Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

Basılı Yayın Ölüyor mu?

Dünya üzerinde en az kitap okuyan, gazete ve dergi konusunda Afrika ülkelerinin gerisinde olan bir konuma erişmiş durumdayız. Günümüzde üzülerek görmekteyiz ki, basılı yayın üreten kişi ve kurumlar birçok sorunla mücadele etmekte, buna bağlı olarak üretme eylemini artık sürdürememe riski ile karşı karşıyadır.

Kitap, gazete ve dergi üretmek mevcut ekonomik koşullarda zorlaşmış; başta kâğıt olmak üzere bir yayının ortaya çıkışındaki tüm maliyetlerin her geçen gün artması sonucu, basılı yayın üretimi bitmek üzeredir.

Özellikle yerel ölçekte yayın yapan gazete ve dergiler ile yerel ölçekte kitap yazarlarının durumu daha da kötüye gitmektedir. Yerel yayın yapanları ve yazarları desteklemesi gereken kişi ve kurumlar, farklı beklentilerden dolayı bunlara yeterince destek olmamakta; böylece yerel yayınlar ve araştırmalar zarar görmektedir.

Yerel ölçekte üretilen basılı yayın sayısının artması, ülke kültürünün gelecek nesillere aktarılması için çok önemlidir.

Tırnakları ile kazıyarak bir yere gelen yerel basın çalışanları ve yerel yazarlar aslında çok şey istemiyor. Bu emekçileri mağdur etmeden çözümler üretilebileceğini herkes biliyor ama bazılarının işine gelmiyor. Konu ile ilgili olarak yetkililerin çözüm üretmeyi düşünmediklerini üzülerek görüyoruz. Bırakın bu kişileri dinlemeyi, adeta basılı yayın konusunda çalışanları yok sayıyorlar. Yetkililer yerel yazarları ve basın emekçilerini üvey evlat olarak görüyorlar.

Oysa ki bu yazarlar ve basın çalışanları, yaşadıkları kente ve kent kültürüne hiç durmadan hizmet ederken bunun bedelini fazlasıyla ödüyorlar. Bir basılı eserin ortaya çıkana kadar verilen emek, maliyet ve zaman düşünüldüğünde ticari yayınevleri ile matbaalarının yaklaşımını yadırgamamak gerekiyor. Yerel ölçekte emek veren yazarlar ve basın emekçileri, içinde bulunduğumuz ekonomik şartlarda tek başlarına ayakta kalamazlar.

Onların derdi, yaşadıkları kentlere ve Türkiye’ye eserleriyle hizmet etmek, aydınlanma yolunda bir mum yakmaktır. Ancak onlar artık yoruldular ve tükenmek üzereler. Yok olmamak için seslerini duyurmaya çalışıyor ve güçleri tükenene kadar denemeye devam ediyorlar.

Yerel düzeyde çalışan bu kişiler, ülkemizin üvey evlatları değil; yaşadığımız kentlerin ve ülkemizin asli unsurlarıdır. Onları yok sayar ve sonuçta yok ederseniz, en büyük kötülüğü topluma yapmış olursunuz. Onlar olmazsa kentlerin kültür, edebiyat ve sanat dünyasında onarılamaz bir eksiklik oluşur. Binlerce yıldır süregelen kültür birikiminin gelecek kuşaklara aktarılmasında sorunlar ortaya çıkar.

Unutmayın ki kitap, gazete ve dergi okuma oranının zaten düşük olduğu bir toplumdayız. Oysa kitap okunmuyorsa bir şeylerin canına okunuyordur. Canına okunan şeyler de demokrasi olur, adalet olur, hürriyet olur; kısacası güzel ülkemiz olur. O yüzden yerel emekçilere kulak verin. Onları yok etmeyin.

“Bir ulusun en değerli hazinesi, onu yükselten yayınlarıdır.” (Churchill)