Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

XYZ KUŞAĞI VE GÜNÜMÜZ EYLEMLERİ!

Ben 68 kuşağıyım. Bizim kuşak mahallelerde oyun oynayarak, bir arada büyüdü, sokaklarda simit sattı, başta klasikler olmak üzere kitap okudu. Doğal olarak da sosyal bir kuşak olarak birlikte örgütlenip doğru veya yanlış bir şekilde haksızlıklara her zaman karşı çıkan bir kuşak oldu?
Biliyorsunuz ekonomik sistemlerin değişmesine neden olan en büyük etken üretim güçlerinin gelişmesi ve üretim ilişkilerinin de eskimesidir. Kapitalizmin çelişkisi ise, üretim toplu halde işçiler tarafından yapılırken üretim araçlarının özel kişilerin elinde olmasıdır.
İşte işçi ve emekçilerin en büyük gücü ise bir arada üretim yapmalarıdır. Bunun sonucu olarak da sendikalar, meslek odaları ve STK larında katılımı ve kanlı mücadeleleriyle kapitalist sistemin verdiği kâğıt üzerindeki hakların büyük kısmını hayata geçirip özellikle de 2.Dünya savaşından sonra Keynesyen ekonomilerle demokrasi oldukça gelişmiştir. Ülkemizde ise şaşırtacak bir şekilde demokrasi 27 Mayıs darbesini yapan askerlerin bilim insanlarına hazırlattığı 1961 Anayasasıyla zirveye çıkmıştır.1961 de ülkemizin gelmiş geçmiş tek sosyalist partisi TİP kuran aşağıdaki isimlerinin hepsinin daha sonra DİSK’i kuracak olan sendikacılar olması söylediklerimin açık göstergesidir.
Şaban Yıldız, Kemal Sülker, Kemal Türkler, İbrahim Güzelce, Rıza Kuas , İbrahim Denizcier, Adnan Ardan, Avni Erakalın, Ali Demir, Kemal Nebioğlu, Hüseyin Uslubaş, Ahmet Muslu, Salih Özkarabay
1970 lerden itibaren neoliberal ekonomiyle küreselleşmeye ve giderek gelişen teknoloji ile çok güçlenmeye başlayan kapitalizm ise SSCB’nin de çöküşüyle, bu haksız sistemi sürdürmenin yollarını, özellikle de sol hareketlerin nasıl geliştiğini ve mücadele yollarını çok iyi tespit etmiştir. Elindeki eğitim, medya ve teknolojik iletişim araçlarıyla insanları, yalnızlaştırarak bireycileştirilmiştir Artık Üretimin büyük kısmı da bilgisayarlar başında yapıldığından işçiler bile çoğunlukla yalnız çalışmaktadırlar.


Süreç içinde Dünyaya tamamen hâkim olan küresel sermaye vatandaştan alınan vergilerle yaşayan devletlerin tüm harcamalarını sermayenin kullanımına ve desteğine yöneltirken vatandaş kavramını yok etmiştir. Dünyayı ise Trump vs. gibi yetersiz akli dengesi olmayan uşaklarıyla yönetmeye başlamıştır. Artık BOP gibi projelerle soykırımlar yaparak az gelişmiş ülkeleri ve topraklarındaki kıymetli madenleri açıktan ele geçirmeye başlamıştır. Az gelişmelerde daha çok olmak üzere tüm dünyada demokrasi çok fazla geriye götürülmüştür.
Bunun sonucu olarak sendikalar büyük darbeler almıştır. Gazetedeki yazılarımda ayrıntılarıyla yazdığım gibi 1970 lerden bu yana sendikaların işçi sayısı tüm dünyada %50 den fazla, genel grev sayısı ise daha da çok düşüş göstermiştir. Dünya açlık, sefalet ve çevre sömürü ve faciaları ile hızla kıyamete doğru gitmektedir.
İşte yıllardır muhalefeti olmadan yaşayan toplumumuz Ekrem İmamoğlu’nun hapse atılması ve Özgür Özel’in nasıl olduğuna gerçekten şaşırdığım değişimi ve liderlik niteliklerinin ortaya çıkması , hitabetinin bile çok olumlu şekilde değişimiyle, tüm baskılara rağmen X-Y-Z kuşağı da çoğunlukta olmak üzere, 100 binlerin sokağa çıkıp eylemlere katılması hepimize çok büyük moral vermiş ve gelecek için umutlandırmıştır.
Ayrıca ben bu eylemeleri başlatsalar da böyle bir katılımın sadece CHP’nin başarısıyla olmadığını düşünenlerdenim. Kanımca, içinde yaşadığımız haksız sistem sonucu aç, sefil, gelecek umudu kalmayan insanlar hangi kuşaktan olursa olsun, artık mücadele gereğini anlamışlar ve tüm baskılara tutuklamalara rağmen meydanları doldurmuşlardır.
Burada kendilerine demokrat solcu diyen herkesin 68 lerde silahlı mücadeleye yönlendirilerek ,12 Mart ve Eylül’ün ın gerekçesi haline getirilen coşkulu ama eylem tecrübesi olmayan gençlik hareketlerinin özellikle de yapılacağını düşündüğüm provokasyonlara karşı hareketlerinin özellikle olmaz olduğunu düşünüyorum.
NOT-ilgilenenler için XYZ kuşakları ile ilgili bilgiler aşağıdadır.


