Haberi dinleyebilirisiniz!

Siyasi Yön Kaybı ve Tutarsızlığın Ortakları

Kulislerde yüksek sesle dillendirilen iddia şu: Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu AKP’ye geçiyor. Henüz resmi bir açıklama yok. Ama mesele, bir belediye başkanının parti değiştirmesinden ibaret değil. Asıl sorun, bu tür değişikliklerin siyasetteki ilkesizlik ve yön kaybının en net göstergelerinden biri haline gelmiş olması.

Seçmen, sandıkta hem kişiye hem de onun temsil ettiği partiye oy verir. Bu oy, bir programın, bir ideolojinin, bir siyasi duruşun onayıdır. Ancak seçim sonrası yaşanan bu “transferler” seçmenin iradesine gölge düşürür. Kişisel ikbal uğruna yapılan bu hamlelerde, yalnızca geçen kişi değil, onu karşılayan parti de aynı siyasi tutarsızlığın ortağı olur.

Üstelik bu durum sadece rakip partiden gelenlere davul zurna çalanlarla sınırlı değil. Kendi partisinin içinde “Tirol besleyen” seçilmişler de bu çarkın bir parçası. Kendi koltuğunu, kendi konumunu korumak uğruna belaltı siyaset yapanlar, algı çalışmalarıyla rakiplerini yıpratmaya çalışanlar… Tüm bunlar artık birer “siyasi yön tutarsızlığı” değil mi?

Özlem Çerçioğlu, Aydın’ı CHP’ye kazandırmış, uzun yıllar bu partinin vitrininde yer almış bir isim. Peki, bugün CHP neden böyle bir tabloyla karşı karşıya? İlkelerine bağlı, köklü geleneğiyle bilinen CHP, özellikle Aydın’da “Tirol beslemeciliği” yapanların yarattığı tahribatı hiç mi sorgulamayacak?

Unutulmamalı ki CHP güçlü ve ilkeli bir partidir. Ve böylesine ilkeli bir partinin yönetim kadroları, ilçelerden genel merkeze kadar, sırf siyasi ikbal uğruna düne kadar kurtulmak istediğimiz kişilerle kol kola olmamalı; onların yardımına muhtaç duruma düşmemelidir. İlke, sadece seçim meydanlarında dillendirilen bir slogan değil, her şartta korunan bir duruştur.

Hep beraber, sakin bir şekilde gelişmeleri izleyelim deniyor. Elbette izleyelim. Ama izlemek yetmez. Çünkü ilkeler sessizliğe terk edildiğinde, sessizlik artık tarafsızlık değil, suça ortaklıktır.