kokuyor.

Bir kişiyle koca sahili temizleyecek hangi zekaysa, haberleşelim lütfen. Ben katı atık parasını devamlı ve fazlaca verip de birde şikayet etmiyenlerden olmaktayım.
Sonra bir bakıyorum gelen giden Arya cumhuriyetinin sınırlarına giremiyor. Orası plastik arya cumhuriyeti , üçyüz tl giriş ücreti var. Ama yan taraftaki iki işletmeci üç masa beş iskemleyi dükkanlarının önüne koydular diye; şikayet var sizden diye iki zabıta görevlisi atıyorlar masaları iskemleleri dükkana.
Yahu insaf;
Yukarıda heryer yol boyu masa iskemle, yürüyemiyor insanlar ama müdahale yok, aşağıda heryer arya plastik cumhuriyeti müdahale yok.

Ben şikayetçiyim kardeşim;
Aşağı sahillerin tümü kamuya aittir, sen o plajı parselleyip büyükşehir olarak plastiklerle bana satamazsın böyle , önce vicdan rahatsız olur sonra da herfırsatta kullandığınız Anayasadaki haklar.
Sonra da gücünüz Ejder beyle komşusunun dükkanına mı yetmekte? Oradaki iti köpeği serseriyi kim temizliyor bi bakın o mobeselere!
Bakında görün rezaleti; Adam hergün plastik oturak ve şemsiye kiralıyor veriyor üçyüz lira ve diyor ki, nerede fişim? Yok fiş yok !!
Bakın o mobeselere; görürsünüz herşeyi.. gece kaç kişi ne yapmakta orada kurulan çadırlarda..!! Kursanıza bir güvenlik timi ?
Onun yerine tüm sahilleri açıp, arya diye yazıp ticaret yapmak daha mı tatlı gelmekte?
Bir çay kahve kaç lira haberiniz var mı? Dondurmanın bir topu 25 tl !
Yıllar önce Bülent Ecevit parkında kahvaltı yapardım, tüm insanlar gelirdi, bazı ailelerin kahvaltısını yaptığını görür mutlu olurdum. Birkaç bardak çay ile oturup kalkabilirlerdi deniz kıyısından, şimdi haydi gel yap da göreyim aryanın fiyatlarıyla, birde başka yiyecek şey getirmek yassak,
bağırıyorlar insanlara.

Ya balık halinin üzerindeki balıkçılar lokalini ne yaptınız? iki senedir kapalı. Neden hep bir kavga var yerel yönetimin olsun diye herşey?
Orada gözlemeler çaylar biralar günbatımında güzel ve ucuzdu, aşağıdaki halden balıkçı dostlarımla yan masalarda balık ve öğlen rakısı içmek güzeldi, açık denize bakarak! Neden elimizden aldınız? Gazi beğendiyi de kattınız Cumhuriyetinize bir kahvaltı istedim 50 tl tost ve 15 tl çay var. Kahvaltı mı bu?
Daha çok şey sayabilirim kısa sürede gördüğüm; Ama söyleyecek şey seçime yakın daha doğru olur.
Halk ister Büyükşehir yapar yazıyorlar ya;
Yaptılar sahillere, notestiğin yanındaki kumsaldan girin denize, takın gözlüğü; Tam altınızda tarihi bir cadde var ama üzeri bok kaplı!
Yerel yönetimler bu gibi şeylerle de uğraşmalıdırlar..

Lütfen Ömer başkan , biliyorum bu sistemle çok zor , ama ha gayret, büyükşehir yapmıyor.
Çare ol . Yerel yönetimler Bence, halkın yanında ve onların ihtiyaçlarının en az maliyetle onlara vermek ve gerekli temel ihtiyaçların çözümünü tesis etmek için oy alarak bu yönetimlerini sürdürürler..

Bazılarından tonlarca su parası ve atık parası zorlama sebeplerle toplayıp, bedavaya da yol kenarından portakal toplatıp dağıtmakla hizmet olmuyor büyük şehirlerde. Önce trafik düzeni, logar çalışması, asfalt ve alt yapı, ucuz elektrik santralı, sanat binaları, ÜCRETSİZ OTOPARK yapacaksın sonra Aydın da oy isteyeceksin. Beş defa seçilen vekillerin de; Artık chp den emekli olma düşüncesini bırakıp, ilk yıllarındaki gibi çalışmıyacaksa yerlerini en alttan gelen gençlere bırakacaklar. Önünü tıkadığınız gençler; Hem bölgeleri, insanları için çalışırlar, hem de, Genel Başkanlarına gizli toplantılarla kumpaslar planlamazlar, chp geleneğinde olduğu gibi yeri geldiğinde söz alıp, açıkca düşüncelerini iletirler. Hem yerel yönetiminiz, hem de vekilleriniz Halktan kopuk chp ..
Ama seçime giderken bir tek otobüsün parasını vermeyip, o pahalılıkta memleketine gidemeyenlerle ilgili birçok kullanılamayan oyun hesabı da ilçe yöneticilerine ait bir hesaptır. İlçeye telefon açıp bunu öğrenmek istediğimde; Kotan soyadında birinin öğrenci, depremzede ve durumu olmayanlara bilet kestiğini söylediler. Çok teşekkürler Sayın Kotan; Ama bir tek sizin çabanızla ve paranızla olmuyor seçimi ülke genelinde kazanmak. Belki yerel seçimide desteğinizle kazanırlar!

RAHMİ DİLLİGİL