X KUŞAĞI
1965 ve 1980 yılları arasında dünyaya gelen her birey X kuşağı kapsamındadır. X kuşağındaki bireyler genel özelliklerini, kazanım, beceri ve yeteneklerini yaşadıkları çağın kültürüne göre kazanmış ve uygulamıştır.
Sadakat, otoriter düzene uyum ve aidiyet duygularıyla öne çıkan X kuşağının özellikleri şunlardır:
• Z kuşağı kadar olmasa da nispeten teknolojiye uyum sağlarlar.
• X kuşağı genel olarak sabırlı ve çalışkandır. İş hayatında çalışma ortamını daha zevkli hale getirebilirler.
• X kuşağı aile yapısının öneminin farkındadır ve hayat düzenini bu şekilde oluşturma eğilimi gösterir.
• Y KUŞAĞI
Y kuşağı, çoğu araştırma merkezine göre 1980 ve 1999 yılları arasında doğan kişileri kapsıyor olsa da bazı verilere göre bu rakamlar 1979 ve 1999 yılları olabilir.
Y kuşağı farkındalık bilinci yüksek olan kişilerden oluşur.
Araştırmaya ve sorgulamaya meraklı olan Y kuşağı, sabırlı bir şekilde çalışmaya devam edebilir.
Y kuşağı, teknolojiye kolayca uyum sağlamasının yanı sıra yaratıcı fikirleriyle de iş yaşamındaki projelere katkı sunar.
Y kuşağı, dünyadaki gelişmelere kapalı değildir. Dünya genelinde ne olup bittiğini öğrenme eğiliminde olan bu kuşak, gelişmeleri takip ederek bunlara ayak uydurmaya çalışır.
Z KUŞAĞI
Z kuşağının doğumlarının başlangıç ve bitiş yılları 1990 yılı ve 2010 yılı olarak belirlenmiştir.
Dijital cihazlarla çok fazla vakit harcama eğiliminde olan Z kuşağının ekrana bakma süreleri oldukça fazladır.
Z kuşağı, kendinden önceki nesillere göre daha az genç gebelik oranına sahiptir.
Z kuşağı, akademik hayatları ve iş düzenleri konusunda endişeye girme eğilimindedir.
Z kuşağı, ergenlik sürecinde daha fazla depresyona girme ya da diğer zihinsel sağlık sorunları ile karşılaşma eğilimindedir.
DİKKAT EKSİKLİĞİ YA DA ODAKLANAMAMA GİBİ PROBLEMLERİ YAŞAMA OLASILIKLARI YÜKSEKTİR.
Z kuşağının diğer kuşaklara göre daha özgür ve özel bir birey olarak kabul görülme içgüdüsü vardır.
BU KUŞAK TEKNOLOJİ BAĞIMLISI, DOĞAYA, KENDİNE VE GERÇEK HAYATA UZAK, TÜKETİM VE HAZ ODAKLI, NARSİST, KURALSIZ BİR KUŞAK YANİ “SIFIR KUŞAĞI “OLMAYA DOĞRU GİTMEKTEDİR.