Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

Laikliğin ve Bilimsel Eğitimin Önemi

Hacı Bektaş Veli’nin “Eline, beline, diline sahip ol” öğüdünü şiar edinmiş bir topluluk olarak, laikliğin ve bilimsel eğitimin toplumsal barış ve ilerleme açısından taşıdığı hayati önemi belirterek yazıma başlamak istiyorum.

Laiklik, yalnızca din ve devlet işlerinin ayrılması değildir; aynı zamanda tüm inançlara saygının, özgür düşüncenin ve eşit yurttaşlık bilincinin teminatıdır. Hacı Bektaş Veli’nin yüzyıllar önce Anadolu’da kurduğu hoşgörü temelli anlayış, bugün laiklik ilkesinin en güçlü tarihsel dayanaklarından biridir. Bizler için laiklik, hem inanç özgürlüğünü korur, hem de bilimsel düşüncenin önünü açar.


Laiklik, bizim için sadece bir anayasa ilkesi değildir. Aynı zamanda birlikte yaşamanın, farklı inanç ve kimlikleri bir arada tutan ortak zeminin adıdır. Laiklik olmadan ne gerçek anlamda demokrasi olur, ne de toplumsal barış sağlanabilir. Çünkü laiklik, dinin devlet işlerine karışmamasını değil, devletin tüm inançlara eşit mesafede durmasını garanti eder. Bu, inananla inanmayanın, Aleviyle Sünninin, Hristiyanla Müslümanın, tüm vatandaşların eşit yurttaşlar olarak bir arada yaşayabilmesinin ön koşuludur.


Bilimsel eğitim, karanlığa karşı aydınlığın yoludur. Genç nesillerin sorgulayan, üreten, akla ve bilgiye dayanan bireyler olarak yetişmesi, ancak bilimsel ve laik bir eğitim sistemiyle mümkündür. Bilimden uzaklaştırılan her toplum, hurafeye, kutuplaşmaya ve cehalete mahkûm olur.
Unutmayalım ki; eğitimde adalet, toplumda barış getirir. Laik eğitim, farklı inanç ve düşünceleri eşit şekilde kucaklayan bir sistemdir. Bu anlayış, sadece bireysel değil, toplumsal özgürlüğün de teminatıdır.
Hacı Bektaş Veli’nin yüzyıllar önce Anadolu topraklarına ektiği sevgi, hoşgörü ve adalet tohumu bugün hâlâ yeşermeye devam ediyorsa, bu onun evrensel insanlık değerlerine ne kadar güçlü şekilde bağlı olduğunun göstergesidir. “İncinsen de incitme” diyerek barışı, “Kadınlarınızı okutunuz” diyerek eğitimi savunmuştur. O halde bizler de onun bu mirasına sahip çıkmalı, yaşadığı çağda dile getirdiği bu fikirleri günümüz dünyasında daha da ileriye taşımalıyız.


Çocuklarımızın düşünce özgürlüğüne sahip olduğu, okulların bilimin ışığıyla aydınlandığı, tüm inançların özgürce yaşandığı bir Türkiye özlemiyle çalışıyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki: “En büyük mürşit ilimdir, fendir.”
Bizler, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı olarak; herkes için eşit, özgür, çağdaş ve bilimsel temellere dayanan bir eğitim sistemini savunmaya devam edeceğiz. Laikliğe sahip çıkmak, geleceğimize sahip çıkmaktır.

Yolumuz, Hakk’ın, aklın ve bilimin yoludur. Hep birlikte aydınlık yarınlara…
Aşk ile…..