Dönek Siyasetçiler ve Gazeteciler

“Dönek”, yapay seçilimle üretilmiş bir süs güvercini türüdür. Havada taklalar atarak uçmasıyla tanınır. Ne ilginçtir ki, bu tanım yalnızca kuşlar âlemine değil, siyaset ve basın dünyasına da birebir uyar.
“Dönek”, soldayken sağa, sağdayken sola dönen siyasilere verilen addır. Aynı zamanda, kalemini eğip bükmekte mahir bazı gazetecilere de bu sıfat yakışır.
Dönek her devrin adamıdır; rüzgâr nereden esiyorsa, o da arkasını o yöne döner. Rüzgârın ittiği kadar ilerler, kendi pusulası yoktur. Omurgasızdır, her şekle girer, yönünü başkalarının gittiği yoldan bulmaya çalışır.

Gelişmiş ülkeleri bir yana koyarsak, dünyanın geri kalanında siyasetçilerin çoğu koltuklarına yapışma hastalığına yakalanmıştır. Kendi çapı olmayan, simbiyotik yaşam tarzına alışmış kişiler de bu koltukların çevresinde dönüp durur. Koltukla birlikte dönenlerin en belirgin özelliği, bu bağımlılığın bir saplantı haline gelmesidir.
Alkol, madde veya kumar bağımlılığı neyse, koltuk sevdası da odur. Seçmenini karşısına almak pahasına ideolojisini satar, kutuplaşma yaratır ama koltuğundan vazgeçmez.
Bu döneklik hali insani bir zaaf gibi görünse de, aslında temelinde eğitim yetersizliği, cehalet, oturmamış kişilik ve kişisel çıkar beklentisi yatar.
Biz eskiden sokaklarda topaç oynardık; o zamanlar bu kadar çok dönek siyasetçi yoktu. Eser miktarda görülür, toplumda da itibar bulmazlardı.
Biz eskiden körebe oynardık; o günlerde bugünkü gibi gerçeği görmeyen yandaş gazeteciler, dalkavuk kanallar da yoktu. Gazetecinin bir onuru, bir ağırlığı vardı. Şimdi “liboş” denilen türden gazeteciler türedi; sayıları hızla arttı, sesi de fazlalaştı.

Yapmamız gereken, bu cahil ve dönek kasaba siyasetçilerinden, dilbazlardan ve omurgasız gazetecilerden kurtulmak için çabalamaktır.
Fırıldak gibi dönen siyasetçiler herkesin başını döndürüyor. Hele hele Aydın’da ortalık “Hisseli Harikalar Kumpanyası”na dönmüş durumda. Ö. Çerçioğlu’nun AKP’ye geçişinden sonra yaşanan gelişmeler “Bu kadarına da pes!” dedirtti. Bazı belediye başkanlarının söylemleri, belediye meclis üyelerinin paylaşımları, yalakalık seviyeleri; bazı gazetecilerin yaptığı dönüşler ve kuyruk peşinde koşmaları hayretle karşılanıyor.
Sorun bakalım dönek siyasetçilere ve fırıldak gazetecilere:
“Döneklik yapmıyorum, sadece tercihim değişti.” derler.
“Dönek değilim, sadece fikrimi değiştirdim.” diye eklerler.
Oysa ideolojileri olmadığı gibi omurgaları da yoktur.
Ve unutmayalım: Canlılar için omurga önemlidir.
Hz. Muhammed’in şu sözüyle bitirelim:
“İnsanların en kötüsü, birine ayrı, diğerine ayrı görünen iki yüzlü insanlardır.”
















































