Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

CHP’nin Programı ve BeklentilerHüseyin Asar Yazdı

Cumhuriyet Halk Partisi’nin 39. Olağan Kurultay süreci başladı. Üç gün sürecek bu yoğun gündemde, Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek önemli başlıklar tartışılıyor. Önümüzdeki genel seçimlerde iktidar olmasını beklediğimiz CHP’nin kurultayda görüşülen yeni programı, ilk bakışta oldukça nitelikli ve kapsamlı görünüyor.

Parti programının temel maddeleri şöyle sıralanıyor:

Sağlık hizmetleri eşit, nitelikli ve ücretsiz olacak.

Eğitim laik ve ücretsiz olacak; öğrencilere bir öğün sıcak yemek ve temiz içme suyu sağlanacak.

Asgari ücret ve emekli aylıkları siyasi kararların oyuncağı olmaktan çıkarılacak; adil bir artış yöntemiyle refahı yükseltecek şekilde düzenlenecek.

Kanal İstanbul’a izin verilmeyecek; tersaneler ve limanlar geliştirilerek altyapılar güçlendirilecek.

Türkiye’nin geleceği yeniden çiftçi ve toprak üretimi üzerine kurulacak.

YÖK kaldırılacak.

Ücretli öğretmenlik uygulaması sona erecek.

Köy okulları yeniden açılacak.

Her mahallede kreş açılacak.

Evde bakıma ihtiyaç duyanlar için yeni bir bakım güvence modeli oluşturulacak.

Sendikal barajlar kaldırılacak; grev hakkı ertelenemez temel hak haline getirilecek.

Taşeron çalışma sistemi sona erdirilecek.

Kapatılan devlet hastaneleri yeniden açılacak.

İlaçta katkı payları kaldırılacak.

Sağlıkta şiddete karşı caydırıcı düzenlemeler yapılacak.

Askeri liseler ve askeri hazırlık okulları yeniden açılacak.

Afet yönetiminde TSK’nın etkinliği artırılacak.

Uygun maliyetli barınma politikası kapsamında Cumhuriyet yurtları kurulacak.

Elektrik iletim sisteminin özelleştirilmesi durdurulacak.

Tüm ihaleler şeffaf ve rekabetçi bir ortamda gerçekleştirilecek.

Program Güçlü, Ancak Yetmez…

Bu maddeler, Türkiye’nin son yıllarda kangrene dönüşen birçok sorununa çözüm üretmeyi hedefliyor. Ancak burada önemli olan, programın yalnızca kâğıt üzerinde kalmaması.

Eğitimden sağlığa, sosyal yardımlardan emekçi haklarına kadar geniş bir perspektifle hazırlanan bu çalışma; çocuklardan gençlere, yaşlılardan dezavantajlı gruplara kadar toplumun her kesimine dokunan hedefler içeriyor. Özellikle yaşlanan nüfus göz önüne alındığında yaşlı bakım merkezlerinin artırılması, hızla gelişen dijital dünyada siber güvenliğe ağırlık verilmesi, ülkedeki milyonlarca sığınmacının durumunun bir an önce çözüme kavuşturulması, giderek yozlaşan basın-yayın alanında hukuki ve etik düzenlemelerin yapılması gibi başlıklar hayati önem taşıyor.

Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerleriyle çelişen dernek ve vakıfların kapatılması, örgütlü toplumun güçlendirilmesi, emeklilerin gasp edilen haklarının geri verilmesi ve mesleki eğitimin ülke ihtiyaçlarına göre yeniden planlanması da mutlaka ele alınması gereken konular arasındadır.

Bilim Kurulu Şart

Tüm bu hedeflerin hayata geçirilebilmesi için, yalnızca parti programı yetmez. Hem akademik birikimi olan uzmanlardan, hem de sahada yetişmiş “alaylı” diye tanımlanan tecrübeli isimlerden oluşan güçlü bir bilim kurulu acilen kurulmalıdır. Bu kurulun üreteceği bilgi ve raporlar doğrultusunda hızlı adımlar atılmalıdır.

Parti Meclisi Liyakate Dayanmalı

Program ne kadar güçlü olursa olsun, onu uygulayacak kadrolar liyakatli değilse başarı mümkün değildir. Bu nedenle CHP, nitelikli ve dürüst bir Parti Meclisi oluşturmak zorunda. Ayrıca yıllardır rafa kaldırılan parti içi demokrasinin yeniden canlandırılması, adayların her kademede ön seçimle belirlenmesi gerekiyor.

Parti içinde mücadele veren her bireyin yol haritası “Halkçılık” ilkesi doğrultusunda oluşturulmalı. Aksi takdirde, yıllardır eleştirdiğimiz anti-demokratik partilerden farkımız kalmayacaktır.

Arthur Miller’ın yıllar önce söylediği bir söz bugün de geçerliliğini koruyor:
“Kurbağayı koltuğa oturtsan, o yine çamura atlar.”

Yani değişim yalnızca vitrinle değil, zihniyetle olur.

CHP, Türkiye’nin geleceğinde söz sahibi olmak istiyorsa, hem programını hem kadrolarını bu gerçekliğe uygun şekilde yeniden şekillendirmelidir.