KILIÇDAROĞLU’NDAN 2 TEMMUZ’DA VİCDAN ÇAĞRISI VE SERT MESAJLAR: “İNSAN İNSANI YAKAR MI?”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2 Temmuz’da düzenlediği basın toplantısına Madımak ve Başbağlar katliamlarını anarak başladı. “İnsan insanı yakar mı?” sözleriyle Türkiye’nin ortak vicdanına seslenen Kılıçdaroğlu, konuşmasının devamında NATO Zirvesi, dış politika, devlet aklı, hukuk devleti ve ekonomik sorunlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
ANKARA – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi’nde düzenlediği 2 Temmuz tarihli basın açıklamasında, Türkiye’nin yakın tarihindeki acı olaylardan dış politikaya, ekonomiden hukuk devletine kadar birçok konuda kapsamlı mesajlar verdi.
“İNSAN İNSANI YAKAR MI?”
Konuşmasına, “Bugün 2 Temmuz… İnsan insanı yakar mı?” sözleriyle başlayan Kılıçdaroğlu, 2 Temmuz 1993’te gerçekleştirilen Madımak Katliamında yaşamını yitiren 33 aydın, sanatçı ve yazar ile 2 otel çalışanını rahmetle andı.
Ardından, 5 Temmuz 1993’te Erzincan’ın Başbağlar köyünde gerçekleştirilen Başbağlar Katliamını da hatırlatan Kılıçdaroğlu, masum insanların yaşamını yitirdiği bu acıların hiçbir siyasi anlayışın ya da ideolojik tartışmanın malzemesi yapılamayacağını belirterek, Türkiye’nin ortak acılar etrafında birleşmesi gerektiğini vurguladı.
Toplumsal barışın ancak adalet, vicdan ve karşılıklı saygıyla güçlenebileceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, geçmişte yaşanan katliamların unutulmaması, ancak yeni ayrışmaların da aracı haline getirilmemesi gerektiğini söyledi.
“TÜRKİYE NATO’NUN İLERİ KARAKOLU DEĞİLDİR”
Konuşmasının önemli bölümünü dış politikaya ayıran Kılıçdaroğlu, yaklaşan NATO Zirvesi öncesinde Türkiye’nin uluslararası konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye’nin dış politikasının günübirlik siyasi hesaplarla değil, devlet geleneği ve ulusal çıkarlar doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Türkiye NATO’nun ileri karakolu değildir.” diyerek, ülkenin hiçbir küresel gücün çıkarları doğrultusunda hareket eden edilgen bir aktör olmaması gerektiğini ifade etti.
Dış politikada karşılıklı saygı, diplomasi ve ulusal egemenlik ilkelerinin esas alınması gerektiğini dile getiren CHP lideri, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesindeki bağımsızlık anlayışının bugün de yol gösterici olduğunu söyledi.
“DEVLET AKLI VE KURUMLAR GÜÇLENDİRİLMELİ”
Kılıçdaroğlu, güçlü devletin güçlü kurumlarla mümkün olacağını belirterek, hukukun üstünlüğü, liyakat ve kurumsal yapının yeniden güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Cumhuriyet’in temel değerlerinin korunmasının Türkiye’nin geleceği açısından hayati önemde olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, devlet yönetiminde kişisel tercihler yerine hukuk kurallarının ve kurumsal işleyişin esas alınması gerektiğini dile getirdi.
EKONOMİDE ÜRETİM VE ADALET VURGUSU
Konuşmasında ekonomik gelişmelere de değinen Kılıçdaroğlu, yüksek enflasyon, hayat pahalılığı ve gelir dağılımındaki bozulmanın toplumun geniş kesimlerini zor durumda bıraktığını belirtti.
Türkiye’nin üretimi esas alan, tarımı ve sanayiyi destekleyen, emeği önceleyen bir kalkınma anlayışına ihtiyaç duyduğunu ifade eden CHP Genel Başkanı, ekonomik güvenin sağlanabilmesi için hukuk devleti ilkesinin ve kurumsal güvenin yeniden tesis edilmesi gerektiğini söyledi.
ORTAK VİCDAN VE ORTAK GELECEK ÇAĞRISI
Basın açıklamasının sonunda toplumsal birlik ve beraberlik mesajı veren Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin geçmişte yaşadığı acılardan ders çıkararak, demokrasi, adalet ve hukukun üstünlüğü temelinde geleceğini inşa etmesi gerektiğini ifade etti.
Madımak ve Başbağlar katliamlarının hafızalarda canlı tutulmasının ortak vicdanın bir gereği olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, hiçbir vatandaşın kimliği, inancı ya da düşüncesi nedeniyle ötekileştirilmediği, adaletin herkes için eşit uygulandığı bir Türkiye hedefini yineledi.
Yaklaşık bir saat süren basın toplantısında Kılıçdaroğlu’nun verdiği mesajlar, hem Türkiye’nin yakın tarihine ilişkin hafıza çağrısı hem de dış politika, hukuk devleti ve ekonomik sorunlara yönelik değerlendirmeleriyle siyaset gündeminin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.