Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

Aydın’da Üniversite Öğrencisi Olmak

Ekonomik kriz derinleştikçe, en büyük yükü gençler taşıyor. Özellikle üniversite öğrencileri, artan yaşam maliyetleri nedeniyle adeta hayatta kalma mücadelesi veriyor. Her yıl neredeyse yarım milyon öğrenci, eğitimini yarıda bırakıyor. Gıda, barınma, ulaşım ve kırtasiye giderleri öğrencilerin belini büküyor. Sosyal yaşamlarını neredeyse sıfırlamış durumdalar.

Aydın’da öğrenci olmak da Türkiye ortalamasından çok farklı değil. Kiralar cep yakıyor. Özel yurt ücretleri el yakıyor. Belediyeye ait uygun fiyatlı yurtların eksikliği ciddi bir boşluk yaratıyor. Barınma, öğrencilerin en büyük sıkıntılarından biri olmaya devam ediyor. Daha önce defalarca dile getirdiğimiz halde Aydın Büyükşehir Belediyesi’nden bu konuda herhangi bir adım gelmedi. Diğer birçok belediye öğrenci yurtları açarken, Aydın’da bu konuda ciddi bir eksiklik var. Öğrenciler ne yapacaklarını bilemez hale gelmiş durumda.

Ulaşım da cabası… Dolmuş ve otobüs ücretleri yüksek. Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin, sosyal belediyecilik anlayışıyla hareket ederek öğrenciler için düşük ücret tarifesine geçmesi şart. Türkiye’de bazı belediyeler öğrenciye 1 TL gibi sembolik rakamlarla ulaşım imkânı sağlarken, Aydın’da bu konuda bir gelişme yok.

Beslenme meselesi ise başlı başına bir sorun. Öğrencilerin sağlıklı bir öğün yemeği bile bazen lüks haline geliyor. Bu noktada Kuşadası Belediyesi’nin, Başkan Ömer Günel’in öncülüğünde yıllardır sürdürdüğü ücretsiz akşam yemeği uygulaması örnek alınmalı. Büyükşehir ve Efeler Belediyesi, mevcut sosyal tesislere yenilerini ekleyerek öğrencilerin beslenme ihtiyacına çözüm üretmeli.

Devletin verdiği burslar zaten yetersiz. Peki yerel yönetimler bu açığı kapatmak için ne yapıyor? Ne yazık ki Aydın’da Büyükşehir Belediyesi öğrencilere burs vermiyor. Oysa İstanbul Büyükşehir Belediyesi 7.500 TL, Diyarbakır 5.000 TL, İzmir gibi birçok belediye kendi bütçeleri oranında gençlere burs desteği sağlıyor. Aydın’da ise ilk binler arasına giren başarılı öğrenciler dahi desteklenmiyor.

Öğrencilere yemek, ulaşım, kırtasiye gibi temel alanlarda kolaylık sağlanmıyor. Onların sosyal gelişimlerine katkı sunacak hiçbir düzenli destek sunulmuyor. Bu da öğrencileri daha da yalnızlaştırıyor.

Sayın Özlem Çerçioğlu her fırsatta “Aydın’da kimse yatağa aç girmez, kimse üşümez” diyor. Ancak Aydın’daki çok sayıda üniversite öğrencisi bugün aç karnına uyuyor.

Öğrencilerin durumunu konuşurken emeklilerden bahsetmemek olmaz. 2024 yerel seçimleri öncesinde duyurulan “Emekli Kart” uygulamasıyla her ay 4 kg indirimli et vaadi, zamanla 2 kg’a düşürüldü ve sadece sınırlı ürünlerle sınırlandırıldı. Yine emeklilere ucuz su verilmesi gerektiğini defalarca yazdık, ses çıkmadı.

Son günlerde Aydın Büyükşehir Belediyesi’nde Çocuk gelişimci uzmanı bir kişinin çocuklarla ilgili bir konudan dolayı konuşulduğu ve bu kişinin daire başkanı yapılacağı konuşuluyor. Liyakat vurgusu her yerde yapılırken, belediyelerde liyakat esasına göre değil, başka kriterlere göre atamalar yapılıyor.

Geçen haftaki yazımda değindiğim jeotermal meselesi hâlâ belirsiz. 2013 yılında evleri jeotermal ile ısıtacaklarını, seralar kuracaklarını, kendi enerjilerini üreteceklerini söylemişlerdi. Ancak bugüne kadar elle tutulur bir çalışma yapılmadı. Hava ölçüm sonuçları ise hâlâ açıklanmıyor. Çevreye zarar veren işletmelere karşı da herhangi bir yaptırım uygulanmıyor.

Aydın’da öğrenci olmak artık çok zor. Ama bu öğrenciler bizim geleceğimiz. Onlara sahip çıkmak hepimizin sorumluluğu. Sosyal belediyecilik lafla değil, icraatla olur. Gençlerimize sahip çıkamazsak, sosyal adaletten ve geleceğe güvenle bakmaktan bahsedemeyiz.

“Gençliği iyiye yöneten, insanlığı iyiye yönetir.”
Leibniz