Siyasallaşan Futbol

AKP iktidarının her konuda olduğu gibi futbolda da ülkeyi getirdiği nokta tam bir felaket. Batı’da devletin her alanda kurumsallaşmış yapıları ve kurallarıyla bir yönetim anlayışı var. Orada seçilen bir Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı, sabah akşam Cumhurbaşkanı’na saygılarını sunma gereği duymaz. Herkes işini en iyi şekilde yapmaya çalışır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi: “İşini en iyi yapan insan, ülkesini en çok seven insandır.”
Ancak bizim ülkemizde spor dalları AKP iktidarıyla birlikte tamamen siyasallaştığı için aksi bir durum görme şansımız yok. Bu sadece TFF’de değil, diğer federasyonların yönetimlerinde de görülüyor.

Fenerbahçe, yaklaşık 10 yıldır şampiyon olamamanın getirdiği gerginlikle büyük paralar harcayıp transferler yapıyor ve her yıl antrenör değiştiriyor. Ancak yine de şampiyon olamıyor. Bu yıl ise Fenerbahçe’nin şampiyon yapılması gerekiyor! Bunu başta TFF, iktidar ve yayıncı kuruluş çok istiyor. Çünkü TFF’nin, kendi seçiminden sonra Fenerbahçe yöneticilerine bu sözü verdiği anlaşılıyor. Yoksa TFF Başkanının, geçmişte Fenerbahçe Kulübü hakkında yaptığı olumsuz açıklamalar ortadadır.

Daha birkaç gün önce bu organizasyonun yapılacağını yazmıştım. TFF, seçildiği günden beri Galatasaray yönetimini açıkça hedef alıp ya tehdit ediyor ya da değişik yöntemlerle onu engellemeye çalışıyor. Bunu herkes biliyor ve görüyor. Dün akşamki operasyon, gerçekte Galatasaray’a yapılmış olup, kamuoyu önünde kulübü zor duruma sokmayı hedefleyen bir girişimdir. Maçta verilen penaltı yanlıştı ve Galatasaray’ın, penaltı olmadan da Adana Demirspor’u yeneceği ortadaydı.
Bir çift söz de Adana Demirspor Kulübü Başkanı’na söylemek gerekir. Bu takım iki yıl önce Avrupa kupalarını zorlarken, şimdi neden ligin sonuncusu ve düşmesi kesinleşmiş durumda? Takımın kötü yönetiminden ve yanlış harcamalarından hiç mi sorumluluğunuz yok? Ayrıca sizin Fenerbahçeli olmanız, bu operasyonun TFF’ye karşı yapıldığını söylemenizle operasyonun yönünü değiştirmez.

Türkiye’de ve dünyada futbol sadece futbol değildir. Bundan sonra ilk yapılması gereken, TFF’nin istifa etmesi ve hakemlik müessesesinin özerk bir yapıya kavuşmasıdır. Hakemlerle yıllık sözleşmeler yapılarak dış etkenlere kapatılmalı ve siyasallaşan tüm federasyonların seçimlerine iktidar müdahil olmamalıdır. Türkiye’de TFF Başkanlığı için bir Şenes Erzik bulunmalı ve TFF Başkanı, iktidarın etkisinde olmayan biri olmalıdır. Ayrıca tüm profesyonel ve amatör liglerin temsilcileri, federasyonda yer almalı ve spor kulüpleri ile devlet arasında mesafe korunmalıdır.

















































