Haberi dinleyebilirisiniz!

Aydın özeliyle birlikte Chp Örgütlerinde bugünlerde en büyük tartışma konusu;
Nepotizm..

(Nepotizm, kayırmacılık veya akraba kayırma, öznel ve adil olmayan şekilde yapılan ayrımcılık. )

Geçenlerde Aydın BŞ. Belediyesine ait bir liste elime geçti..
Örneğin Chp Aydın İl Başkanının kendisi Belediye Şirketinde, Oğlu, Kızı, Damadı ,Gelini, kısaca Aile komple Belediyeye girmiş, Şanslı yanımız Ailenin 4-5 Çocukları ve bunların eşleriyle birlikte 15-20 Kişilik aile olmamaları sanırım, daha da beter olabilirdik..
Yine diğer Sekreterler, Daire müdürleri, Danışmanlar, say, say bitmiyor, hepsinin Eşleri, Kardeşleri, Damat veya Gelinleri, hem de bazılarının İlk ve son eşleri maaşa bağlamış.
Bunlardan bazıları da bazı şirketlerde ayrıca görevlendirilip, İki, Üç ayrı yerden maaşlanmışlar..

Aydın’da durum böyle de diğer Belediyelerde çok mu farklı ? Biz Biliyoruzki G. Merkezdeki Vekillerin çoğu aynı şekilde Belediyelere yakınlarını , eş, dost, akrabalalrını Belediyelerde maaşa bağladılar, Özellikle bir Vekil, hem de G. Başkan yardımıcısı, Ankara ve diğer Belediyelerde maaşa bağlanmış ailesinden, yakınlarından dolayı bazı Belediye Başkanlarının yaka silktiğini, bıkıp, usandığını biliriz..

Peki yaşadığımız Kuşadası için durum nedir ?
Daha da felaket..
Beş Dönemdir Vekillik yapan, muhemelen 6. Dönem de yapacak olan, Siyaseti bir Meslek haline getirmiş ,GM’de çok etkili Aydın’lı bir Vekilin Eşi Ankara Belediyesinden maaşlanmış, Kızı Kuşadası Belediyesinde, Diğer kızı da Damadıyla beraber Kuşadası Belediyesinin Hukuk işlerini almışlar eline, Davalar onlarda, vs vs..
En ilginç, dahası komik yanı B. Başkanının “Çalışıyor ama, hele bir sorun neden çalışıyor” parodisinden örnek alıp, savunmaya çalışması, savunurken Özlem Çerçioğlu’nun da akrabalarının kendi Belediyesinde çalıştıklarını itiraf edip, adeta üstüne tüy dikmesiydi..!
Oysa diğer gerçek kendi Belediyesinde de durumun aynı olması, Partide görev alanların neredeyse tamamı Belediye veya bağlı şirketlerden maaşa bağlanmış olduğudur. Ve bazı “İmtiyazlı” Ailelerin “Mucizevi” yetenekleri olacak ki, 2-3 kişinin birden maaşlanmasıdır !


Bunları biliyoruz, Listesini de biliyoruz, ifşa edip kimseyi rencide edecek halimiz yok, kendilerini vicdanlarıyla baş, başa bırakıyoruz, şimdilik bizim işimiz de bu değil, Partideki genel çürümüşlüğün, yereldeki savurganlığın, hesapsızlığın farkında olunca “Bunlar çerez” diyoruz ne yazıkki..
Ama, Partililik adına üzülmediğim durumlar da yok değil…
“Mamalanmayı” seven bazı İnsanların çıkıp “Akp’liler Çocuklarımıza iş vermiyor, ne yapalım, aç mı kalsınlar” diyerek, bireyselliği sıradanlaştırıp, bunlara meşruiyet kazandırmaları, “Liyakat”ı unutup, “Kayırmacılığı” normalleştirmeleri, yani içine düştükleri etik, İlkesel, ahlaki yozlaşmayı dahi savunmalarıdır. Özetle, Çürümüşlük, tepeden, tırnağa sarmış, içten, içe zehirliyor partiyi, örgütleri..

Çürümüşlük dediğimiz budur, tüm kurumsal yapıyı sarıp, onu içten, içe bitiren, etkisizleştiren bir süreçtir bu..
Şimdi İktidara yürüyen bir parti bu “hastalıklı” yapısıyla nasıl başarılı olabilir ?
Mitinglerde meydanların dolu olması üzerinden “Aha İktidara geliyoruz” fikrine kapılıp gidiliyor da, şu soru sorulmuyor “Yahu Meydanlar dolup, taşıyor da Oy oranlarımız neden bu oaranda, ciddi, anlamlı olarak bu paralelde yükselmiyor” denilmiyor, Oysa anketlerde hala Akp ile Chp arasında Ülkenin içinde bulunduğu felaketin, yokluk, yoksulluk gerçeğinin yansıması yok, meydanlar dolup, taşıyor , Chp bu kalabalıklara göre en az %50’lilere dayanmalı, bir terslik yok mu bu işte ??


Gerçek şudur ;
Evet, Halk ezici çoğunlukla Akp’den kurtulmak istiyor, Meydanların dolması bunu kanıtlıyor, fakat aynı Halk Chp’ye aynı oranda güvenmiyor, Kararsızların oranının da çok büyük olması bu yüzden zaten…
İşte partideki bu çürümüşlükler yüzünden çok insandan “Akp’de, Chp’de aynı, hepsi hırsız” diye sözler duyuyorsunuz..
Oysa, Chp yönetimi bu çürümüşlüğü yaratan çürükleri başından beri içinden söküp atabilseydi, bunların Partiyi zehirlemelerine izin vermeseydi , bugün bu söylemlere muhatap kalmayacak, karşı tarafın sürekli kaşıyacağı bir yara bırakmayacaktı,,
Nepotizmin sıradanlaşması da bunun göstergesi zaten..
Diğer yandan,
Nepotizmi Akp yaparken ağız dolusu küfür eden Chp’lilerimiz,
Kendilerine gelince bunu “Hak” görüyorlar, böyle görmeyenler de susuyorlar, dahası eleştirenleri “Hain” ilan ediyorlar artık..

 

Şimdi düşünmek gerekir;

Chp’liler, despot, kural, kaide, ahlak, ilke, hak, hukuk tanımayan karşı cephenin , zafiyetlerinden dolayı ringde yere sereceği bu çürümüş bünye ile, iktidar olunabileceğini düşünüyorlar,,,
Eee, Diyelimki oldu,
Peki, etik, ilke, ahlakın olmadığı bir yapıdan Vatana, Millete, Halka bir fayda geleceğini mi sanıyorlar..?!?

Sizce ;
“Ulan bunlar muhalefetteyken bu kadar Çürümüşlerse, bunları yapıyorlarsa, İktidara geldiğinde ebemizi beller, Kıçımızda kalan son yırtık donu da alır, yerler” demiyor mudur ahali.. !?!?


O yüzden, Ülkeyi temizlemeye çalışan Chp, acilen, hemen, hiiiç vakit kaybetmeden önce kendi içinde köklü bir temizlik yapmak zorundadır, şaibeli, haklarında yığınlarca şikayetler olan kadroları, başta malum bazı Vekiller olmak üzere derhal partiden uzaklaştırmaldır.
Vatandaşa “Bakın, gördüğünüz gibi en küçük şaibeye dahi izin vermeyen bir partimiz var” Mesajı verilmiş olur.
Bunun yolu da tam demokratik Halkın, Üyenin iradesinin tek belirleyici olduğu bir örgütlenme modelinden geçer.