Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

🟠 Ergun Ok yazdı: “Kuşadası’nın Kırık Yüzü: İhale, Sessizlik ve Güvercin Masa”

“Şeffaflık” çağrısı yapanların aynasında kimse kendini görmüyor mu?

Kuşadası son aylarda hem siyasetle hem de ihalelerle çalkalanıyor.
Bir yanda 332 milyon liralık araç kiralama ihalesi, diğer yanda geçmiş yıllarda soruşturmalara konu olan Güvercin Masa dosyaları…
Ve ortada, “şeffaflık” sözcüğünü sıkça kullanan ama aynı kelimenin yükünü taşımayan bir siyaset anlayışı var.

Sarıgöz’ün açıklaması: “Şeffaflık istiyoruz”

AK Parti Kuşadası İlçe Başkanı Fatih Sarıgöz, geçtiğimiz günlerde belediyenin araç kiralama ihalesiyle ilgili basın açıklaması yaptı.
Açıklamasında;

“Kuşadası halkı artık bu sürecin son bulmasını, hesap verilirlik ve şeffaflık istiyor”
ifadelerini kullandı.

Ne var ki, aynı “şeffaflık” kelimesi, kentin yakın geçmişindeki birçok ihalenin üstünü örten bir perdeye dönüşmüş durumda. Bende sayın İlçe başkanı’na sormak isterim: Sayın Sarıgöz size ayit firmanız Kent Meydanı inşaatında hangi işlerin yapımını üstlendi?

Araç kiralama ihalesi: 332 milyonluk soru

Kuşadası Belediyesi’nin 2024/1480197 numaralı ihalesi, 18 ay süreli sürücüsüz araç ve iş makinası kiralama hizmetini kapsıyor.
Toplam bedel: 332 milyon 989 bin TL.

İhalenin, Adil Katı Atık İnşaat ve Hizmet Yönetimi Ltd. Şti. adlı firmaya verildiği açıklandı.
Basında yer alan bazı haberlere göre (İhbar Aydın, 25 Ekim 2024),

İhaleye katılım sınırlı tutuldu,

Aynı firmayla geçmişte başka belediye işlerinde bağlantı olduğu iddia edildi,

Hatta belediye başkanının kullandığı makam aracının bile aynı firmayla ilişkili olabileceği ileri sürüldü.

Kamuoyunun beklentisi açık:
Bu ihale, şeffaflık testidir.
Ama test kâğıdını dolduranların kalemi, geçmişin gölgesinde titriyor.

Güvercin Masa: Şeffaflığın gölgesinde kalan masa

Bir diğer tartışmalı alan, “Güvercin Masa” ihaleleri.
Belediyenin halkla iletişim birimi olarak tanıtılan bu yapı, 2021’de ortaya çıkan müfettiş raporlarıyla yargıya taşındı.

📌 Yeniasır Gazetesi’nin 15 Temmuz 2021 tarihli haberine göre:

Dört ayrı Güvercin Masa ihalesi toplamda 3,3 milyon TL’ye mal oldu.

İhale dosyalarında belgesiz ödemeler, eksik şartnameler, yeterlilik taşımayan firmalar tespit edildi.

Bölge İdare Mahkemesi, belediye personeli hakkında “görevi kötüye kullanma” soruşturması açılmasına izin verdi.

Ne yazık ki, o günlerde ortalığı ayağa kaldıran hiçbir siyasi ses, bugün araç kiralama ihalesinde “şeffaflık” isteyen sesin tonunda değildi.

Mecliste yumruk, mikrofonda sessizlik

Ekim ayı meclis toplantısında, belediye arsalarının satışına karşı çıkan bir İYİ Partili meclis üyesi,
siyasi iftiralar ve Tirol usulü saldırılarla susturuldu.
Kasım meclisinde ise İYİ Partili üye, soru önergesi vermek isterken mikrofonu kapatıldı ve İYİ Parti İlçe Başkan Yardımcısı Fikret Erol Avcı, bir meclis üyesinin yumruğuna hedef oldu.

Tüm bunlar yaşanırken, AK Parti meclis üyelerinden tek bir tepki sesi dahi yükselmedi.
Ama konu araç ihalesine gelince, bir anda “hesap soran” bir tonla kamuoyuna çıkılıyor.

Siyaset bu kadar seçici mi olmalı?
Yoksa sessizlik, Kuşadası siyasetinin yeni yasası mı?

Siyasi hafıza unutmuyor

Kuşadası yıllardır betona boğulmuş,
kamu arazileri birer birer el değiştirmiş,
kaçak inşaatlar “ruhsatlıya çevrilmiş.”

3996 sayılı Yap-İşlet-Devret Yasası uygulanması gerekirken, 2886 sayılı yasa kullanılarak olmayan mülklere 30 yıllık üst kullanım hakkı verilmiş. Olmayan mülke meclis kararı ile üst kullanım hakkı verilip, 3996 sayılı yasa ve bu yasanın denetim ve süre hesapları devre dışı bırakılıp, 3996 sayılı yasa ile ihale edilmesi gereken yer 2886 sayılı ihale kanunu ile keyfiyeten 30 yıllığına bir zengine veriliyor.
Bu süreçlerde, aynı siyasi isimlerin sessiz kalması, bugün “şeffaflık” çağrılarını inandırıcılıktan uzaklaştırıyor.

Gerçek şeffaflık, yalnızca başkalarına hatırlatıldığında değil, kendine uygulandığında anlam kazanır.
Yoksa kelime, vicdanın üzerine çekilmiş bir tül olur.

Çağrı yapıyorum: Aynaya birlikte bakalım

Kuşadası halkı, artık lafları değil, tutarlılığı ölçüyor.
Şeffaflık yalnızca bir söylem değil, bir ahlaki pozisyondur.
Fatih Sarıgöz’ün açıklaması, eğer samimi bir hesap sorma iradesi taşıyorsa,
önce kendi sessizliğine dönüp sormalı:

 “Biz neredeydik?”

Kuşadası’nda gerçek demokrasi, yumrukların değil, vicdanların konuştuğu gün başlayacak.

🟠 Ergun Ok
Egeden Medya Haber – Köşe Yazısı
3 Kasım 2025