Haberi dinleyebilirisiniz!

Aydın’ın Su Savaşları -Halkçılığın Unutulan Ruhuna Bir Bakış

Hüseyin ASAR – Eğitimci / Yazar

Atatürk’ün devrimlerine baktığımızda hepsinin ortak bir noktada buluştuğunu görürüz: Halkçılık.
Halkın alın terini, emeğini, hakkını önceleyen; çalışma esasına dayalı sosyal bir düzenin adıdır halkçılık. Atatürk’ün “Arkaüstü yatmak ve çalışmadan yaşamak isteyenlerin sosyal topluluğumuz içinde yeri yoktur” sözü, aslında bu ülkenin yönetim anlayışına kılavuz olacak kadar nettir.

Bugün soralım kendimize:
Bu kılavuz izleniyor mu? Halk için var olan kurumlar gerçekten halk için mi çalışıyor?

Ne yazık ki yanıt, Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin Kasım ayı meclis toplantısında yaşananlarla birlikte bir kez daha karşımıza çıkıyor. Ne merkezi yönetim ne de yerel yönetimler, halkın refahını merkeze alıyor gibi görünmüyor. Eğer alsalardı bugün “su fiyatları indirilsin mi, indirilecekse ne kadar indirilsin” gibi tartışmalar değil; suyun halk için erişilebilirliği, hizmet kalitesi ve şeffaflık konuşulurdu.

Mecliste İlginç Bir Su Tartışması

CHP grubunun meclise sunduğu önergede su ücretlerinin %50 düşürülmesi talep edildi. Gerekçe olarak da AK Parti’nin Aydın Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mustafa Savaş’ın seçim broşüründeki vaatler gösterildi.

Bu öneriye karşılık Büyükşehir Belediye Başkanı Ö. Çerçioğlu’nun cevabı oldukça dikkat çekiciydi:
“Neden yüzde 50? Yüzde 70 yapalım.”

İyi de, şimdiye kadar enflasyon oranında zam yapan, geçtiğimiz Mayıs ayında kademeleri değiştirerek faturaları artıran bir yönetim, bir anda %70 indirimi hangi ekonomik mucizenin sonucu olarak gündemine alıyor?

Bu soru, Aydın kamuoyunda çok haklı bir tartışmayı beraberinde getirdi.

AK Parti Cephesinden Çatlak Sesler

İşin içine hem Çerçioğlu’nun hem de Mustafa Savaş’ın ismi girince, AK Parti Aydın İl Başkanı Mehmet Erdem de açıklama yaptı. Bu açıklama, kulislerde “AK Parti içinde su krizi mi başladı?” yorumlarına yol açtı.

Erdem’in sözleri daha da ilginçti:
ASKİ’nin herhangi bir indirim çalışması olmadığını, tam tersine 2026’da ‘sıfır zam’ uygulamasını planladığını söyledi.

Peki o zaman soralım:
ASKİ’nin su tarifesini kim belirliyor? Büyükşehir Belediye Meclisi mi, yoksa AK Parti İl Başkanlığı mı?
Bu karmaşanın kendisi bile halkın su gibi temel bir ihtiyacının nasıl siyasi bir malzemeye dönüştürüldüğünü özetliyor.

Şeffaf Olmayan ASKİ

Uzun zamandır dile getiriyoruz:
ASKİ’nin su tarifesi, maliyeti, gelirleri, zarar–kâr tabloları halk ile paylaşılmıyor.

Suyun bir maliyeti vardır; elbette.
Ama halkın bu maliyeti bilmeye hakkı vardır; daha da elbette.

Halk adına kurulmuş bir kurum, halka hesap vermek zorundadır. “Halk için” denilen her yapı, ancak şeffaf olduğu ölçüde güvenilir olur.

Kayıkçı Kavgası Kimseye Fayda Getirmez

Aydın Büyükşehir Belediyesi, belediye meclisi, siyasi temsilciler…
Kim varsa bu tartışmanın içinde, hepsine hatırlatmak gerekiyor:

Halk sizin kavgalarınızı izlemek zorunda değil.
Halk hizmet bekliyor, polemik değil.

Kuşadası’nın merkezinde bile hâlâ içme suyu ve kanalizasyon şebekesi olmayan bölgeler varken, su indirimi üzerinden siyasi hesaplaşma yapmak gerçekten kabul edilebilir mi?

Bugün Aydın’da ihtiyaç olan şey;
halk için seferberlik,
şeffaf yönetim,
ve hizmette adalettir.

Ve belki de en çok Atatürk’ün şu uyarısıdır:
“Efendiler biz kimseye benzememekle iftihar ederiz. Çünkü biz bize benzeriz.”

Aydın’ın su savaşları bir yana, asıl mesele halkçılığın özüne dönmektir.
Suyun siyasete değil, halka akması gerektiğini unutmadan…