Haberi dinleyebilirisiniz!

Yargıda Hakan Şükür Depremi: Kaçaklara Hukuk Var mı?

Türkiye, hukuk sisteminde yeni bir tartışmayla çalkalanıyor. Firari eski futbolcu Hakan Şükür’ün, Türkiye’de vekalet yoluyla açtığı davaları peş peşe kazanması, hükümeti harekete geçirdi. Şimdi Meclis’e sunulacak yasa değişikliğiyle, kaçakların uzaktan dava açmasının önüne geçilecek. Ancak bu mesele sadece bir yasadan ibaret değil; yargının bağımsızlığı, hukukun tarafsızlığı ve siyasi hesaplaşmalar gibi kritik soruları da beraberinde getiriyor.

Firari Ama Mağdur mu?

Hakan Şükür, 2015’te Türkiye’den ayrıldığından beri ABD’de yaşıyor. Hakkında çeşitli soruşturmalar var ama sosyal medyada kendisine edilen hakaretlere karşı Türkiye’de dava açma hakkını kullanıyor. Ve işin ilginç yanı, çok sayıda mahkeme Şükür’ü haklı buluyor ve lehine tazminat kararları veriyor.

Bu kararlar bazı kesimlerde tepki yaratırken, hükümete yakın çevrelerden “terörizmin finansmanı” iddiasıyla hakimler hakkında soruşturma açılması talebi geliyor. Yani mesele, sadece Şükür’ün hakaret davaları değil; aynı zamanda mahkemelerin kararlarının da siyasi baskıya maruz kalıp kalmadığı sorunu.

Yeni Yasa Ne Getiriyor?

AKP, yaşanan bu gelişmeler sonrası düğmeye bastı. Meclis’e sunulacak yasa teklifi, hakkında yakalama kararı olan kişilerin Türkiye’de vekalet yoluyla dava açmasını yasaklayacak. Eğer bu yasa çıkarsa, Hakan Şükür gibi firariler, ancak bizzat Türkiye’ye gelerek dava açabilecekler.

Bu düzenlemenin bir sonucu daha var: Kaçakların dava açması imkansız hale geleceği için, onlara yöneltilen hakaretler de fiilen cezasız kalacak. Yani yeni yasayla birlikte, firari birine istediğiniz gibi hakaret edebileceksiniz çünkü artık dava açamayacaklar.

Adalet mi, Hesaplaşma mı?

Burada asıl soru şu: Bu yasa gerçekten adaleti sağlamak için mi getiriliyor, yoksa belli bir isme özel bir önlem mi? Daha önce de Türkiye’de “kişiye özel yasalar” çıkarıldığına tanık olduk. Bugün Hakan Şükür için çıkarılan yasa, yarın başka isimlere karşı da kullanılabilir mi?

Eğer hukuk gerçekten herkes için eşit uygulanacaksa, mesele bir kişinin dava açıp açamaması değil, yargının bağımsız olup olmadığıdır. Çünkü unutmayalım, hukuk bir gün hepimize lazım olabilir.

Yeni yasa Türkiye’de hukukun üstünlüğünü mü sağlayacak, yoksa siyasi hesaplaşmaların yeni bir aracı mı olacak? Bunu zaman gösterecek. Ancak görünen o ki, yargı sistemi yine büyük bir sınavın eşiğinde. Ve bu sınavda kazanan kim olacak? İşte asıl mesele bu.