Atatürk’ü Anmak Değil, Anlamak Zorundayız

Ekrem Örsoğlu / Egeden Medya Haber
Bugün 10 Kasım.
Yalnızca bir takvim yaprağı değil…
Bir milletin başını öne eğdiği, kalbini özlemle doldurduğu, ama aynı zamanda yeniden silkelenip “Ben kimim?” diye sorduğu gündür.
Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ebediyete uğurladığımız bu anlamlı günde, saygıyla, minnetle ve her zamankinden daha büyük bir özlemle anıyoruz. Fakat artık biliyoruz ki, Atatürk’ü anmak yetmez; onu anlamak, yaşatmak, izinden yürümek gerekir.
Atatürk, bir askerden çok daha fazlasıdır.
Bir düşünce devrimcisidir.
Yokluk içindeki bir ulusu ayağa kaldıran, bağımsızlığın bedelini kanla, iradeyle ve akılla ödeyen bir liderdir.
Onun “En büyük eserim Cumhuriyet’tir” sözündeki derinliği, her yurttaşın omzunda bir sorumluluk olarak taşınmalıdır. Çünkü Cumhuriyet, sadece bir yönetim biçimi değil; aklın, bilimin, eşitliğin ve özgürlüğün yaşam biçimidir.
Bugün Atatürk’ün bıraktığı miras, yalnızca tarih kitaplarında değil, her birimizin vicdanında yaşıyor.
Kadın haklarından eğitime, sanattan bilime, özgür düşünceden ulusal egemenliğe kadar attığı her adım, geleceğe tutulmuş bir meşaledir.
Ve biz o meşalenin ışığında yürümezsek, karanlıklar hızla üzerimize çöker.

Bu hafta, “Atatürk Haftası.”
Ama aslında her hafta, her gün, her saat, Atatürk’ü hatırlamanın; fikirlerine, devrimlerine ve öğretilerine sahip çıkmanın zamanıdır.
Onun gençliğe olan güveni, “Bütün ümidim gençliktedir” sözünde gizlidir.
Bizim görevimiz, o umudu diri tutmak, Cumhuriyet’i korumak ve ileri taşımaktır.
Atatürk’ün 57 yıllık yaşamına sığdırdığı mucize, bir ulusun küllerinden doğuşudur.
O’nun gösterdiği hedef, “muasır medeniyetler seviyesi” değil, ondan da ötesidir — insan onurunun, özgürlüğün ve bilimin rehberliğinde bir yaşam.
Bugün saat 09.05’te Türkiye sustu.
Ama o sessizlikte bile Atatürk’ün sesi yankılandı:
“Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.”
Bizler de o payidarlığın nöbetçileriyiz.
Egeden Medya Haber ailesi olarak söz veriyoruz:
Kalemimiz Atatürk’ün ilkeleriyle, ışığıyla, devrimleriyle yol almaya devam edecek.
Ruhun şad olsun Atam.
Sonsuz saygı, minnet ve özlemle…















































