ZUĞA’Şİ BERE… (DENİZ’İN ÇOCUĞU)

Bazı insanlar…
Dünyaya sadece yaşamak için gelmez.
Bazıları rüzgâra ses, toprağa nefes, suya ezgi katar.
Ve bazıları…
Gittikten sonra bile gitmez.

Kazım…
Hangi dağın yamacında, hangi dalganın ucunda şimdi?
Bilmiyorum.
Ama bildiğim bir şey var;
O hâlâ, Karadeniz’in asi dalgalarında, sokakların serin rüzgârlarında ve bir çocuğun gülüşünde…
Yirmi yıl oldu.
Yirmi yıl önce bugün, 25 Haziran 2005’te —
Bir buruk tebessümle “Allahaısmarladık” dedi bize.
Ama aslında…
Vedalaşmadı.
Bende bıraktıkları mı?
Sayamam.
Önce insan olabilmesi…
Sonra, toprağa olan o delice sevdası.
Yani bendeki Kazım,
Belki de toprağı sevmeyi öğreten adamdır.
Bilirsiniz…
Rüzgâr uzun saçları sever.
Dalga, isyanı sever.
Kazım’da ikisi de vardı.
Rüzgâr saçlarını savurdukça, onun sesi daha çok yankılanırdı içimizde.
Bir türkü başlardı… Sonra bir türkü daha…
Sonra bir başkaldırı…
Ve ardından sessiz bir gözyaşı.
“Zuğaşi Berepe” — Denizin Çocukları…
Ne albümdü o!
Dinlediğimde yüreğim, bambaşka bir ritim buldu kendine.
Öyle derin bir iz bıraktı ki…
1995 yılında doğan kızıma bile onun diliyle “Zuğa”, yani “Deniz” ismini verdim.
Çünkü bazı sesler sadece kulağa değil, adına bile yazılır insanın.
Resmi belgeler başka şey yazar…
Nüfus kaydına göre 10 Mayıs 1972 derler.
Ama o, gerçekte 7 Kasım 1971’de Hopa’nın Sugören Köyü’nde dünyaya gözlerini açtı.
Bir çocuğun ilk nefesi gibi,
Bir dağ başında yankılanan ilk türkü gibi…

Ve o çocuk, büyüdü.
Sadece büyümedi; kocaman bir yürek oldu.
Kısa ömrüne sığdırdığı devrimci duruşu,
Karadeniz’in, Laz halkının, Anadolu’nun türkülerine kattığı yürek sesiyle,
Milyonların gönlünde iz bırakan bir efsane oldu.
Bir röportajında şöyle demişti:
“Ben bir müzisyenim. Ondan sonra biraz Karadenizliyim. Ama hepsinin ötesinde ben bir devrimciyim… Ve gerçekten doğru bildiğim her şeyi ortaya koymaktan çekinmem.”
Ne doğru söz…
Ne sahici bir insan…

Şimdi…
Hopa’da, doğduğu köyde, fındık bahçeleri arasında sonsuz bir uykuda.
Ama…
Gerçekten uyuyor mu?
Bence hayır.
Sesi hâlâ rüzgârda.
Şarkıları hâlâ bizimle.
Bakın gençler onun izini süren bir kültür merkezi kurdu bile: Kazım Koyuncu Kültür Merkezi.
Onlar onun türküsünü sürdürüyor,
Onlar onun inadını, onun sevdasını, onun asi rüzgârını büyütüyor.

Ve biz…
Egeden Medya Haber ailesi olarak,
Ve ben bir baba, bir insan, bir yürek olarak
Bu günde, alkışlarla, gözyaşlarıyla ve minnetle anıyoruz seni.
Güzel yürek…
Lazca şarkıların hüzünlü sesi…
Devrimci çocuk…
Ruhun şad olsun…
Ve bil ki; şarkılarla aramızdan geçtin… Ama hiç gitmedin…
Not: Kabir fotoğrafları kuzenim Metin Karadeniz
















































